ABD’den 60 ülkeyi kapsayan yeni gümrük vergisi hamlesi
ABD yönetimi, küresel ticarette yeni bir tartışma başlatacak kapsamlı bir tarife planını gündeme taşıdı. Başkan Donald Trump yönetimi, zorla çalıştırılarak üretilen ürünlerin uluslararası ticarette yer almaya devam etmesinin Amerikan şirketleri ve çalışanları üzerinde haksız rekabet oluşturduğunu belirterek onlarca ülkeyi kapsayan yeni gümrük vergileri önerdi.
ABD Ticaret Temsilciliği Ofisi (USTR), Ticaret Yasası’nın 301. maddesi kapsamında yürütülen soruşturmaların tamamlandığını ve incelenen ülkelerin zorla çalıştırma yoluyla üretilen malların ithalatını engelleme konusunda yetersiz kaldığını açıkladı.
USTR’DEN 60 EKONOMİYE YÖNELİK KAPSAMLI TARİFE TEKLİFİ
Hazırlanan taslağa göre, zorla çalıştırılarak üretildiği değerlendirilen ürünlerin ticaretine karşı yeterli önlem almayan yaklaşık 60 ekonomi yeni gümrük vergileriyle karşı karşıya kalabilecek.
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, birçok ticaret ortağının bu konuda gerekli adımları atmamasının Amerikan ticaretine zarar verdiğini belirterek, mevcut durumun sürdürülemez olduğunu ifade etti.
ABD yönetimi, zorla çalıştırma kaynaklı ürünlerin küresel ticarette dolaşımını engellemek amacıyla en az yüzde 10 oranında ek gümrük vergisi uygulanmasını önerdi.
Yeni düzenleme, küresel tedarik zincirlerinde önemli değişikliklere yol açabilecek potansiyele sahip görülüyor.
YÜZDE 10 VE YÜZDE 12,5’LİK EK VERGİLER GÜNDEMDE
Teklif kapsamında zorla çalıştırma ürünlerine yönelik ithalat yasaklarını yürürlüğe koyan, ticaret anlaşmaları çerçevesinde bu konuda taahhütte bulunan veya kısmi kısıtlamalar uygulayan ülkeler için yüzde 10 oranında ek vergi öngörülüyor.
Bu kapsamın dışında kalan ve yeterli önlem almadığı değerlendirilen ekonomiler ise yüzde 12,5 oranında ilave tarifelerle karşılaşabilecek.
Taslak düzenleme, küresel ticaretin önemli aktörlerini kapsarken birçok ülke için yeni maliyet risklerini beraberinde getiriyor.
USTR yetkilileri, önerilen vergilerin temel amacının adil rekabet koşullarını güçlendirmek ve Amerikan üreticilerini korumak olduğunu vurguluyor.
ÇİN, HİNDİSTAN, JAPONYA VE GÜNEY KORE DE LİSTEDE
Soruşturma kapsamına alınan ülkeler arasında Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Birleşik Krallık, Avustralya, Brezilya ve Vietnam gibi ABD’nin önemli ticaret ortakları bulunuyor.
Ayrıca Avrupa Birliği, Kanada, Meksika, Endonezya ve Pakistan’ın da mevcut zorla çalıştırma yasaklarını etkili şekilde uygulamadıkları gerekçesiyle eleştirildiği belirtildi.
Washington yönetimi, söz konusu ülkelerin ithalat denetimlerini güçlendirmemesinin küresel ticarette fiyat avantajı yarattığını ve bunun Amerikan işletmeleri açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu savunuyor.
AMERİKAN ŞİRKETLERİNE HAKSIZ REKABET VURGUSU
Jamieson Greer yaptığı açıklamada, ticaret ortaklarının zorla çalıştırma kaynaklı ürünlerin piyasaya girişini önleme konusunda yeterince kararlı davranmadığını söyledi.
Greer’e göre bu durum, iş gücü standartlarına uygun üretim yapan Amerikan şirketlerini dezavantajlı konuma düşürürken, yerli çalışanlar üzerinde de ekonomik baskı oluşturuyor.
ABD yönetimi son dönemde ticaret politikalarını yerli üretimi destekleyecek ve dış kaynaklı rekabet baskısını azaltacak şekilde yeniden şekillendiriyor.
TEKSTİL VE HAZIR GİYİM İÇİN ÖZEL DÜZENLEME PLANI
Öneri paketinde tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik özel bir mekanizma da yer aldı.
Buna göre belirli ülkelerden yapılacak sınırlı miktardaki tekstil ve konfeksiyon ithalatına daha düşük gümrük vergileri uygulanabilecek. Böylece bazı sektörlerde tedarik zincirlerinin ani şekilde bozulmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Uzmanlar, bu yaklaşımın hem ticaret politikalarındaki sertleşmeyi dengeleyeceğini hem de sektörlerin uyum sürecini kolaylaştıracağını değerlendiriyor.
GÖZLER TEMMUZ AYINDAKİ GÖRÜŞMELERE ÇEVRİLDİ
USTR tarafından yayımlanan takvime göre düzenlemeye ilişkin kamuoyu görüşleri 6 Temmuz’a kadar kabul edilecek. Resmi duruşmalar ise 7 Temmuz tarihinde gerçekleştirilecek.
Söz konusu süreç sonunda ABD yönetiminin nihai kararını açıklaması beklenirken, yeni tarifelerin küresel ticaret dengeleri, tedarik zincirleri ve uluslararası ilişkiler üzerinde önemli etkiler yaratabileceği değerlendiriliyor.
