Küresel piyasaları gelecek hafta neler bekliyor?
Küresel finans piyasaları yeni haftaya kritik veri gündemiyle giriyor. Yatırımcıların odağında ABD’de açıklanacak enflasyon verileri bulunurken, Türkiye’de ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) mart ayına ilişkin faiz kararı yakından izlenecek. Orta Doğu’daki jeopolitik gerilim, enerji fiyatlarındaki sert yükseliş ve merkez bankalarının olası politika adımları piyasalardaki yön arayışını belirleyen temel faktörler arasında yer alıyor.
Geçtiğimiz hafta küresel pay piyasaları, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve artan jeopolitik risklerin etkisiyle dalgalı bir seyir izledi. Özellikle Orta Doğu’da artan gerilim, yatırımcıların risk iştahını baskılarken petrol fiyatlarında sert yükselişler yaşandı.
ORTA DOĞU GERİLİMİ ENERJİ PİYASALARINI SARSTI
Orta Doğu’da artan askeri gerilim, küresel enerji piyasalarında ciddi tedirginlik yarattı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının ardından Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol sevkiyatına ilişkin sert açıklamalar yapması, dünya enerji piyasasında arz endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat riskleri petrol fiyatlarını hızla yükseltirken, enerji maliyetlerindeki artış küresel enflasyon beklentilerini de yukarı yönlü baskılamaya başladı.
Enerji maliyetlerindeki bu yükseliş, merkez bankalarının para politikalarında daha temkinli hareket edebileceği beklentilerini güçlendirdi.
PETROL ARTIŞI ENFLASYON BASKISINI ARTIRABİLİR
Küresel piyasalarda petrol fiyatlarının yükselmesi, maliyet kaynaklı enflasyon risklerini artırıyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, üretim maliyetlerini artırarak hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde fiyat baskısının güçlenmesine yol açabilir.
Analistler, gelecek hafta açıklanacak ABD enflasyon verisinin Fed’in para politikası adımlarına yönelik beklentiler açısından kritik bir gösterge olacağını vurguluyor.
Yatırımcılar özellikle enerji fiyatlarındaki artışın tüketici fiyatlarına ne ölçüde yansıdığını görmek için verileri yakından takip edecek.
ABD İŞ GÜCÜ PİYASASINDA YAVAŞLAMA SİNYALİ
Makroekonomik veriler tarafında ise ABD ekonomisine ilişkin karmaşık sinyaller gelmeye devam ediyor. Hafta ortasında açıklanan veriler özel sektör istihdamında güçlü bir artışa işaret ederken, haftanın son işlem gününde yayımlanan tarım dışı istihdam verisi beklentilerin aksine düşüş gösterdi.
Şubat ayında tarım dışı istihdamın gerilemesi, ABD iş gücü piyasasında soğuma sinyallerinin güçlendiğini ortaya koydu. Bu gelişme, ekonomide yavaşlama endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
Zayıflayan istihdam verileri, ABD Merkez Bankası’nın önümüzdeki aylarda enflasyon ve büyüme dengesi arasında zor bir politika tercihiyle karşı karşıya kalabileceğine işaret ediyor.
FED YETKİLİLERİNDEN TEMKİNLİ MESAJLAR
Fed yetkilileri tarafından yapılan açıklamalar da para politikasının geleceğine ilişkin ipuçları veriyor. San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, zayıf gelen istihdam verilerinin politika yapıcılar açısından karar sürecini daha karmaşık hale getirdiğini söyledi.
Boston Fed Başkanı Susan Collins ise enflasyonun yüzde 2 hedefi doğrultusunda kalıcı bir düşüş görülmeden faiz indiriminin gündeme gelmesinin zor olduğunu ifade etti.
Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, politika faizinin bir süre daha mevcut seviyelerde kalmasının uygun olabileceğini belirtirken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran ise zayıflayan istihdam verilerinin faiz indirimi ihtimalini güçlendirdiğini dile getirdi.
Para piyasalarındaki fiyatlamalara göre Fed’in mart ayında faizleri sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken, ilk faiz indirimi için temmuz ayı öne çıkan tarih olarak görülüyor.
DOLAR GÜÇLENDİ, ALTIN GERİLEDİ
Jeopolitik riskler ve ABD tahvil faizlerindeki yükseliş doların küresel piyasalarda güç kazanmasına yol açtı. Dolar endeksi haftayı güçlü bir artışla kapatarak son ayların en hızlı yükselişlerinden birini kaydetti.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi de yaklaşık 20 baz puan artış göstererek yüzde 4,14 seviyesine ulaştı. Yükselen tahvil getirileri, alternatif maliyeti artırdığı için altın fiyatlarında sınırlı bir gerilemeye neden oldu.
Ons altın jeopolitik risklere rağmen haftayı düşüşle tamamlarken, petrol fiyatları ise sert yükseliş kaydetti. Brent petrolün varil fiyatı son iki yılın en güçlü haftalık artışlarından birini yaşayarak önemli bir seviyeye ulaştı.
KÜRESEL BORSA ENDEKSLERİNDE SATIŞ BASKISI
Küresel piyasalardaki belirsizlikler hisse senedi piyasalarına da yansıdı. New York borsasında haftalık bazda önemli kayıplar yaşandı.
S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones endeksleri haftayı düşüşle kapattı. Kurumsal tarafta ise varlık yönetim devi BlackRock’ın bazı fonlarında para çekme işlemlerine sınırlama getirdiğine dair haberler piyasalarda endişeleri artırdı.
Fed’in ekonomik görünümü değerlendirdiği “Bej Kitap” raporunda ise ABD ekonomisinde büyümenin birçok bölgede sınırlı ancak olumlu seyrettiği belirtildi.
AVRUPA PİYASALARINDA GERİLEME
Avrupa borsaları da küresel risk algısındaki artıştan olumsuz etkilendi. Enerji fiyatlarının yükselmesi ve jeopolitik gerilimin sürmesi Avrupa piyasalarında satış dalgasına neden oldu.
Euro Bölgesi ekonomisine ilişkin veriler ise büyümenin sınırlı bir hızla devam ettiğini gösterdi. Son açıklanan verilere göre bölge ekonomisi yılın son çeyreğinde beklentilerin altında büyüme kaydetti.
Uzmanlar, enerji fiyatlarının uzun süre yüksek kalması halinde Avrupa’da hem enflasyonun hem de ekonomik yavaşlamanın aynı anda görülebileceğine dikkat çekiyor.
ASYA PİYASALARINDA ENERJİ ENDİŞESİ
Asya borsaları da enerji fiyatlarındaki yükseliş ve küresel belirsizliklerin etkisiyle haftayı düşüşle tamamladı. Japonya, Güney Kore ve Çin piyasalarında satış baskısı dikkat çekti.
Bölge ekonomileri için en büyük risk başlığı ise enerji tedariki olarak öne çıkıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol sevkiyatının aksama ihtimali Asya ekonomilerinde ciddi endişe yaratıyor.
Çin hükümeti ise 2026 yılı için büyüme hedefini önceki yıllara kıyasla daha düşük bir aralığa çekerek ekonomik büyümede daha temkinli bir yol haritası belirledi.
TÜRKİYE’DE GÖZLER TCMB FAİZ KARARINDA
Yurt içinde ise yatırımcıların odağında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın açıklayacağı faiz kararı bulunuyor. Ekonomistlerin büyük bölümü politika faizinin mevcut seviyesinde sabit tutulmasını bekliyor.
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi geçen hafta küresel risklerin etkisiyle düşüş kaydetti. Döviz piyasasında ise dolar/TL kurunda sınırlı bir yükseliş görüldü.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, petrol fiyatlarındaki geçici yükselişin etkisini sınırlamak amacıyla eşel mobil sisteminin yeniden devreye alındığını açıkladı.
Önümüzdeki hafta Türkiye’de sanayi üretimi, cari işlemler dengesi ve TCMB’nin piyasa katılımcıları anketi gibi kritik veriler de yakından takip edilecek.
9 Mart Pazartesi
Türkiye’de Sanayi Üretimi verisi açıklanacak.
Avrupa’da Euro Bölgesi Sentix yatırımcı güven endeksi takip edilecek.
ABD’de toptan stoklar ve bazı Fed yetkililerinin konuşmaları piyasaların gündeminde olacak.
10 Mart Salı
Türkiye’de Hazine ihaleleri (10 ay vadeli kuponsuz ve 5 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil).
ABD’de JOLTS açık iş sayısı verisi.
Japonya’da GSYİH büyüme verisi açıklanacak.
11 Mart Çarşamba
ABD’de TÜFE (enflasyon) verisi haftanın en kritik verilerinden biri.
ABD’de ayrıca ham petrol stokları açıklanacak.
İngiltere’de GSYİH ve sanayi üretimi verileri izlenecek.
12 Mart Perşembe
Türkiye’de Ocak ayı cari işlemler dengesi açıklanacak (cari açık beklentisi yaklaşık 6,5 milyar dolar).
TCMB Para Politikası Kurulu faiz kararı piyasalar için kritik olacak.
ABD’de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verisi açıklanacak.
13 Mart Cuma
ABD’de Michigan tüketici güven endeksi ve enflasyon beklentileri.
Euro Bölgesi’nde sanayi üretimi verisi.
Çin’de perakende satışlar ve sanayi üretimi verileri takip edilecek.
Haftanın kritik başlıkları:
ABD enflasyon verisi (CPI)
TCMB faiz kararı
Türkiye cari açık verisi
ABD ÜFE ve tüketici güveni
