ABD enflasyonunda bugün neye bakacağız? Fed’den altına dengeleri değiştirebilir

ABD’de bugün açıklanacak ağustos enflasyonu yalnızca Fed’in faiz kararını değil, dolar, tahvil faizleri ve altının yönünü de etkileyebilir. Dr. Tuğba Özay, piyasaların manşet rakamdan çok hangi veriye odaklanacağını ve farklı enflasyon senaryolarının ne anlama geleceğini anlattı.

ABD ekonomisi kritik enflasyon verisine güçlü istihdam, 100 doların üzerindeki petrol fiyatları, tarifelerin yarattığı maliyet baskıları ve yüzde 2 hedefinin üzerinde seyreden enflasyonla giriyor.

Piyasa, ağustosta tüketici fiyatlarının aylık yüzde 0,4 artmasını bekliyor. Temmuzdaki artış yüzde 0,1 olmuştu. Yıllık enflasyonun yüzde 3,4’te kalması, çekirdek enflasyonun ise aylık yüzde 0,2 ve yıllık yüzde 2,4 olması öngörülüyor.

Peki aylık enflasyon hızlanırken yıllık oranın değişmemesi neden önemli? Özay’a göre bunun yanıtı enflasyonun nereden geldiğinde yatıyor.

Asıl soru: Enerji şoku ekonomiye yayılıyor mu?

Ağustosta beklenen hızlanmanın önemli bölümünün iç talepten değil, enerji fiyatlarından kaynaklanması bekleniyor. ABD’de ortalama benzin fiyatı temmuzdaki galon başına 4,064 dolardan ağustosta 4,192 dolara yükseldi. Petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkması da enerji maliyetleri üzerindeki baskıyı artırdı.

Bu nedenle piyasalar manşet TÜFE’den çok şu sorunun cevabını arayacak:

Enerji fiyatlarındaki yükseliş benzin ve petrol ile mi sınırlı kalıyor, yoksa diğer mal ve hizmetlerin fiyatlarına da geçmeye mi başlıyor?

Fed açısından kritik ayrım da burada ortaya çıkıyor. Faiz artırımı petrol üretimini artırmaz veya jeopolitik kaynaklı enerji şokunu ortadan kaldırmaz. Ancak yüksek enerji maliyetleri ulaştırma, üretim ve hizmet fiyatlarına yayılırsa “ikinci tur enflasyon etkileri” gündeme gelir.

ÜFE ilk uyarıyı verdi

Dün açıklanan ağustos ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) bu açıdan dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. ÜFE aylık yüzde 0,4 yükselirken yıllık üretici enflasyonu yüzde 5,4’e çıktı.

Enerji fiyatları bir ayda yüzde 4,2 artarken dizeldeki yükseliş yüzde 24,1’i buldu. Hava yolu ücretleri de yüzde 4,2 arttı.

Dolayısıyla bugünkü TÜFE verisi, üreticinin karşılaştığı maliyet artışının tüketiciye geçip geçmediğini gösterecek ikinci önemli aşama olacak.

Yüzde 0,2 neden kritik?

Bu noktada en yakından izlenecek gösterge aylık çekirdek TÜFE olacak. Piyasanın beklentisi yüzde 0,2.

Çekirdek enflasyonun yüzde 0,2 veya altında kalması, manşet enflasyondaki hızlanmanın ağırlıklı olarak enerji kaynaklı olduğu görüşünü destekleyebilir ve Fed açısından “bekle-gör” seçeneğini güçlendirebilir.

Yüzde 0,3’lük bir artış, enerji ve diğer maliyet baskılarının çekirdek fiyatlara geçmeye başladığı endişesini artırabilir.

Yüzde 0,4 veya üzerindeki bir çekirdek enflasyon ise fiyat baskısının yalnızca enerjiyle sınırlı kalmadığı şeklinde okunabilir. Böyle bir sonuç, Fed’in eylül toplantısında faiz artıracağı beklentisini belirgin şekilde güçlendirebilir.

Güçlü istihdam Fed’in elini rahatlatıyor

Enflasyon verisini daha önemli hale getiren bir diğer unsur ise ABD işgücü piyasasının güçlü kalması.

Ağustos istihdam verisinin ardından haftalık işsizlik maaşı başvurularının 206 bine gerilemesi, işgücü piyasasında belirgin bir bozulmaya işaret etmiyor. Bu tablo, yüksek enflasyon karşısında Fed’in daha sıkı para politikası uygulaması için alan yaratıyor.

Ağustos ÜFE verisinin ardından piyasalarda Fed’in 15-16 Eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımı yapma ihtimali yaklaşık yüzde 70’e yükseldi. Fed politika faizi şu anda yüzde 3,50-3,75 aralığında bulunuyor.

Veri altın, dolar ve teknoloji hisselerini nasıl etkileyebilir?

Bugünkü rakamın etkisi yalnızca Fed ile sınırlı olmayacak. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5 seviyesine yaklaşırken piyasalar yüksek enerji fiyatları ile yeniden faiz artırımı ihtimalini birlikte fiyatlıyor.

Beklentinin altında kalacak çekirdek enflasyon, ABD tahvil faizlerini aşağı çekebilir, doları zayıflatabilir ve özellikle teknoloji hisselerini destekleyebilir.

Beklentinin belirgin üzerinde bir veri ise ters yönde hareket yaratabilir. Fed’in faiz artıracağı beklentisinin güçlenmesi tahvil faizleri ve doları yukarı taşırken, teknoloji hisseleri ve altın üzerinde baskıyı artırabilir.

Özay’a göre verinin esas önemi de burada yatıyor. Piyasalar yalnızca ağustosta fiyatların ne kadar arttığını değil, enerji şokunun ABD ekonomisinin fiyatlama davranışına ne ölçüde sızdığını anlamaya çalışacak. Bu nedenle bugünkü TÜFE, Fed’in önündeki daha büyük soruya da ışık tutacak: Enflasyondaki yükseliş geçici bir enerji şoku mu, yoksa daha kalıcı bir fiyat baskısının başlangıcı mı?