Ekonomi

ABD hizmet sektörü martta büyümeyi sürdürdü: ISM hizmetler PMI 54’e geriledi

ABD hizmet sektörü martta büyümeyi sürdürdü: ISM hizmetler PMI 54’e geriledi

ABD’de hizmet sektörüne ilişkin mart ayı verileri, ekonomik faaliyetin genişlemeye devam ettiğini ancak önceki aya göre ivme kaybettiğini ortaya koydu. Tedarik Yönetimi Enstitüsü’nün (ISM) açıkladığı Hizmetler PMI verisi martta yüzde 54 seviyesinde gerçekleşti. Böylece endeks, üst üste 21’inci ayda da 50 eşik değerinin üzerinde kalarak hizmet ekonomisindeki büyümenin sürdüğüne işaret etti.

Şubat ayında yüzde 56,1 olarak ölçülen endeksin martta 2,1 puan gerilemesine rağmen, açıklanan seviye Ekim 2024’ten bu yana görülen en güçlü ikinci performans olarak kayda geçti. Veriler, ABD ekonomisinde hizmetler tarafının halen canlı kaldığını gösterirken, alt kalemlerdeki farklı yönlü hareketler dikkat çekti.

HİZMETLER PMI 21 AYDIR GENİŞLEME BÖLGESİNDE

ISM Hizmet Sektörü İşletmeleri Anketi Komitesi Başkanı Steve Miller, mart ayı verilerinin hizmet ekonomisinde büyümenin sürdüğünü ancak bazı alanlarda belirgin yavaşlamalar yaşandığını gösterdiğini belirtti. Hizmetler PMI’ın yüzde 54’e inmesine karşın halen güçlü görünümünü koruduğunu vurgulayan Miller, özellikle yeni siparişlerdeki hızlanmanın dikkat çekici olduğunu ifade etti.

Mart ayında Hizmetler PMI’ın yüzde 54 seviyesinde gerçekleşmesi, ABD hizmet sektöründe genişlemenin devam ettiğini ve ekonominin dirençli yapısını koruduğunu ortaya koydu.

İş faaliyetleri endeksi ise martta yüzde 53,9’a geriledi. Şubat ayında yüzde 59,9 seviyesinde bulunan bu endeksin 6 puanlık düşüş göstermesi, hizmet şirketlerinde faaliyet artışının sürdüğünü ancak hızın yavaşladığını gösterdi. Söz konusu seviye aynı zamanda Eylül 2025’ten bu yana görülen en düşük iş aktivitesi verisi oldu.

YENİ SİPARİŞLER GÜÇLÜ KALDI

Mart ayı verilerinde öne çıkan en güçlü başlıklardan biri yeni siparişler oldu. Yeni Siparişler Endeksi yüzde 60,6’ya yükselerek şubat ayındaki yüzde 58,6 seviyesini 2 puan aştı. Böylece endeks, Şubat 2023’ten bu yana en yüksek değerine ulaşmış oldu.

Yeni siparişlerdeki bu artış, şirketlerin önümüzdeki döneme ilişkin talep görünümünün tamamen bozulmadığını, aksine bazı sektörlerde alımların ve proje başlangıçlarının hız kazandığını gösterdi. Dijital dönüşüm, bulut çözümleri, yazılım altyapısı ve kurumsal verimlilik yatırımlarının bu tabloyu destekleyen unsurlar arasında yer aldığı belirtildi.

Yeni Siparişler Endeksi’nin yüzde 60,6’ya çıkması, hizmet sektöründe talep cephesinin güçlü kaldığını ve sipariş akışının hızlandığını gösterdi.

Mart ayında yeni siparişlerde artış bildiren sektör sayısının 14’e ulaşması da bu görünümü destekledi. Gayrimenkul, toptan ticaret, finans ve sigorta, ulaştırma, konaklama, profesyonel hizmetler ve bilgi sektörleri talep artışının sürdüğü alanlar arasında sıralandı. Buna karşılık yeni siparişlerde daralma bildiren tek sektör perakende ticaret oldu.

İSTİHDAM ENDEKSİ DÖRT AY SONRA DARALMAYA DÖNDÜ

Raporda en dikkat çekici zayıflama istihdam tarafında görüldü. İstihdam Endeksi martta yüzde 45,2’ye gerileyerek dört ay aradan sonra yeniden daralma bölgesine geçti. Şubat ayında yüzde 51,8 olarak açıklanan endeksin 6,6 puan düşmesi, hizmet sektöründe işe alım iştahının belirgin şekilde zayıfladığına işaret etti.

