Ekonomi

TCMB PPK TUTANAKLARI YAYIMLANDI

TCMB PPK TUTANAKLARI YAYIMLANDI

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 15 Nisan 2021 tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayınladı.

PPK özetinin tam metni şöyle:

"Enflasyon Gelişmeleri''

1. Mart ayında tüketici fiyatları yüzde 1,08 oranında yükselmiş,  yıllık enflasyon 0,58 puan artışla yüzde 16,19 olarak gerçekleşmiştir. Yıllık enflasyon enerji, hizmet ve temel mal gruplarında yükselirken,  gıda grubunda gerilemiştir. Bu görünüm altında, B ve C göstergelerinin  yıllık enflasyonları artmış, eğilimleri bir miktar gerilemekle  birlikte yüksek seviyelerini korumuştur.

2. Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları Mart ayında yüzde
1,13 oranında artmış, grup yıllık enflasyonu 0,96 puan düşüşle yüzde
17,44 olmuştur. Yıllık enflasyonu yüzde 14,98’e gerileyen işlenmemiş  gıda bu gelişmede belirleyici olurken, işlenmiş gıdada yıllık  enflasyon sınırlı bir şekilde artarak yüzde 19,87’ye yükselmiştir. İşlenmemiş gıda yıllık enflasyonundaki düşüşte, son dönemde olumlu bir  seyir izleyen taze meyve-sebze fiyatları öne çıkmıştır. Mevsimsellikten arındırılmış veriler, meyve ve sebze fiyatlarının Mart  ayında gerilediğine, diğer işlenmemiş gıda fiyatlarındaki artışın ise  yavaşladığına işaret etmektedir. İşlenmiş gıda fiyatları ise ocak ve şubat aylarındaki güçlü artışların ardından, Mart ayında bir miktar  yavaşlayarak yükselişini sürdürmüştür. Uluslararası yağ fiyatlarındaki  yükseliş eğilimi sürmüş, yurt içi katı-sıvı yağ fiyatlarındaki  artışlar hız kesmekle beraber devam etmiştir. Uzun bir süredir artış  eğiliminde olan uluslararası tarımsal emtia fiyatlarında son dönemde  daha ılımlı bir görünüm izlenmektedir. Öncü göstergeler, gıda yıllık  enflasyonunun Nisan ayının ilk yarısında da gerilediğine işaret  etmektedir.

3.    Enerji fiyatları mart ayında yüzde 0,09 ile belirgin bir değişim  göstermemiş, ancak grup yıllık enflasyonu baz etkisiyle 3,61 puan  yükselerek yüzde 12,43 olarak gerçekleşmiştir. Mart ayında tüpgaz ve  doğalgaz fiyatları yüzde 2,81 ve 0,93 oranlarında artarken, akaryakıt  fiyatları yüzde 0,69 oranında gerilemiştir. Uluslararası ham petrol  fiyatlarındaki yükseliş ve döviz kuru gelişmelerine karşın, eşel mobil  sistemi ve bu sistemin etkinliğini arttıran tavan fiyat uygulamasıyla  akaryakıt fiyatlarına yansımaların önüne geçilmiştir. Mevcut durumda  eşel mobil uygulaması, akaryakıt fiyatlarının doğrudan ve dolaylı  etkileri dikkate alındığında, önemli bir enflasyonist etkiyi bertaraf  etmektedir. Enerji grubu yıllık enflasyonundaki yukarı yönlü hareketin  baz etkisi nedeniyle Nisan ayında da devam edeceği öngörülmektedir.

