Fiyat çakıldı, talep patladı: Savaş gölgesinde altın ve gümüşe yoğun ilgi
Orta Doğu’da tırmanan çatışmaların küresel piyasalarda yarattığı belirsizlik, yatırımcıların rotasını yeniden altın ve gümüşe çevirdi. Risk iştahının zayıfladığı bu süreçte güvenli liman arayışı belirgin şekilde artarken, fiziki kıymetli maden işlemlerinin yoğunlaştığı platformlardan dikkat çekici veriler geldi.
Fiziki altın ve gümüş işlemlerine aracılık eden BullionVault’un açıkladığı son istatistikler, 2026 yılında yatırımcı ilgisinin tarihi seviyelere ulaştığını ortaya koydu.
YENİ YATIRIMCI AKINI: 10 YILIN ÜZERİNDE TALEP
Platform verilerine göre 2026’da sisteme katılan ilk kez yatırımcı sayısı, son 10 yılın günlük ortalamasının yüzde 500’ün üzerinde gerçekleşti. Bu artış, jeopolitik risklerin bireysel yatırımcı davranışlarını doğrudan etkilediğini gösteriyor.
2026 yılında platforma katılan yeni yatırımcı sayısı, son on yılın ortalamasını beşe katlayarak dikkat çekici bir sıçrama kaydetti.
Altın sahibi yatırımcı sayısında yıllık bazda yaklaşık yüzde 20’lik artış görülürken, gümüş tarafında büyüme daha da hızlandı. Gümüş yatırımcı sayısındaki artış oranı yüzde 40’ın üzerine çıkarak rekor seviyelere yaklaştı.
Gümüş yatırımcı sayısındaki yıllık artışın yüzde 40’ı aşması, değerli metaldeki volatiliteye rağmen talebin güçlü kaldığını ortaya koydu.
FİYATLARDA SERT DALGALANMA
Şubat ayında kıymetli maden piyasalarında oynaklık üst seviyelere taşındı. Altının ons fiyatı aylık ortalamada tarihi zirveye ulaşmasına rağmen, son günlerde jeopolitik tansiyonun devam etmesine karşın bir miktar geri çekilme yaşadı.
Gümüşte ise çok daha sert hareketler görüldü. Gün içi işlemlerde hızlı satış baskısı dikkat çekti. Ons gümüş fiyatı TSİ 16:25 itibarıyla yüzde 8,5 oranında gerileyerek 82,5 dolar seviyesinde işlem gördü. Öğle saatlerinde ise fiyat 77,98 dolara kadar düşerek sert bir dalgalanma sergiledi.
Gümüş fiyatının gün içinde 77,98 dolara kadar gerilemesi, piyasalardaki oynaklığın boyutunu gözler önüne serdi.
UZUN VADEDE GÜÇLÜ DİNAMİKLER DEVAM EDİYOR
Kısa vadeli satışlara rağmen, uzun vadeli makroekonomik faktörler kıymetli madenlere olan ilgiyi canlı tutuyor. Artan kamu borçluluk oranları, küresel enflasyon baskıları, teknoloji hisselerinde oluştuğu öne sürülen balon riski ve jeopolitik kırılganlıklar yatırımcıların portföy çeşitlendirme arayışını güçlendiriyor.
Mevcut yatırımcıların yükseliş dönemlerinde kâr realizasyonuna yöneldiği, yeni yatırımcıların ise geri çekilmeleri alım fırsatı olarak değerlendirdiği görülüyor. Bu tablo, altın ve gümüş talebinin dalgalı fiyat hareketlerine rağmen güçlü kalmaya devam ettiğine işaret ediyor.
Piyasa uzmanları, güvenli liman talebinin küresel risk algısına bağlı olarak önümüzdeki dönemde de belirleyici olacağını vurguluyor.