İstihdam verisindeki bu geri çekilme, yeni siparişlerdeki güçlenmeye rağmen şirketlerin iş gücü planlamasında daha temkinli davrandığını gösterdi. Bazı katılımcılar personel seviyelerinin yeterli olduğunu, ancak katılım oranlarında düşüş gözlendiğini ifade ederken, bazı şirketler ise maliyet baskıları nedeniyle istihdam tarafında ihtiyatlı davrandıklarını bildirdi.

İstihdam Endeksi’nin yüzde 45,2’ye düşmesi, hizmet sektöründe büyüme sürse de şirketlerin işe alım konusunda daha temkinli bir döneme geçtiğine işaret etti.

Mart ayında istihdam artışı bildiren sektör sayısı beşte kalırken, azalış bildiren sektör sayısı altıya yükseldi. Gayrimenkul, bilgi teknolojileri, tarım, ulaştırma, perakende ve kamu yönetimi tarafında istihdamda gerileme kaydedildi.

TEDARİKÇİ TESLİMATLARINDA YAVAŞLAMA BELİRGİNLEŞTİ

Tedarikçi Teslimatları Endeksi martta yüzde 56,2’ye yükseldi. Şubat ayında yüzde 53,9 olan endeksin 2,3 puan artması, teslimat sürelerinde daha belirgin bir yavaşlamaya işaret etti. ISM metodolojisine göre bu endekste 50’nin üzerindeki değerler, teslimatların hızlandığını değil yavaşladığını gösteriyor.

Bu tablo, tedarik zincirinde baskıların sürdüğünü ve şirketlerin ürün ile hizmet temin süreçlerinde daha uzun bekleme süreleriyle karşı karşıya kaldığını ortaya koydu. Orta Doğu’daki çatışmalar, nakliye sorunları, hava koşullarına bağlı aksamalar ve uçuş iptalleri teslimat performansındaki bozulmanın temel nedenleri arasında sayıldı.

Hizmet şirketlerinden gelen değerlendirmeler de lojistik sıkıntıların sürdüğüne işaret etti. Bazı katılımcılar kamyon tedarikinde sorun yaşandığını, bazıları ise üretici ve tedarikçilerden kaynaklanan sipariş gecikmelerinin arttığını belirtti.

FİYAT BASKISI SON YILLARIN EN SERT SEVİYESİNE ÇIKTI

Mart verilerinde en çarpıcı başlıklardan biri de fiyat endeksi oldu. Hizmet sektöründe maliyetlerin yönünü gösteren Fiyat Endeksi yüzde 70,7’ye yükseldi. Şubat ayında yüzde 63 olan endeksin 7,7 puan artması, Ekim 2022’den bu yana görülen en yüksek seviyeye işaret etti.

Bu artış, enerji ve yakıt maliyetlerindeki yükselişin yanı sıra kereste, bakır, çelik, yazılım lisansları, ulaşım ve işçilik kalemlerinde görülen maliyet baskılarının belirgin şekilde arttığını ortaya koydu. Hizmet sektöründe fiyatların 106 aydır kesintisiz artıyor olması da enflasyonist baskının halen güçlü seyrettiğini gösterdi.

Özellikle İran kaynaklı jeopolitik gerilim, petrol ve akaryakıt fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, buna bağlı olarak lojistik, ulaşım ve tedarik maliyetleri de yükseldi. Şirketlerin önemli bölümü, daha pahalı enerji ve taşımacılık şartlarının marjlar üzerinde baskı yarattığını bildirdi.

STOKLAR VE SİPARİŞ BİRİKİMİ GENİŞLEMEDE KALDI

Stok Endeksi martta yüzde 54,8 seviyesinde gerçekleşti. Her ne kadar şubat ayındaki yüzde 56,4’e göre 1,6 puanlık gerileme yaşansa da, endeks büyüme bölgesinde kalmayı sürdürdü. Şirketlerin önemli bir bölümü, jeopolitik riskler ve olası arz aksaklıklarına karşı ek stok oluşturduklarını bildirdi.

Envanter Duyarlılık Endeksi ise yüzde 54,3 oldu. Böylece endeks 35’inci ay üst üste “çok yüksek” bölgesinde kaldı. Bu durum, firmaların mevcut stok seviyelerini iş ihtiyaçlarına kıyasla halen yüksek gördüğünü ortaya koydu.

Sipariş birikimi de mart ayında genişlemeyi sürdürdü. Siparişlerin Birikmişliği Endeksi yüzde 53,6 olarak ölçüldü. Şubat ayındaki yüzde 55,9 seviyesine göre gerileme yaşansa da, endeks üst üste ikinci ay büyüme bölgesinde kaldı. Bu tablo, talebin tamamen zayıflamadığını ve bazı sektörlerde iş yükünün devam ettiğini gösterdi.