4.    Temel mal fiyatları mart ayında yüzde 1,39 oranında yükselmiş,  grup yıllık enflasyonu 0,44 puan artışla yüzde 22,14 olmuştur. Yıllık  enflasyon, giyim ve ayakkabı ile diğer temel mallarda yükselirken,  dayanıklı mallarda sınırlı düşüş kaydetmiştir. Diğer temel mallarda  ilaç fiyatlarındaki düzenlemenin sarkan etkisinin yanı sıra döviz kuru  geçişkenliğinin yüksek olduğu konuta yönelik bakım-onarım ve kişisel  bakım gibi ürünlerdeki fiyat artışları öne çıkmıştır. Dayanıklı mal  fiyatları, tedarik zincirlerindeki sorunlar ve uluslararası  endüstriyel metal fiyatlarının etkisiyle Mart ayında sınırlı bir artış  kaydetmiştir. Bu dönemde mobilya ve otomobil fiyatları yükselirken,  elektrikli ve elektriksiz aletlerde fiyatların gerilemesi grup  fiyatlarındaki artışı sınırlamıştır.

5.    Hizmet fiyatları mart ayında yüzde 1,26 oranında artmış, grup  yıllık enflasyonu 0,82 puan yükselişle yüzde 12,56 olmuştur. Yıllık  enflasyon lokanta-otel, haberleşme ve diğer hizmetlerde artarken, kira  ve ulaştırmada yatay bir seyir izlemiştir. Mart ayında lokanta-otel  grubu fiyatlarında salgına bağlı tedbirlerin hafifletilmesine bağlı  olarak yüksek artışlar gözlenmiştir. Faaliyetin durakladığı süre  zarfında gerçekleşen maliyet artışları fiyatlara yansıtılırken,  kapasite sınırlamaları altında artan talep de fiyatlar üzerinde baskı  oluşturan bir diğer unsur olmuştur. Haberleşme hizmetleri fiyatlarının  yükselmesinde, özel iletişim vergisindeki artışların sarkan etkileri  belirleyici olmuştur. Diğer hizmetler içinde gruplandırılan kalemler  arasında eğitim ve eğlence hizmetleri yüksek fiyat artışlarıyla  olumsuz ayrışmışlardır. Eğlence hizmetleri fiyatlarındaki artışta  salgın tedbirlerinin hafifletilmesinin yansımaları izlenmiştir. Eğitim  hizmetleri fiyatlarındaki artışta ise özel okul ücretlerindeki geçmişe  endeksleme davranışının yanı sıra geçici KDV indirimlerinin sona  ermesi etkili olmuştur.

6.    TCMB Beklenti Anketi sonuçlarına göre katılımcıların enflasyon  beklentileri Nisan ayında artmıştır. Cari yıl sonu enflasyon  beklentisi 1,58 puan artışla yüzde 13,12 seviyesinde oluşurken,  gelecek on iki aya ilişkin enflasyon beklentisi 0,79 puan artışla  yüzde 11,26’ya, gelecek yirmi dört ay beklentisi ise 0,37 puan artışla  yüzde 9,55’e yükselmiştir.

Enflasyonu Etkileyen Unsurlar ve Riskler

7.    Salgına bağlı olarak 2020 yılında sert daralan küresel ekonomi,  destekleyici politikalar ve aşılama sürecindeki olumlu gelişmelerin  etkisiyle toparlanmaya devam etmektedir. Bu iyileşme sürecinde,  özellikle imalât sanayi faaliyeti ve küresel ticaretteki ivmelenme  belirleyici olmaktadır. Ancak, devam eden aşılama çalışmalarına karşın  salgın hastalığın seyrine ilişkin belirsizliklerin sürmesi küresel  ekonomiye ilişkin riskleri canlı tutmaktadır. Bu dönemde, emtia  fiyatlarındaki artış eğilimi hız kesmiştir.

8.    Gelişmiş ülkelerde büyümeye ilişkin beklentilerde gözlenen  iyileşmeye paralel olarak yükselen küresel enflasyon beklentilerinin  uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri önemini  korumaktadır. Uzun vadeli tahvil faizleri gelişmiş ülke para  politikalarına ilişkin belirsizliklere ve küresel finansal piyasalarda  dalgalanmaya yol açmaktadır. Bununla birlikte Kurul, küresel enflasyon  baskılarının para politikalarında mevcut öngörülerden daha erken bir  sıkılaşmaya neden olabileceğine işaret etmiş  küresel finansal  piyasalarda veri duyarlılığının ve buna bağlı oynaklıkların artacağı  bir döneme girildiği yönündeki görüşünü korumuştur.

9.    Gelişmekte olan ülkelerin portföy piyasalarına girişler bir  önceki PPK toplantısından sonraki dönemde, borçlanma senedi  piyasalarında artarak devam ederken, hisse senedi piyasalarında daha  ılımlı seyretmiştir. Gelişmiş ülkelerde uzun vadeli tahvil  faizlerindeki oynaklık gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy  akımlarına yönelik riskleri canlı tutmaktadır.

10.    Döviz kuru gelişmelerinin de etkisiyle Mart ayında üretici  fiyatlarında genele yayılan güçlü bir artış görülmüştür. Emtia  fiyatlarında son dönemde bir miktar yavaşlama gözlenmektedir. Bununla  birlikte tedarik zincirlerindeki aksaklıklardan kaynaklanan  enflasyonist etkiler sürmektedir.

11.    Ticari kredilerde ılımlı bir seyir gözlenirken, finansal  koşullardaki sıkılaşmaya rağmen bireysel kredi büyümesinde yükseliş  eğilimi görülmektedir. Talep ve maliyet yönlü enflasyonist etkilerin  devam ettiği değerlendirmesinde bulunan Kurul, Ocak Enflasyon
Raporu’nda paylaşılan yıl sonu tahmin hedefi üzerindeki risklerin  yukarı yönlü olduğu değerlendirmesini korumuştur.

12.    Salgının sınırlayıcı etkilerine rağmen, iç ve dış talep  kaynaklı olarak yurt içi iktisadi faaliyet güçlü seyretmektedir. Sanayi üretimi Ocak-Şubat ayları ortalaması itibarıyla bir önceki  çeyreğe göre yüzde 2,3 oranında artmış ve salgının bu dönemdeki  kısıtlayıcı etkilerine rağmen güçlü bir artış kaydederek uzun dönem  eğiliminin üzerinde seyretmeye devam etmiştir. İmalat sanayi  faaliyetindeki kuvvetli ivme, ara malları ve dayanıklı tüketim  mallarında daha belirgin olmak üzere, sektörler itibarıyla geniş bir  yayılım sergilemiştir. Öte yandan, salgın kısıtlamalarından olumsuz  etkilenen hizmet sektörlerindeki zayıf seyir sürmektedir.

13.    Şubat ayında tarım dışı istihdam yatay seyretmiş ve katılım  oranındaki artışla toplam ve tarım dışı işsizlik oranları 0,7 puan  yükselerek sırasıyla yüzde 13,4 ve yüzde 15,3 olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemde hizmet ve inşaat istihdamı artarken, sanayi istihdamı  gerilemiştir.

14.    İlk çeyreğe ilişkin açıklanan veriler ekonominin döngüsel  durumuna ilişkin olarak iktisadi faaliyetin potansiyelin üstünde  kalmaya devam ettiğine ve toplam talep koşullarının enflasyonist  düzeylerdeki seyrini sürdürdüğüne işaret etmektedir. Yüksek frekanslı  veriler, kredi gelişmeleri ve kontrollü normalleşmeyle birlikte  iktisadi faaliyetin güçlü seyrini koruduğuna işaret etmekle birlikte  önümüzdeki dönemde salgının gidişatı ve aşılama sürecine bağlı olarak  iktisadi faaliyet üzerinde her iki yönde riskler bulunmaktadır.

