ABD-İran görüşmeleri sonuçsuz kaldı: Körfez borsalarında sert düşüş

ABD ile İran arasında Cenevre’de yürütülen nükleer temasların sonuç alınamadan sona ermesi, Orta Doğu finans piyasalarında sert dalgalanmalara yol açtı. Diplomatik belirsizlik ve artan askeri hareketlilik, yatırımcıların risk algısını yükseltirken, özellikle Körfez borsalarında satış baskısı derinleşti. Enerji piyasalarında ise jeopolitik tansiyonun etkisiyle yukarı yönlü fiyatlamalar dikkat çekti.

ORTA DOĞU’DA NÜKLEER GERİLİM PİYASALARI SARSTI

Cenevre’de gerçekleştirilen görüşmelerden somut bir ilerleme çıkmaması, tarafların müzakerelere ara vererek başkentlerinde değerlendirme yapma kararı almasına neden oldu. Umman Dışişleri Bakanı Sayyid Badr Albusaidi, teknik heyetlerin önümüzdeki hafta Viyana’da yeniden bir araya geleceğini açıkladı. Diplomasi kapıları tamamen kapanmış değil; ancak sahadaki askeri hareketlilik ve Washington yönetiminin bölgedeki askeri varlığını artırması, yatırımcıların temkinli pozisyon almasına yol açıyor.

Görüşmelerin ilerleme kaydedememesi, Körfez piyasalarında riskten kaçış eğilimini hızlandırdı. Özellikle bankacılık ve gayrimenkul hisselerinde yaşanan satışlar, bölge endekslerini aşağı çekti.

DUBAİ VE ABU DABİ BORSALARINDA SERT SATIŞ

Dubai Finans Piyasası Genel Endeksi (DFMGI), haftanın son işlem gününde yüzde 1,8 gerileyerek üst üste ikinci haftayı kayıpla kapattı. Emlak sektörünün amiral gemisi Emaar Properties hisselerinde görülen yüzde 4’ü aşan düşüş, endeks üzerindeki baskıyı artırdı. Bankacılık cephesinde ise Emirates NBD yüzde 5’in üzerinde değer kaybederken, Dubai Islamic Bank hisseleri de aşağı yönlü seyri destekledi.

Buna karşın Dubai Aerospace Enterprise’ın Macquarie AirFinance’i yaklaşık 7 milyar dolarlık işletme değeri üzerinden satın alma kararı, şirketi küresel uçak kiralama sektöründe üst sıralara taşıyacak stratejik bir hamle olarak öne çıktı. Planlanan birleşme ile toplam 1.000’in üzerinde uçaktan oluşan dev bir filo oluşturulması hedefleniyor.

Abu Dabi Borsası (FADGI) da yüzde 1’in üzerinde gerileyerek satış dalgasından nasibini aldı. Ülkenin en büyük finans kuruluşu First Abu Dhabi Bank hisseleri değer kaybederken, bölgede birçok Amerikan hızlı tüketim markasını işleten Americana Restaurants International’da daha sert düşüşler görüldü.

Öte yandan Abu Dabi yönetimi, iki ayrı vadede gerçekleştirdiği dolar cinsi tahvil ihracıyla 3 milyar dolarlık kaynak sağladı. Ancak finansal taraftaki bu borçlanma başarısı bile jeopolitik risklerin gölgesini dağıtmaya yetmedi.

PETROL FİYATLARINDA RİSK PRİMİ ARTIYOR

Enerji piyasaları, diplomatik belirsizlikten en hızlı etkilenen alanlardan biri oldu. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3’ü aşan yükselişle 72 dolar seviyesinin üzerine çıktı ve 73 dolar bandına yaklaştı. Piyasalarda oluşan risk primi yaklaşık 10 dolar seviyesinde hesaplanıyor.

ING Research, artan jeopolitik tansiyon ve arz tarafındaki sıkılaşmayı gerekçe göstererek 2026 yılına ilişkin Brent petrol ortalama fiyat tahminini 57 dolardan 62 dolara yükseltti. Analizde, olası bir askeri müdahale ya da Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik enerji güzergâhlarında yaşanabilecek kesintilerin fiyat projeksiyonlarını daha da yukarı taşıyabileceği vurgulandı.

Jeopolitik risklerin kalıcı hâle gelmesi durumunda petrol fiyatlarında yeni bir denge aralığı oluşabileceği belirtiliyor. Özellikle Rus petrolüne yönelik yaptırım hassasiyeti ve bazı alıcıların temkinli tutumu, küresel arz tarafında ilave daralma riskini gündeme getiriyor.

Her ne kadar yılın ilerleyen dönemlerinde arz fazlası beklentisi fiyatları sınırlayabilecek bir unsur olarak görülse de, mevcut tablo kısa vadede aşağı yönlü risklerin zayıfladığını ortaya koyuyor. 2026’nın ilk aylarına girilirken, hem diplomatik süreç hem de askeri gelişmeler enerji piyasalarının ana belirleyicisi olmaya devam edecek gibi görünüyor.