Deutsche Bank, İran ve AB-Çin ilişkilerine odaklandı
Deutsche Bank, ABD-İran görüşmelerinin geçici bir gerilim azaltma mekanizması sağlayabileceğini, AB-Çin ticaretinde ise kalıcı uzlaşmanın zor olduğunu belirtti.
Deutsche Bank Araştırma Enstitüsünün ekim ayı jeopolitik görünüm raporunda enerji güvenliği, ticaret gerilimleri ve uluslararası toplantılar değerlendirildi. Helen Belopolsky ve Miha Hribernik’in hazırladığı analizde, diplomatik temasların sonuçları ve ülkelerin ekonomik güvenlik politikaları öne çıktı.
ABD-İran görüşmelerinde nükleer mesele belirleyici olabilir
Raporda, çatışmalar sürerken diplomasinin yeniden ağırlık kazandığı belirtildi. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden geçen ham petrol akışındaki belirgin toparlanmayı engelleyemediği değerlendirmesine yer verildi.
Deutsche Bank’a göre, ekimde müzakereye dayalı bir çözüme ilerlenmesi; yaptırımlar ve nükleer program konusunda tarafların yaklaşımına bağlı olacak.
Analizde, Trump yönetiminin kasımdaki ara seçimler öncesinde savaşın siyasi ve ekonomik sonuç verdiğini gösterme isteğinin de görüşmelerde etkili olabileceği kaydedildi. Nükleer meseleye ilişkin bir yol bulunması halinde mevcut diplomatik kanalın geçici bir gerilim azaltma mekanizması oluşturabileceği ifade edildi.
AB-Çin ticaretinde gerilim 2027’ye taşınabilir
Raporda, AB ile Çin arasında 8-9 Ekim’de Pekin’de yapılması planlanan ticaret görüşmeleri de öne çıkarıldı.
AB’nin Çin karşısındaki ticaret açığının günlük 1 milyar euro ile rekor seviyeye ulaştığı belirtilirken, Çin ürünlerinin Avrupa sanayisi üzerindeki etkisinin Brüksel’in temel kaygıları arasında olduğu aktarıldı.
Deutsche Bank, görüşmelerde ilerleme sağlanabileceğini ancak kalıcı bir uzlaşmanın zor göründüğünü değerlendirdi. Yeni ticaret soruşturmaları, Çin’den ithalata sınırlamalar ve kapasite fazlasına yönelik önlemlerin gündeme gelebileceği belirtildi.
Avrupa’nın ticaret baskısının artması halinde Çin’in kısa vadede ABD ile ilişkilerinde istikrarı korumaya daha fazla öncelik verebileceği öngörüldü.
Borç, enerji ve yapay zekâ ekim gündeminde
Raporda, IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantılarında küresel büyüme, enflasyon, borç kırılganlıkları ve yapay zekânın istihdam ile verimliliğe etkilerinin izleneceği kaydedildi.
Avrupa Konseyi toplantısında Ukrayna, savunma harcamaları ve AB’nin uzun vadeli bütçesi; AB-Körfez İşbirliği Konseyi zirvesinde ise enerji güvenliği, ticaret ve yatırımların öne çıkması bekleniyor.
Deutsche Bank, ay sonundaki G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı’nı da jeopolitik parçalanma karşısında uluslararası işbirliğinin sürdürülebilirliği açısından önemli bir sınama olarak değerlendirdi.
