ABD’de işsizlik başvuruları şaşırttı: İş gücü piyasasında beklentileri bozan veri
ABD iş gücü piyasası, yeni haftaya beklentilerin altında kalan işsizlik sigortası başvurularıyla girdi. Açıklanan son veriler, istihdam cephesinde dirençli görünümün sürdüğüne işaret ederken, ekonomistlerin tahminlerini de boşa çıkardı.
VERİLER NE SÖYLÜYOR?
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından yayımlanan mevsimsellikten arındırılmış rakamlara göre, 17 Ocak ile sona eren haftada ilk kez işsizlik maaşı için başvuranların sayısı 200 bin olarak kaydedildi. Bu sonuç, önceki haftaya kıyasla yalnızca 1 bin kişilik sınırlı bir artış anlamına geliyor. Önceki haftanın verisi ise 198 binden 199 bine yukarı yönlü revize edildi.
Ekonomistlerin piyasa beklentisi başvuruların 212 bin seviyesine yükselmesi yönündeydi. Gerçekleşen rakam, iş gücü piyasasının öngörülenden daha sıkı kaldığını ortaya koydu.
DÖRT HAFTALIK ORTALAMA GERİLEDİ
Kısa vadeli dalgalanmaları yumuşatan dört haftalık hareketli ortalama, 3 bin 750 kişi azalarak 201 bin 500 seviyesine geriledi. Bu seviye, 13 Ocak 2024’ten bu yana görülen en düşük dört haftalık ortalama olarak kayıtlara geçti. Önceki haftaya ait ortalama da 205 binden 205 bin 250’ye revize edildi.
SİGORTALI İŞSİZLİKTE SON DURUM
10 Ocak ile biten haftada sigortalı işsizlik oranı %1,2 düzeyinde sabit kaldı. Aynı dönemde sigortalı işsiz sayısı 26 bin kişi azalarak 1 milyon 849 bine indi. Önceki haftanın verisi de 1 milyon 884 binden 1 milyon 875 bine aşağı yönlü güncellendi.
Sigortalı işsizlere ilişkin dört haftalık ortalama ise 16 bin 250 kişilik düşüşle 1 milyon 870 bin 750 olarak hesaplandı. Bir önceki haftanın ortalaması da 1 milyon 889 bin 250’den 1 milyon 887 bine çekildi.
PİYASALAR NEYİ OKUYOR?
Bu tablo, ABD iş gücü piyasasının güçlü seyrini koruduğunu ve istihdam tarafında belirgin bir bozulma sinyali vermediğini gösteriyor.
Beklentilerin altında kalan başvurular, ekonomik aktivitenin halen canlı olduğuna işaret ediyor.
Dört haftalık ortalamadaki gerileme ise işten çıkarmaların sınırlı kaldığını teyit ediyor.
Analistler, bu görünümün para politikası beklentileri üzerinde de etkili olabileceğine dikkat çekiyor.
