Fitch’ten Ford Otosan kararı: Kredi notu BB+ olarak teyit edildi

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin önde gelen otomotiv üreticilerinden Ford Otosan için kredi notu değerlendirmesini güncelledi. Kuruluş, şirketin uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu “BB+” seviyesinde teyit ederken, görünümünü “Durağan” olarak sürdürdü.
Açıklamada, şirketin teminatsız tahvillerine ilişkin notun da “BB+” olarak korunduğu, kurtarma notunun ise “RR4” seviyesinde sabit bırakıldığı bildirildi.
KALDIRAÇ ORANI 2026’YA KADAR YÜKSEK SEYREDECEK
Fitch’in değerlendirmesinde, Koç Finansman A.Ş. satın alımının etkilerine dikkat çekildi. Bu satın alım ve finansal hizmetler tarafındaki yeniden düzenlemelerin, şirketin borçluluk göstergeleri üzerinde kısa vadede baskı oluşturacağı ifade edildi.
Fitch, Ford Otosan’ın kaldıraç oranlarının 2026 yılına kadar görece yüksek seviyelerde kalmasını bekliyor. Ancak bu dönemin ardından şirketin finansal yapısında iyileşme öngörülüyor.
Serbest nakit akışında beklenen toparlanma ve güncellenen yatırım harcamaları planı, borçluluk tarafında aşağı yönlü bir trendin önünü açabilir.
2027 İÇİN KRİTİK EŞİK: 3,0X’İN ALTI
Raporda, operasyonel performansa bağlı olarak kaldıraç oranında belirgin bir düşüş beklendiği vurgulandı.
FAVÖK bazlı brüt kaldıraç oranının 2027 yılında 3,0x seviyesinin altına gerilemesi öngörülüyor. Bu beklenti, şirketin kârlılık ve nakit üretme kapasitesine olan güvenin sürdüğüne işaret ediyor.
Fitch, özellikle ihracat ağı güçlü olan şirketin, küresel talep koşullarına rağmen dengeli büyüme potansiyelini koruduğunu belirtti.
FORD MOTOR DESTEĞİ NOTU YUKARI ÇEKİYOR
Kredi notunun mevcut seviyesinde kalmasında, ana ortak Ford Motor Company tarafından sağlanan destek mekanizmasının etkili olduğu ifade edildi.
Fitch, Ford Motor Company’nin yatırım düzeyi notunun (BBB-/Durağan) Ford Otosan’a bir kademe yukarı yönlü destek sağladığını vurguladı.
Durağan görünüm ise, iki şirket arasındaki güçlü iş birliğinin devam edeceği ve borçluluk göstergelerindeki iyileşmenin beklentiler doğrultusunda gerçekleşeceği varsayımına dayanıyor.





