Bilgi Bankası

Yeni haftaya başlarken bilinmesi gerekenler neler?

Yeni haftaya başlarken bilinmesi gerekenler neler?

Ekotürk Araştırma Uzmanı Eren Can Umut tarafından hazırlanan rapor ile, yeni haftaya başlarken piyasalara dair bilinmesi gerekenler neler?

 
Geride Bıraktığımız Haftada Yaşanan Kritik Gelişmeleri Hatırlayalım;
  • Geçtiğimiz hafta özellikle ABD kaynaklı gelişmeler dikkat çekiciydi. Öncelikle FED’in FOMC toplantı tutanakları varlık alım miktarının ne zaman başlayacağı ve hangi ölçüde olacağına yönelik belirsizlikleri ortadan kaldıran nitelikteydi. Bu noktada; üyeler, Kasım-Aralık ayı gibi varlık alım miktarını azaltmaya başlamanın uygun olduğunu belirttiler. Alımlarda azaltıma 10 milyar dolar devlet tahvili ve 5 milyar dolar mortgage destekli tahvil olmak üzere toplamda 15 milyar dolar olarak başlanacağı konuşuldu. Hem takvimin belirlenmesi hem de 20 milyar dolarlık aylık azaltım beklentilerinden daha düşük bir miktarın konuşulması ve ABD bankalarının bilançolarının beklentilerin üzerinde gelmesi ile ABD hisse senedi endekslerinde pozitif fiyatlamalar gözlendi.
  • ABD’de Eylül ayı TÜFE verileri geçtiğimiz haftanın en önemli gündem maddelerinden birisiydi. Manşet datanın %5.3 olan beklentilerin bir miktar üzerinde %5.4 olarak açıklandığını gördük. TÜFE verisinin güçlü kalmaya devam etmesinin en önemli nedeni ise artan enerji maliyetleriydi. Enerji ve gıda kalemlerinin hariç tutulduğu çekirdek TÜFE ise Ağustos ayı ile paralellik göstererek %4 oranında gerçekleşti.
  • ABD 10 yıllık tahvilin getirisi %1.63 seviyesine yükseliş kaydederek Haziran ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Ardından gelen gerileme sonucu haftayı %1.5750 seviyesinde kapattı.
  • Enerji fiyatlarında oynaklık geride bıraktığımız haftada da devam etti. Bu sayede Brent petrol fiyatları 85 dolar seviyesine yakın kapanış gerçekleştirdi. Böylelikle 8 hafta üst üste yükseliş devam etmiş oldu. Mevcut enerji arzı kaynaklı sorunların devam etmesi olası duruyor. Bu durumun petrol fiyatlarında yükselişin sürme ihtimalini güçlendirdiğini söyleyebiliriz.
  • Yurt içerisinde Ağustos ayı sanayi üretimi verisi %10.5 olan beklentilerin üzerinde gerçekleşerek %13.8 oranında artış kaydetti. Bu durum yılın üçüncü çeyreğinde güçlü büyümenin sürdüğünü gösteriyor. Yalnız Eylül ayında ekonomide bir miktar tempo kaybı olması nedeni ile sanayi üretiminin Ağustos ayına kıyasla Eylülde geri çekilme olasılığı güçlü. Yine de ekonomik toparlanmanın güçlü olması sonucu yıl sonu tahminlere paralel olarak %9 ve üzeri bir oranda büyümenin gerçekleşme ihtimali oldukça kuvvetli.
  • Çin tarafında TÜFE verisi Eylül ayında yıllık bazda %0.7 artış kaydederek %0.9 olan beklentilerin atında kaldı. Ağustos ayına kıyasla (%0.8) hafifi bir geri çekilmenin olduğu görüldü. Yalnız artan maliyetler nedeniyle ÜFE verisi %10.7 ile Kasım 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye yükseldi. Dolayısıyla dünya genelinde ÜFE-TÜFE makasında ki genişlemenin ÜFE lehine devam ettiğini söyleyebiliriz. Bu durumda enflasyon beklentilerinin yükselmesi adına önemli bir etken olarak değerlendirilebilir.
Yeni Haftada Hangi Kritik Gelişmelere Odaklanacağız?
  • Haftanın ilk işlem günü; Çin tarafında büyüme, sanayi üretimi ve perakende satışlar gibi kritik veriler açıklanmış olacak. Asya piyasalarından oynaklık oluşturma gücü nedeni ile bu verileri yakından takip etmemiz gerekir. Piyasa beklentisi Çin ekonomisinin yıllık %5.2 gibi oldukça düşük bir hızda büyüme kaydedeceği yönünde.
  • Salı günü; Data akışı yoğun değil. ABD’de inşaat izinleri ve konut başlangıç verisi açıklanacak. Piyasa olan etkisinin nötr olması beklenebilir.
  • Çarşamba günü; Avrupa’da enflasyon verileri önemle takip edilmeli. Piyasa beklentisi Eylül ayında TÜFE’nin yıllık bazda %3.4 artması yönünde. Bu beklenti, Ağustos ayı TÜFE ile paralellik göstermekte. Çekirdek bazda ise aylık %0.5 yıllık %1.9 artış ile geçtiğimiz aya kıyasla değişiklik beklenmiyor. Mevcut datalar piyasalar beklentilerine paralel gerçekleşse de tedarik zincirinde oluşan bozulma ve artan enerji maliyetleri nedeni ile enflasyonist baskının önümüzdeki dönemde devam etmesine yüksek olasılık gözü ile bakılıyor. Hatırlatalım ki; Almanya’da TÜFE %4.1 ile 29 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Çarşamba açıklanacak  Almanya ÜFE verisinin de %12.00’dan %12.7’ye yükselmesi bekleniliyor.
  • Perşembe günü; Yurtiçi piyasalar adına en kritik gün… TCMB politika faizini açıklayacak. 23 Eylül tarihli PPK toplantısında banka, %19 olan politika faizini 100 bp indirme giderek %18’e çekmişti. Ekim toplantısında genel beklenti faiz indiriminin devam edeceği yönünde. Yalnız hangi ölçüde indirim olacağına yönelik ortak konsensüs oluşmuş değil. Bunun yanında faizlerde herhangi bir değişikliğe gidilmeme ihtimalinin bulunduğunu da söylemek gerek. Bu belirsizlik nedeni ile karar sonrası TL ve TL bazlı varlıklarda sert oynaklık görme olasılığımız bir hayli yüksek.
  • Cuma günü; Ekim ayı PMI verilerinin ağırlığında geçecek. Ekonomilerin dördüncü çeyreğe hangi tempoda giriş yaptığını görmemiz açısında PMI verileri oldukça önemli. Avrupa tarafında ekonomide tempo kaybının devam etmesi bekleniliyor. ABD ekonomisinin ise pozitif ayrışma ihtimali kuvvetli. Yurt içerisinde ise kredi derecelendirme kuruluşu  Standard & Poor's'un Türkiye kredi notu derecelendirme raporunu takip edeceğiz. S&P, halihazırda Türkiye'nin döviz cinsinden kredi notunu "B+", yerel para birimi cinsinden kredi notunu "BB-" ve kredi notu görünümünü ise "durağan" olarak değerlendiriyor.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar