Hazine mart ayında 9 farklı borçlanma aracı ihraç edecek
Hazine ve Maliye Bakanlığı, mart ayında iç borçlanma programı kapsamında dokuz farklı borçlanma aracının ihracını planlıyor. Piyasaların yoğun veri akışı ve küresel dalgalanmalarla yön aradığı bir dönemde atılacak bu adım, kamu finansman stratejisinin çeşitlendirilmesi açısından kritik önem taşıyor. Sabit ve değişken faizli tahvillerden kira sertifikalarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsaması beklenen ihraç takvimi, yatırımcı ilgisinin seyrine göre şekillenecek.
Küresel cephede ise fon hareketlerinde dikkat çeken bir yavaşlama yaşanıyor. 25 Şubat’ta sona eren haftaya ilişkin Lipper verileri, hisse senedi fonlarına yönelik girişlerin ivme kaybettiğini ortaya koydu. Özellikle yapay zeka yatırımlarının artan maliyetleri ve olası piyasa oynaklığına dair soru işaretleri, yatırımcıların temkinli pozisyon almasına neden oldu.
KÜRESEL HİSSE FONLARINDA GİRİŞLER YAVAŞLADI
Son haftada küresel hisse senedi fonlarına toplam 19,75 milyar dolarlık net para girişi gerçekleşti. Bu tutar, ocak ayının son haftasından bu yana kaydedilen en düşük haftalık seviyeye işaret ederek risk iştahındaki soğumayı gözler önüne serdi.
Yatırımcıların küresel hisse fonlarına yönelimi beş haftanın en düşük temposuna geriledi. Avrupa odaklı fonlar 11,69 milyar dolarlık net girişle pozitif ayrışırken, Asya fonları 3,22 milyar dolar, ABD fonları ise 2,01 milyar dolar yatırım çekti. Bölgesel dağılım, Avrupa piyasalarına yönelik görece güçlü beklentinin sürdüğünü gösterdi.

Sektörel bazda bakıldığında ise tablo daha karmaşık. Endüstriyel sektör fonları 1,5 milyar dolar, metaller ve madencilik fonları 1,02 milyar dolar net giriş kaydetti. Buna karşın finans fonlarından 2,55 milyar dolar, teknoloji fonlarından ise 257 milyon dolar çıkış yaşandı. Teknoloji ve finans fonlarındaki çözülme, yatırımcıların riskli varlıklarda seçici davrandığını ortaya koydu.
TAHVİL FONLARINDA İVME KAYBI
Tahvil piyasasında da benzer bir yavaşlama dikkat çekti. Toplam tahvil fonlarına giren para 12,68 milyar dolar ile son beş haftanın en düşük seviyesine indi. Kısa vadeli tahvil fonları 1,25 milyar dolarlık girişle ocak sonundan bu yana en zayıf performansını sergiledi.
Euro cinsi tahvil fonları 2,2 milyar dolar, kurumsal tahvil fonları ise 1,4 milyar dolar net yatırım aldı. Güvenli liman arayışının kısmen devam ettiği görülse de yatırımcıların temkinli pozisyon aldığı anlaşılıyor.
PARA PİYASASI VE ALTIN FONLARINDA SIÇRAMA
Risk algısındaki değişim para piyasası fonlarına güçlü bir akış getirdi. Söz konusu fonlara yaklaşık 19,97 milyar dolarlık net giriş oldu ve bu rakam son üç haftanın en yüksek seviyesine ulaştı. Likiditeye yöneliş, kısa vadeli belirsizliklere karşı koruma arayışının işareti olarak değerlendiriliyor.
Altın ve değerli metaller fonları ise haftanın en dikkat çeken başlığı oldu. 5,57 milyar dolarlık net girişle 22 Ekim’den bu yana en güçlü haftalık talep kaydedildi. Altın fonlarına yönelik artan talep, küresel belirsizlik ortamında güvenli liman arayışının hız kazandığını gösterdi.
GELİŞEN PİYASALAR POPÜLERLİĞİNİ KORUYOR
Gelişen ülke varlıklarına ilgi ise kesintisiz sürüyor. Gelişen piyasa hisse fonları onuncu haftasında da yatırımcı çekmeye devam ederek 11,86 milyar dolarlık net giriş sağladı. Aynı dönemde gelişen piyasa tahvil fonlarına da 3,13 milyar dolarlık kaynak aktarıldı.
Bu tablo, küresel yatırımcıların yüksek getiri potansiyeli sunan piyasalara ilgisini koruduğunu ancak portföy dağılımında daha dengeli ve temkinli bir strateji izlediğini ortaya koyuyor. Mart ayında Hazine’nin gerçekleştireceği çoklu borçlanma hamlesi de bu küresel sermaye akımlarının yönü açısından yakından takip edilecek.