15.    İhracattaki artış ve altın ithalatındaki gerilemeye rağmen,  güçlü iç talep ve emtia fiyatları cari işlemler dengesini olumsuz  etkilemeye devam etmektedir. Geçici veriler, ithalatın Mart ayında  birim değer artışlarına ek olarak miktar bazında da arttığına işaret  etmektedir. Ocak ayının ikinci yarısından itibaren yavaşlayan altın  ithalatının son dönemde tarihsel ortalamalarının da altına inmesi, dış  ticaret hadlerinin cari denge üzerindeki olumsuz etkisini  sınırlamaktadır. Diğer taraftan, hem Avrupa hem de Avrupa dışına  yapılan ihracat artmaktadır. Mevcut eğilimler, yıllıklandırılmış cari  dengenin yılın ikinci çeyreğinden itibaren iyileşmeye başlayacağına  işaret etmektedir. Kurul, bazı ticaret ortaklarında sıkılaştırılan  salgın kısıtlamalarının ve başta otomotiv olmak üzere bazı sektörlerde  yaşanan tedarik sıkıntılarının cari işlemler dengesi üzerinde aşağı  yönlü risk unsuru olabileceğine dikkat çekmiştir. Kurul, iktisadi  faaliyetteki toparlanmanın sürekliliği ve finansal istikrar açısından  cari işlemler dengesindeki seyrin önemine yaptığı vurguyu yinelemiştir.

Para Politikası

16.    Para politikası duruşu, enflasyon görünümüne yönelik yukarı  yönlü riskler dikkate alınarak, temkinli bir yaklaşımla enflasyonun  kalıcı olarak düşürülmesi ve fiyat istikrarı hedefine ulaşılması  odağında belirlenecektir. Bu doğrultuda politika duruşu, enflasyon  gelişmeleri ve enflasyon beklentileri dikkate alınarak dezenflasyon  sürecini en kısa sürede tesis edecek ve orta vadeli hedeflere  ulaşıncaya kadar bunun sürekliliğini sağlayacak bir sıkılık düzeyinde  belirlenmeye devam edilecektir.

17.    Talep ve maliyet unsurları, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve  enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler, fiyatlama davranışları  ve enflasyon görünümü üzerinde risk oluşturmaya devam etmektedir.
Mevcut parasal duruşun krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı  etkilerinin önümüzdeki dönemde belirginleşeceği öngörülmektedir. Bu  doğrultuda Kurul, politika faizini yüzde 19 düzeyinde sabit tutarak  sıkı parasal duruşun korunmasına karar vermiştir.

18.    Sıkı parasal duruş  enflasyon beklentileri, fiyatlama  davranışları ve finansal piyasa gelişmeleri bağlamında dışsal ve  geçici oynaklıklara karşı önemli bir tampon işlevi görecektir.

19.    TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm  araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Enflasyonda kalıcı  düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5  hedefine ulaşıncaya kadar politika faizi, güçlü dezenflasyonist etkiyi  muhafaza edecek şekilde, enflasyonun üzerinde bir düzeyde  oluşturulmaya devam edilecektir.

20.    Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk  primlerindeki düşüş, ters para ikâmesinin başlaması, döviz  rezervlerinin artış eğilimine girmesi ve finansman maliyetlerinin  kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal  istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve  istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için  uygun zemin oluşacaktır.

21.    Kredi piyasası ve iktisadi faaliyete ilişkin göstergelerin yanı  sıra döviz kuru oynaklığı ve ithalat fiyatlarındaki gelişmeler  doğrultusunda enflasyon üzerindeki talep ve maliyet yönlü etkiler  önemini korumaktadır. Yurt içi talep, uluslararası fiyatlar ve küresel  risk iştahına ilişkin görünüm, ödemeler dengesine yönelik dış  finansman ihtiyacı kaynaklı riskleri canlı tutmaktadır. Kurul, para  politikasında fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda finansal istikrara  yönelik riskleri de gözeten bir yaklaşım sergilemeyi sürdürecektir.

22.    Kurul, fiyat istikrarının sağlanması için, güçlü bir politika  koordinasyonuyla tüm paydaşları içeren bütüncül bir makro politika  bileşimine ihtiyaç bulunduğu değerlendirmesini yinelemiştir.

23.    Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir  çerçevede almaya devam edecektir.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar