Mayıs enflasyonundaki yavaşlama gerçekten talep kaynaklı mı?

Öncü göstergeler iç talepte sert bir daralmaya işaret etmezken, mayıs ayındaki iyileşmede enerji fiyatlarındaki normalleşmenin etkili olabileceğini belirtiliyor.

Mayıs ayında tüketici enflasyonunun aylık bazda yüzde 1,71’e gerilemesi, dezenflasyon sürecinin güç kazandığı yorumlarını beraberinde getirdi. Ancak öncü göstergeler ve çekirdek enflasyon verileri, bu iyileşmenin kaynağına ilişkin farklı bir tartışmayı gündeme taşıdı: Mayıs ayındaki yavaşlama gerçekten iç talepteki zayıflamadan mı kaynaklandı, yoksa enerji fiyatlarında yaşanan normalleşmenin geçici etkilerini mi yansıtıyor?

İç talepte sert bir daralma sinyali yok

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) iş birliğiyle hazırlanan tüketici güven endeksi, nisan ayında 85,5 seviyesindeyken mayısta yüzde 0,3 artışla 85,8’e yükseldi.

İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI endeksi ise mayısta 49,8’e yükselerek kritik 50 eşik değerine önemli ölçüde yaklaştı. Mart 2024’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaşan endeks, faaliyet koşullarındaki bozulmanın hız kestiğine işaret etti. Ancak endeks, üst üste 26’ncı ayda da 50 seviyesinin altında kalarak imalat sanayinde daralma eğiliminin sürdüğünü gösterdi.

Öte yandan TÜİK verilerine göre ticaret satış hacmi mart ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7 artarken, perakende ticaret satış hacmindeki artış yüzde 21,2 olarak gerçekleşti. Aylık bazda perakende satışlar yüzde 2,6 yükseldi.

Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre ise nisan ayında kartlı ödeme tutarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 44 artarak 2,6 trilyon TL’ye yaklaştı.

Söz konusu göstergeler, iç talepte belirgin bir daralmaya ilişkin net bir tablo ortaya koymuyor.

Çekirdek göstergeler temkinli olunması gerektiğini gösteriyor

Mayıs ayında manşet TÜFE aylık bazda yüzde 1,71 artarken, yıllık enflasyon nisan ayındaki yüzde 32,37 seviyesinden yüzde 32,61’e yükseldi.

Enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE’yi ifade eden C endeksi ise mayısta aylık yüzde 2,92, yıllık bazda yüzde 30,44 arttı. Nisan ayında yıllık çekirdek enflasyon yüzde 29,83 seviyesinde bulunuyordu.

TCMB’nin Mayıs Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu’nda, mevsimsellikten arındırılmış verilerle hem genel TÜFE’de hem de B ve C göstergelerinde aylık enflasyonun gerilediği belirtilirken, “TCMB bünyesinde takip edilen göstergeler, mayıs ayında enflasyonun ana eğiliminin bir önceki aya kıyasla gerilediğine işaret etmiştir” değerlendirmesine yer verildi.

Bununla birlikte, raporda üç aylık ortalamalar bazında göstergelerin belirgin bir değişim sergilemediği de vurgulandı.

“Mayıs ayındaki iyileşme enerji şokunun çözülmesi olabilir”

Ekonomist Dr. Tuğba Özay’a göre, mayıs ayında aylık enflasyonda görülen yavaşlamayı yalnızca talep koşullarıyla açıklamak güç görünüyor.

Özay, “Mayıs verilerine göre aylık TÜFE yüzde 4,18’den yüzde 1,71’e geriledi, evet; ancak yıllık enflasyon nisan ayındaki yüzde 32,37’den mayısta yüzde 32,61’e yükseldi. Yani yıllık bazda enflasyon düşmüyor, hafifçe artıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Nisan ayında yaşanan yükselişte Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisiyle ortaya çıkan enerji şokunun önemli rol oynadığını belirten Özay, mayıstaki iyileşmenin ise büyük ölçüde bu geçici etkinin normalleşmesinden kaynaklanmış olabileceğini ifade etti.

Özay, “Yıllık çekirdek (C) enflasyon nisan ayındaki yüzde 29,83’ten mayısta yüzde 30,44’e yükseldi. Üstelik çekirdek göstergelerde aylık artışın manşet enflasyonun üzerinde gerçekleşmesi, fiyatlama davranışlarındaki katılığın sürdüğüne işaret ediyor. Talep daralmasının enflasyonu söndürdüğü bir ortamda çekirdeğin yükselmesini beklemeyiz” dedi.

“Hanehalkı tüketimi büyümeyi desteklemeye devam ediyor”

Perakende satışlar, kartlı harcamalar ve tüketici güvenindeki görünümün belirgin bir talep daralmasına işaret etmediğini belirten Özay, “Tüketici güveninin yükselmesi, perakende satışların güçlü seyretmesi ve kartlı harcamaların nominal olarak yüzde 44 büyümesi daralan iç talebin profili değil. Aksine hanehalkı tüketimi ile büyüyoruz” ifadelerini kullandı.

PMI verilerinin de dikkatli yorumlanması gerektiğini belirten Özay, Orta Doğu’daki savaşın yol açtığı aksamalara karşı bazı sektörlerde ihtiyati stoklama davranışının etkili olabileceğini ifade etti.

Özay, “49,8’lik PMI rakamı talep canlanmasından çok emniyet stoku oluşturma eğiliminden besleniyor olabilir. Ancak endeks hâlâ 50 seviyesinin altında ve daralma eğilimi 26’ncı ayında” değerlendirmesinde bulundu.

Mayıs ayı verileri, enflasyonun ana eğiliminde iyileşmeye işaret etse de, bu iyileşmenin kalıcı bir talep dengelenmesinden mi yoksa enerji kaynaklı geçici etkilerden mi beslendiğine ilişkin tartışmaların önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor.