AB'nin Covid için aldığı borç mercek altında: Milyarlarca euro Covid yardımı nereye harcandı?

Avrupa Birliği'nin (AB) Covid-19 salgınının ekonomik etkilerini azaltmak amacıyla başlattığı 800 milyar euroluk toparlanma programında sona yaklaşıldı. Ağustos sonuna kadar 440 milyar euro ödeme yapılırken fonun ekonomik büyüme, altyapı yatırımları ve yapısal reformlara katkısı değerlendirildi.
Altı yıl önce uygulamaya alınan program, üye ülkelerin ekonomilerini desteklemenin yanı sıra kamu yönetimlerini yeniden yapılandırmayı hedefledi. Ortak borçlanmayla finanse edilen kaynaklar, belirlenen reformların tamamlanması ve yatırım hedeflerinin gerçekleştirilmesi şartıyla hükümetlere aktarıldı.
AB'nin toparlanma fonundan 573 milyar euro kaynak ayrıldı
Programın temelini oluşturan Toparlanma ve Dayanıklılık Mekanizması (RRF) kapsamında 573 milyar euroluk hibe ve kredi desteği oluşturuldu. Ülkeler, emeklilik düzenlemeleri, çalışanların eğitimi ve binalarda enerji verimliliği gibi hedefleri yerine getirdikçe finansmana erişebildi.
Kalan ödemelerin 2026 yılı sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) hesaplamalarına göre program, 2025 yılında AB ekonomisinin büyümesine 0,3 puan katkı sağladı. Yunanistan ve Hırvatistan'da ise büyümeye katkı 1 puanı aştı.
İspanya ve İtalya'da ekonomik reformlar hızlandı
Fon kapsamında sağlanan mali destek, uzun süredir ertelenen yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesinde kullanıldı.
İspanya, iş gücü piyasasına yönelik reformları uygulamaya koyarken İtalya'da yargı sistemi ve kamu ihalelerine ilişkin değişiklikler gerçekleştirildi.
Avrupa Merkez Bankasının (ECB) araştırması, İtalya'daki düzenlemelerin kamu hizmetlerinin işleyişinde ekonomik açıdan anlamlı iyileşmeler sağladığını ortaya koydu.
AB yatırımlarının yüzde 74'ü altyapıya yönlendirildi
2025 yılı sonuna kadar ortak finansman kapsamında yapılan 310 milyar euroluk harcamanın büyük bölümü ulaştırma, enerji ve dijital altyapı projelerinde kullanıldı.
Toplam harcamaların yüzde 74'ü sermaye yatırımlarına ayrılırken ülke bazında önlemlerin ortalama yüzde 41'i yeşil dönüşümü destekledi.
Yunanistan'da hastanelerin yenilenmesi ve okulların dijital altyapısının geliştirilmesi finanse edildi. Polonya'da ise yenilenebilir enerji yatırımları ve elektrik şebekesinin kapasitesi artırıldı.
Program kapsamındaki harcamaların yaklaşık yüzde 80'i önceden planlanmış bütçe açıklarını kapatmak yerine yeni projelere yönlendirildi.
AB fonlarının kullanımında denetim sorunları görüldü
Programın uygulanmasında bazı maliyet hesaplamaları ve denetim süreçleri eleştiri konusu oldu.
Bazı projelerin planlanan bütçenin altında tamamlanması, başlangıç maliyetlerinin yüksek belirlenmiş olabileceği tartışmalarını gündeme getirdi. Mevcut kurallar, bu tür durumlarda oluşan farkın üye ülkelerde kalmasına imkân tanıdı.
Bazı hükümetler kaynakları daha önce planlanmış yatırımlara aktarırken uygulama kapasitesindeki yetersizlikler nedeniyle proje takvimleri yeniden düzenlendi.
Avrupa Sayıştayı da harcamaların maliyet takibi ve denetiminde eksiklikler bulunduğuna dikkat çekti.
AB'nin yeni bütçesinde 865 milyar euroluk fon planı
Toparlanma programında kullanılan performansa dayalı finansman modeli, AB'nin diğer mali destek mekanizmalarına da taşınıyor.
Sosyal İklim Fonu ve Ukrayna'ya yönelik mali destek programında benzer uygulamalar benimsenirken Avrupa Komisyonunun gelecek bütçe döneminde mevcut fonları birleştirmesi bekleniyor.
Yeni bütçe hazırlıkları kapsamında 12'den fazla mali destek programının yaklaşık 865 milyar euroluk ortak bir hibe mekanizmasında toplanması öngörülüyor.
Bu modelde üye ülkelerin finansmana erişimi, ulusal reformların ve ölçülebilir yatırım hedeflerinin tamamlanmasına bağlı olacak.
AB'de ortak borçlanmanın geleceği tartışılıyor
Salgın döneminde oluşturulan ortak borçlanma sistemi, Avrupa'nın uzun vadeli finansman yapısına ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme getirdi.
Mevcut toparlanma tahvillerinin vadeleri doldukça yeniden finanse edilmesi, Avrupa çapında güvenli bir yatırım aracı oluşturulması ve yeni borçlanmanın ortak güvenlik ile altyapı ihtiyaçlarına yönlendirilmesi öneriliyor.
Ayrıca sermaye hareketleri, hizmet ticareti ve şirket kuruluşlarının önündeki ulusal engellerin kaldırılmasını sağlayacak reformların finansman koşullarına bağlanması tartışılıyor.
Programın tamamlanma sürecinde AB'nin ortak borçlanma kapasitesi, yeni bütçe modeli ve üye ülkelerin reform yükümlülükleri Avrupa ekonomi gündemindeki yerini koruyor.