İHRACATTA YAVAŞLAMA, İTHALATTA HIZLANMA

Yeni İhracat Siparişleri Endeksi martta yüzde 50,7’ye geriledi. Şubat ayında yüzde 57,2 seviyesinde bulunan endeksin 6,5 puan düşmesi, dış talepte büyümenin sürdüğünü ancak belirgin şekilde yavaşladığını gösterdi. Orta Doğu’daki enerji müşterilerinin güvenlik riskleri nedeniyle teslimat kabul etmemesi, ihracat tarafındaki yavaşlamanın dikkat çeken nedenleri arasında yer aldı.

İthalat Endeksi ise yüzde 55,2’ye yükselerek şubat ayındaki yüzde 51,8 seviyesinin 3,4 puan üzerine çıktı. Şirketlerin jeopolitik risklere karşı önlem amacıyla ithal girdi alımlarını artırdığı, bazı ürünlerde stok güvenliği sağlamak için önceden yükleme yaptığı görüldü.

İRAN GERİLİMİ VE PETROL FİYATLARI RAPORA DAMGA VURDU

Mart ayı anketinde katılımcı yorumlarının önemli bölümünde İran ile ilgili çatışmaların ve Orta Doğu’daki gerilimin etkileri öne çıktı. Şirketler, yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu yukarı çekebileceğini, satın alma gücünü baskılayabileceğini ve genel maliyet yapısını bozabileceğini ifade etti.

Ulaştırma ve depolama sektöründe faaliyet gösteren şirketler, yakıt maliyetlerindeki yükselişin havayolu başta olmak üzere operasyonel giderleri belirgin biçimde artırdığını bildirdi. Toptan ticaret tarafında ise Hürmüz Boğazı’na ilişkin risklerin, hava taşımacılığı dahil lojistik maliyetleri yükselttiği ve nihai maliyetleri ağırlaştırdığı vurgulandı.

İnşaat, finans, sigorta, bilgi teknolojileri ve profesyonel hizmetler gibi alanlarda faaliyet gösteren firmalar da hem tedarik zinciri hem de fiyatlama tarafında jeopolitik gelişmeleri yakından izlediklerini belirtti. Raporda, mart ayında tarifelerden çok İran bağlantılı belirsizliklerin öne çıktığı değerlendirmesi yapıldı.

13 SEKTÖR BÜYÜDÜ, 3 SEKTÖR DARALDI

Mart ayında toplam 13 hizmet sektörü büyüme kaydetti. Büyüme gösteren sektörler sırasıyla toptan ticaret, şirket yönetimi ve destek hizmetleri, finans ve sigorta, konaklama ve yiyecek hizmetleri, ulaşım ve depolama, eğitim hizmetleri, madencilik, inşaat, kamu hizmetleri, diğer hizmetler, gayrimenkul-kiralama-leasing, profesyonel-bilimsel-teknik hizmetler ve bilgi oldu.

Daralma bildiren sektörler ise perakende ticaret, tarım-ormancılık-balıkçılık-avcılık ve kamu yönetimi olarak sıralandı. Bu dağılım, hizmet sektöründe büyümenin genele yayılmaya devam ettiğini ancak bazı alanlarda baskının belirginleştiğini gösterdi.

GENEL EKONOMİDE BÜYÜME SİNYALİ KORUNDU

ISM verilerine göre hizmetler PMI’ın yüzde 54 seviyesinde bulunması, ABD genel ekonomisinin büyüme çizgisinde kalmaya devam ettiğine işaret ediyor. Tarihsel ilişkilere göre yüzde 48,1’in üzerindeki Hizmetler PMI seviyesi, genel ekonomide genişleme anlamına geliyor. Mart ayı verisi bu açıdan değerlendirildiğinde, ABD ekonomisinin 70’inci ay üst üste büyüme bölgesinde kaldığı görülüyor.

Steve Miller, Hizmetler PMI ile genel ekonomik büyüme arasındaki tarihsel ilişkinin mart ayındaki yüzde 54’lük seviyenin yıllık bazda reel GSYH’de yaklaşık 1,9 puanlık artışa karşılık geldiğini gösterdiğini belirtti. Bu da hizmet sektöründeki genişlemenin, büyümenin ana dayanaklarından biri olmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Öte yandan mart ayı raporu, büyümenin niteliğine ilişkin daha temkinli bir tablo da sundu. Yeni siparişler güçlü, ithalat canlı ve faaliyetler büyüme bölgesinde kalırken; istihdamdaki sert düşüş, teslimatlardaki yavaşlama ve fiyat baskısındaki güçlü artış, önümüzdeki döneme ilişkin risklerin sürdüğünü gösterdi.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar