Ekonomi

ABD'de emeklilik sistemi için yeni vergi hazırlığı

ABD'de emeklilik sistemi için yeni vergi hazırlığı

Sosyal Güvenlik sistemi için hazırlanan yeni değerlendirme, ABD'de emeklilik sisteminin uzun vadeli mali dengesine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Haziran ayında yayımlanan yıllık rapora göre Sosyal Güvenlik Güven Fonu'nun 2032 yılının sonlarına doğru tükenmesi beklenirken, bağımsız iş gücü ve gig ekonomisine yönelik yeni prim modeli önerileri sistemin sürdürülebilirliği açısından öne çıkıyor.

 Sosyal güvenlik fonunda 2032 uyarısı

ABD Sosyal Güvenlik İdaresi'nin yıllık raporunda, Yaşlılık ve Dul-Yetim Sigortası (OASI) Güven Fonu'nun 2032 yılının sonlarına doğru rezervlerini tüketmesinin beklendiği belirtildi. Bir önceki raporda fonun 2033 yılının başlarında tükeneceği öngörülürken, son tahmin bu tarihin daha da öne çekildiğini ortaya koydu.

Raporda, uzun vadeli mali dengesizliğin ilk kez 1985 yılında gündeme geldiği hatırlatılırken, yaklaşık 40 yılı aşkın süredir çözüm bekleyen yapısal sorunların devam ettiği ifade edildi. Mevcut yasalar korunursa fon rezervlerinin tükenmesinin ardından sistem yalnızca elde edilen vergi gelirleriyle ödeme yapabilecek.

Fon rezervlerinin tükenmesi halinde emeklilik ödemelerinde otomatik kesinti riski bulunurken, Kongre'nin yeni finansman düzenlemeleri üzerinde çalışması bekleniyor.

Vergi tavanı ve prim oranları öne çıkıyor

Kamuoyu araştırmalarına göre Amerikalıların büyük bölümü emeklilik maaşlarında kesinti yapılması yerine vergi düzenlemeleriyle sistemin desteklenmesini tercih ediyor.

Öne çıkan öneriler arasında Sosyal Güvenlik vergisine tabi ücret tavanının kaldırılması ve bordro vergisi oranlarında sınırlı artış yapılması yer alıyor. Mevcut uygulamada 184 bin 500 doların üzerindeki gelirler Sosyal Güvenlik vergisine tabi tutulmuyor. Değerlendirmelere göre bu iki düzenleme birlikte uygulandığında 75 yıllık finansman açığının yaklaşık yüzde 87'si karşılanabiliyor.

Bağımsız çalışanların prim sistemi tartışılıyor

Sosyal Güvenlik sisteminde kendi hesabına çalışanların vergi yapısı uzun yıllardır tartışma konusu olmayı sürdürüyor.

Bordrolu çalışanlarda Sosyal Güvenlik primi işçi ve işveren arasında yüzde 6,2'şer oranında paylaşılırken, serbest çalışanlar hem işçi hem de işveren payını üstleniyor. 1983 yılında yapılan düzenlemeyle bağımsız çalışanların ödediği toplam oran işçi ve işveren paylarının toplamına eşitlendi. Buna karşılık gelir vergisinde belirli indirimler uygulanmaya başlandı.

Uzmanlara göre mevcut yapı girişimciler açısından maliyeti artırırken gelirlerin eksik beyan edilmesini de teşvik edebiliyor. Bu durum hem vergi gelirlerinde milyarlarca dolarlık kayba hem de gelecekte alınacak emeklilik maaşlarının düşmesine neden olabiliyor.

Gig ekonomisi için yeni prim modeli önerisi

Bağımsız çalışanların sayısındaki artışla birlikte gig ekonomisinin Sosyal Güvenlik sistemine katkısı da yeniden tartışılıyor.

Önerilerden biri, bağımsız çalışanlara ödeme yapan şirketlerden ilave Sosyal Güvenlik katkısı alınmasını içeriyor. Kamuoyunda "1099 vergisi" veya "1099 ücreti" olarak adlandırılan model kapsamında şirketlerin bağımsız yüklenicilere yaptıkları ödemeler üzerinden yüzde 6,2 oranında katkı sağlaması öneriliyor.

Alternatif modelde ise şirketlerin düzenlediği 1099 formu sayısına göre kademeli bir ücret uygulanması gündeme geliyor. Böylece bağımsız çalışan kullanım oranı arttıkça şirketlerin sisteme daha fazla katkı yapması hedefleniyor.

Yanlış sınıflandırma sorunu büyüyor

ABD'de iş gücü piyasasında "misclassification" olarak adlandırılan yanlış sınıflandırma uygulaması da dikkat çekiyor.

Bu uygulamada bordrolu çalışan olarak istihdam edilmesi gereken kişiler bağımsız yüklenici statüsünde gösteriliyor. Böylece işverenler bordro vergileri ve bazı iş hukuku yükümlülüklerinden kaçınabiliyor.

ABD Hazine Bakanlığı'nın 2017 tarihli raporunda, 2001 yılından sonra serbest çalışmadaki büyümenin önemli bölümünün bağımsız yüklenici modeli ve yanlış sınıflandırmadan kaynaklandığı belirtilmişti. Çalışma Bakanlığı konuya ilişkin düzenlemeler yayımlasa da uygulamadaki denetimlerin sınırlı kaldığı ifade ediliyor.

Yeni model kapsamında şirketlerin bağımsız çalışanlar için de Sosyal Güvenlik sistemine katkı yapması, hem fon gelirlerini artırmayı hem de yanlış sınıflandırmayı azaltmayı amaçlıyor.

Dijital platformlar da kapsama alınabilir

Önerilen düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde araç paylaşımı, yemek teslimatı ve dijital hizmet platformları üzerinden faaliyet gösteren şirketlerin de Sosyal Güvenlik sistemine ek katkı sağlaması gündeme gelebilir.

Mevcut yapıda milyonlarca bağımsız çalışan dijital platformlar aracılığıyla hizmet verirken, bu şirketler klasik işverenlerin ödediği Sosyal Güvenlik primlerini aynı kapsamda üstlenmiyor. Yeni finansman modeliyle sistemin gelir tabanının genişletilmesi ve farklı çalışma modelleri arasında daha dengeli bir yapı oluşturulması hedefleniyor.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar