Goldman Sachs’tan yıl sonu tahminleri: Fed’den aralıkta bir faiz artışı daha bekleniyor

Goldman Sachs Wealth Management bünyesindeki Investment Strategy Group, ABD ekonomisinin 2026’da yüzde 2,2 büyümesini, Fed’in aralık ayında bir faiz artışı daha yapmasını ve 10 yıllık tahvil faizinin yılı yüzde 4,50-5,00 aralığında tamamlamasını bekliyor.
S&P 500 için merkezi senaryo 7.500-7.600, olumlu senaryo ise 8.300 puan olarak belirlendi.
Fed’den aralıkta bir faiz artışı daha bekleniyor
ISG, yılın başında Fed’den iki faiz indirimi beklerken artan enflasyon baskıları, eylül toplantısındaki faiz artışı ve Fed yetkililerinin açıklamalarının ardından tahminini değiştirdi.
Kurum, Fed’in aralık toplantısında bir faiz artışı daha yapmasını ve politika faizini 2027 boyunca değiştirmemesini bekliyor. Piyasa fiyatlamaları ise 2027 sonuna kadar yaklaşık 80 baz puanlık ilave faiz artışına işaret ediyor.
ABD’de yıllık manşet kişisel tüketim harcamaları enflasyonunun 2026 sonunda yüzde 3,7, çekirdek göstergenin ise yüzde 3,2 olması öngörülüyor.
Goldman Sachs Wealth Management Investment Strategy Group (ISG), “Yaz Değerlendirmesi, Sonbahar Görünümü” başlıklı raporunda ABD ekonomisi, Fed politikası, tahvil faizleri ve hisse piyasalarına ilişkin yıl sonu beklentilerini açıkladı.
Raporda, yatırımcıların yılın geri kalanında ABD ekonomisine ilişkin verileri, yapay zekâ teknolojilerinin şirketler tarafından benimsenme hızını ve İran savaşının etkilerini takip edeceği belirtildi.
ABD için büyüme tahmini yüzde 2,2
ISG, ABD ekonomisine ilişkin 2026 büyüme tahminini yıl başındaki yüzde 2,3 seviyesinden yüzde 2,2’ye indirdi. Buna rağmen tüketimin yüksek petrol fiyatları karşısında dirençli kalması nedeniyle büyümenin uzun vadeli eğilimin üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor.
ABD’de istihdamın yıl başından bu yana aylık ortalama 80 bin kişi arttığına dikkat çekilen raporda, iş gücü piyasasının ücret kaynaklı yeni bir enflasyon baskısı oluşturmadan dengeli seyrettiği ifade edildi.
ABD ekonomisinin gelecek 12 ay içinde resesyona girme ihtimali yüzde 20 olarak hesaplandı. Bu oran bir yıl önce yüzde 35 seviyesinde bulunuyordu.
Raporda Euro Bölgesi’nin 2026 büyüme tahmini yüzde 1,2’den yüzde 1’e, Japonya’nın tahmini yüzde 0,9’dan yüzde 0,7’ye düşürüldü. İngiltere için tahmin yüzde 1,2’den yüzde 1,3’e çıkarılırken, Çin için yüzde 4,5 ve dünya ekonomisi için yüzde 3,1’lik beklenti korundu.
10 yıllık tahvil faizi için yüzde 4,75 tahmini
Goldman Sachs ISG, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinin yılı yüzde 4,50-5,00 aralığında, yüzde 4,75’lik orta noktada tamamlamasını bekliyor. Önceki tahmin yüzde 4,50 seviyesindeydi.
İki yıllık tahvil faizi tahmini yüzde 3,80’den yüzde 4,50’ye, beş yıllık tahvil faizi tahmini ise yüzde 4,05’ten yüzde 4,60’a çıkarıldı.
Kurum, Fed’in faiz artırımlarının piyasa fiyatlamasının altında kalacağını ve gelecek yıla yönelik sıkılaşma beklentilerinin azalmasıyla tahvil faizlerinin yıl sonuna doğru gerileyebileceğini belirtti.
S&P 500’de merkezi senaryo 7.500-7.600 puan
ISG, şirket bilançolarının beklentilerin üzerinde gelmesi nedeniyle ABD hisse piyasalarına yönelik olumlu görünümünü korudu.
S&P 500 şirketlerinin yüzde 86’sının ikinci çeyrekte hisse başına kâr beklentilerini aştığı belirtilen raporda, endeksin yılı 7.500-7.600 puanlık merkezi senaryo ile 8.300 puanlık olumlu senaryo arasında tamamlamasının muhtemel olduğu ifade edildi.
Olumlu ve merkezi senaryolara toplam yüzde 80 olasılık verilirken, resesyon ve jeopolitik riskleri içeren olumsuz senaryonun olasılığı yüzde 20 olarak belirlendi.
Değerlemelerin yüksek olduğuna dikkat çekilen raporda, ABD hisse piyasasının İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ölçülen değerlemelerin en yüksek yüzde 10’luk bölümünde bulunduğu aktarıldı.
ISG’ye göre mevcut değerleme seviyelerinde yıl içinde yüzde 10’luk bir geri çekilme yaşanma ihtimali yüzde 80’in üzerinde bulunuyor. Ancak bu kaybın yıl sonuna kadar korunma olasılığı yüzde 20 seviyesinde kalıyor.
Ara seçimlerden sonra yüzde 16 getiri
Raporda, ABD hisselerinde ara seçimlerden önce oynaklığın yükseldiği ancak seçim belirsizliğinin ortadan kalkmasının ardından piyasaların tarihsel olarak toparlandığı belirtildi.
S&P 500’ün 1945’ten bu yana ara seçimleri izleyen bir yıllık dönemde medyan toplam getirisinin yüzde 16 olduğu ve incelenen dönemlerin tamamında endeksin yükseldiği kaydedildi.
Yapay zekâ büyümeye 0,5 puan katkı sağladı
Yapay zekâ ve teknoloji yatırımlarının, bağlantılı ithalatın etkisi çıkarıldıktan sonra ABD’nin ekonomik büyümesine yaklaşık 0,5 puan katkı sağladığı hesaplandı.
ABD’deki mesleklerin yaklaşık üçte ikisinin belirli ölçüde yapay zekâ otomasyonuna maruz olduğu ancak bu etkinin büyük bölümünün işlerin tamamen ortadan kalkmasından ziyade bazı görevlerin otomasyonu şeklinde gerçekleştiği belirtildi.
İran savaşı petrol piyasasını baskılıyor
ISG, 2026’da yaşanan petrol arz kesintisinin tarihsel olarak en büyük kesinti olduğunu ancak yüksek başlangıç stokları, alternatif boru hatları, stratejik rezervlerin kullanılması ve talepteki gerilemenin fiyat artışını sınırladığını bildirdi.
Çin’in ham petrol ithalatının savaş öncesindeki ortalamasına göre yüzde 30 azaldığı belirtilirken, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol akışının müzakere ve çatışma dönemlerine bağlı olarak sınırlı kalmasının beklendiği ifade edildi.
Raporda, Orta Doğu’nun küresel petrol ihracatındaki payının 1980’deki yüzde 55 seviyesinden yüzde 35’e gerilediğine ve ABD kaya petrolünün esnek bir arz kaynağı haline geldiğine dikkat çekildi.
Bununla birlikte küresel stoklardaki hızlı düşüşün enflasyonu yukarı, ekonomik büyümeyi ise aşağı yönlü etkilediği kaydedildi.
ABD borcu için yakın vadeli kriz beklenmiyor
ABD’nin kamu borcunun ağustos ayında ilk kez 40 trilyon doları aşmasının uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından risk oluşturduğu belirtilirken, mevcut borç seviyesinin yakın vadede bir kriz yaratmasının beklenmediği ifade edildi.
Tahvil ihalelerine yönelik talebin zayıflamadığına, ABD borsalarının rekor seviyelerde bulunduğuna ve doların yıl başına göre büyük ölçüde yatay seyrettiğine dikkat çekildi.
ISG, yatırımcılara risk tercihlerine uygun, çeşitlendirilmiş portföylerini korumalarını ve ABD varlıklarındaki ağırlığı sürdürmelerini tavsiye etti.





