Altın ve gümüş yatırımcıyı sevindirdi, petrol ve buğday kayıplarla kapattı

ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 4-4,25 aralığına çekti. Başkan Jerome Powell, kısa vadede enflasyon risklerinin yukarı, istihdam risklerinin ise aşağı yönlü olduğuna dikkat çekti. Fed’in bu kararı Aralık 2024’ten bu yana yapılan ilk faiz indirimi oldu. Piyasalarda 2025 için ek gevşeme beklentileri fiyatlanırken, ilave indirim ihtimallerinin 2026’ya taşındığı görüldü.
ALTIN REKOR TAZELEDİ
Değerli metallerde Fed’in kararları belirleyici oldu. Altının ons fiyatı 3.707 dolarla tarihi zirve gördü, ardından kar satışlarıyla 3.685 dolara gerilese de haftayı yüzde 40’ın üzerinde kazançla kapattı. Altın ve gümüş güvenli liman talebiyle desteklenirken, paladyum negatif ayrıştı. Analistler, merkez bankalarının güçlü alımlarının kıymetli metalleri desteklemeye devam edeceğini vurguluyor.
PETROLDE TALEP ENDEŞESİ
Brent petrol haftayı yüzde 0,8 kayıpla tamamlarken, ABD’de distilat stoklarındaki beklenenden güçlü artış talep görünümünü zayıflattı. OPEC+’ın üretim artışları ve ABD stoklarındaki arz fazlası fiyatlarda baskı yarattı. Doğal gaz fiyatları da yüzde 1,8 değer kaybetti.
BAZ METALLER ZAYIF SEYİRDE
Çin’den gelen olumsuz veriler, baz metaller üzerinde baskı kurdu. Ham çelik üretiminin yıllık yüzde 9 gerilemesi ve emlak sektöründeki durgunluk bakır ve çinkoya olan talebi törpüledi. Alüminyum üretimindeki artış ise arz fazlasını gündeme taşıyarak fiyatları sınırladı.
TARIM EMTİALARINDA BASKI
Tarım emtiaları haftayı negatif kapattı. Rekor üretim beklentileri buğday ve mısır fiyatlarını aşağı çekerken, soya fasulyesi Güney Amerika’daki güçlü arz beklentisi nedeniyle kayıp yaşadı. ABD ve Rusya’daki yüksek rekolte öngörüleri küresel fiyatları baskıladı. Kahve fiyatlarında yüzde 8’lik düşüş dikkat çekti.
KÜRESEL GELİŞMELER PİYASALARDA ODAKTA
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin lideri Şi Cinping arasındaki diplomatik temaslar yatırımcıların gündemindeydi. Ayrıca ABD-Birleşik Krallık arasında yapay zeka ve nükleer enerji alanlarında imzalanan mutabakat, teknoloji piyasalarında yakından takip edildi. BoE’nin faizi sabit bırakması ve ECB Başkanı Lagarde’ın “sadeleştirme” vurgusu da Avrupa cephesinde öne çıktı.





