ABD borsaları haftaya temkinli giriyor: Tahvil faizleri baskıyı artırdı

ABD borsa vadeli işlemleri gerilerken, 10 yıllık tahvil faizinin 20 yılı aşkın sürenin zirvesine çıkması risk iştahını sınırladı.
Wall Street'te yeni haftanın ilk işlemleri sakin başladı. Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq-100 vadeli kontratlarında kayıplar yüzde 0,2'nin altında kaldı.
ABD borsalarında vadeli işlemler geriledi
ABD hisse senedi vadeli işlemlerinde haftanın ilk gününde sınırlı satışlar görüldü.
Bununla birlikte US500 göstergesi 7.720 puan civarında hareket etti. Endeksin günlük değişimi yüzde 0,03 düşüş yönünde gerçekleşti.
Buna karşılık endeks son bir ayda yüzde 0,62 yükseldi. Yıllık kazanç ise yüzde 14,55 seviyesinde bulunuyor.
Teknoloji ağırlıklı US100 tarafında günlük kayıp yüzde 0,25 oldu. Buna rağmen yıllık yükseliş yüzde 23,03 seviyesinde gerçekleşti.
Dow Jones göstergesi ise 51.188 puan civarında seyretti.
ABD tahvil faizleri 20 yılı aşkın sürenin zirvesinde
Piyasadaki temkinli görünümde tahvil faizlerindeki yükseliş öne çıktı.
ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisi 20 yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesine ulaştı.
Dolayısıyla yatırımcılar artan finansman maliyetlerinin şirket değerlemelerine etkisini izliyor.
Ayrıca yüksek tahvil getirileri hisse senetleri için alternatif yatırım araçlarının cazibesini artırıyor.
10 yıllık ABD tahvil faizinin uzun yılların zirvesine çıkması, Wall Street'teki risk iştahını sınırlayan temel unsurlardan biri oldu.
Öte yandan Fed'in kısa vadede faizleri değiştirmemesi halinde bile tahvil piyasası yakından izlenecek.
Fed toplantısı öncesi temkinli bekleyiş
Bununla birlikte yatırımcıların odağında Fed'in para politikası görünümü bulunuyor.
ABD'de politika faizi eylül ayında yüzde 3,75'ten yüzde 4'e yükseltildi.
Ancak geçen hafta açıklanan zayıf istihdam verileri beklentileri değiştirdi.
Böylece ekim ayında yeni bir faiz artırımı ihtimali geriledi.
Bu gelişme tahvil faizlerindeki sert yükselişin ardından piyasalara sınırlı destek sağladı.
ABD verileri piyasaların radarında
Diğer taraftan yoğun veri takvimi Wall Street'in yönü açısından önem taşıyor.
Öncelikle ISM hizmet sektörü aktivite verileri takip edilecek.
Ardından çarşamba günü Fed'in eylül toplantısına ait tutanaklar açıklanacak.
Cuma günü ise Michigan Üniversitesi'nin ekim ayı öncü tüketici güveni verisi yayımlanacak.
Dolayısıyla ekonomik aktivite ve tüketici görünümüne ilişkin sinyaller yakından izlenecek.
Ayrıca Fed'in gelecekteki faiz adımlarına ilişkin beklentiler yeniden şekillenebilir.
Nasdaq tarafında yıllık yükseliş yüzde 23’ü aştı
Endekslerdeki yıllık performans farklılaşmaya devam ediyor.
US30 göstergesi son bir yılda yüzde 9,62 yükseldi.
Bunun yanında US400'de yıllık artış yüzde 11,53 oldu.
US2000 ise aynı dönemde yüzde 14,41 değer kazandı.
Buna karşılık teknoloji ağırlıklı US100 yüzde 23,03'lük artışla öne çıktı.
US500 göstergesindeki yıllık yükseliş yüzde 14,55 olurken, US100'de kazanç yüzde 23,03'e ulaştı.
Öte yandan piyasa oynaklığını izleyen USVIX 16,12 seviyesinde bulunuyor.
Teknoloji devlerinde piyasa değeri trilyon dolarları aştı
ABD borsalarında büyük teknoloji şirketlerinin piyasa değerleri de dikkat çekiyor.
Nvidia'nın piyasa değeri 5,07 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor. Şirket hisseleri yıllık bazda yüzde 24,69 yükseldi.
Apple'ın piyasa değeri ise yaklaşık 4,9 trilyon dolar olarak kaydedildi. Hissedeki yıllık yükseliş yüzde 29,33 oldu.
Alphabet hisseleri aynı dönemde yüzde 40 değer kazandı.
Microsoft'un piyasa değeri 2,9 trilyon dolar seviyesinde bulunurken, Amazon 2,48 trilyon dolara ulaştı.
Ayrıca Broadcom'un piyasa değeri 1,72 trilyon dolar olarak gerçekleşti.
Meta tarafında bu rakam 1,48 trilyon dolar oldu.
Tesla ise 1,19 trilyon dolarlık piyasa değerine sahip. Ancak şirket hisseleri yıllık bazda yüzde 13,78 geriledi.
ABD’de enflasyon yüzde 3,4 seviyesinde
Makroekonomik göstergeler de yatırımcıların gündemindeki yerini koruyor.
ABD'de yıllık enflasyon ağustos ayında yüzde 3,4 olarak gerçekleşti.
Bununla birlikte işsizlik oranı eylülde yüzde 4,2'ye yükseldi. Önceki oran yüzde 4,1 seviyesindeydi.
Bu nedenle enflasyon, istihdam ve büyüme verileri Fed'in faiz politikasında belirleyici olacak.
Piyasalar da yeni verilerle birlikte faiz beklentilerini yeniden fiyatlayacak.





