Ekonomi

AB referandumu yaklaşırken İzlanda’da euro tartışması

AB referandumu yaklaşırken İzlanda’da euro tartışması

İzlanda’da Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmayacağına ilişkin referandum yaklaşırken, ülkenin ulusal para birimi kronu bırakıp euroya geçme ihtimali de kamuoyunda yoğun şekilde tartışılıyor. Ekonomik istikrar, faiz oranları ve rekabet gücü gibi başlıklar, referandum sürecinin en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor.

AB referandumu yeni tartışmaları beraberinde getirdi

29 Ağustos'ta yapılacak referandumda seçmenler, 2015 yılında dondurulan Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmayacağı konusunda karar verecek. Ancak üyelik görüşmelerinin ötesinde, euroya geçiş konusu da siyasi ve ekonomik tartışmaların merkezine yerleşmiş durumda.

Anketler, İzlandalıların önemli bir bölümünün AB ile müzakerelerin yeniden başlamasını desteklediğini gösterirken, üyelik konusunda toplumdaki görüş ayrılığı dikkat çekiyor.

Euro ve kron tartışması öne çıkıyor

Euroya geçişi savunan kesimler, İzlanda'nın yüksek faiz oranlarının ve finansman maliyetlerinin kron kaynaklı olduğunu savunuyor. Ülkede politika faizi yüzde 7,75 seviyesinde bulunurken, euro bölgesinde bu oran yaklaşık yüzde 2 düzeyinde seyrediyor.

Buna karşın euro karşıtları, bağımsız para politikası sayesinde İzlanda'nın ekonomik kriz dönemlerinde daha esnek hareket edebildiğini ve ulusal para biriminin önemli avantajlar sunduğunu belirtiyor.

İzlanda Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan raporda, kronun maliyetlerinin faydalarından daha ağır bastığı değerlendirilirken, ülkenin rekabet gücünde son yıllarda zayıflama yaşandığına dikkat çekildi.

Merkez Bankası reform şartına dikkat çekti

İzlanda Merkez Bankası Başkanı Asgeir Jonsson ise euroya geçiş için yalnızca siyasi kararın yeterli olmayacağını vurguladı. Jonsson'a göre özellikle iş gücü piyasası başta olmak üzere kurumsal yapıda kapsamlı reformlar yapılmadan euroya geçiş sağlıklı sonuç vermeyebilir.

Merkez Bankası, düşük faizli euro sistemine geçişin kısa vadede enflasyonist baskıları artırabileceği uyarısında bulunurken, bağımsız para politikasının 2008 küresel krizinden sonra ülkeye önemli avantajlar sağladığını belirtiyor.

Uzmanlar, referandum sürecinin yalnızca AB üyeliği açısından değil, İzlanda'nın gelecekteki ekonomik modeli ve para politikası tercihleri açısından da kritik önem taşıdığı görüşünde birleşiyor.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar