Ekonomi

Bakan Bolat’tan AB’ye net mesaj: Gümrük Birliği güncellenmeli

Bakan Bolat’tan AB’ye net mesaj: Gümrük Birliği güncellenmeli

Ticaret diplomasisinde yeni eşik: Ömer Bolat, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik entegrasyonun güncellenmesinin artık bir tercih değil, karşılıklı çıkarların gerektirdiği stratejik bir adım olduğunu vurguladı. Küresel tedarik zincirlerinin sarsıldığı, jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde yapılan bu çıkış, hem sanayi politikaları hem de dış ticaret dengeleri açısından kritik mesajlar içeriyor.

GÜMRÜK BİRLİĞİ 30 YILDA EKONOMİK YAPILIŞI DÖNÜŞTÜRDÜ

1995’ten bu yana yürürlükte olan mevcut yapı, Türkiye sanayisinin Avrupa değer zincirlerine entegrasyonunu hızlandırarak üretim kalitesini ve rekabetçiliği yukarı taşıdı. Teknik mevzuata uyum süreci, özellikle orta-yüksek teknoloji üretiminde sıçrama yarattı; ihracat kompozisyonu daha katma değerli bir yapıya evrildi. İkili ticaret hacmi yıllar içinde katlanarak büyürken, ihracatın ithalatı karşılama oranı da tarihsel olarak güçlü bir dengeye ulaştı.

Gümrük Birliği sayesinde Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacmi yaklaşık sekiz kat artarak 233 milyar dolar seviyesine çıktı.

Bu tablo yalnızca hacim artışını değil, üretim yapısındaki dönüşümü de gösteriyor. Türkiye’nin küresel ihracattan aldığı payın yükselmesi ve sanayi altyapısının güçlenmesi, entegrasyonun somut çıktıları arasında yer alıyor.

MEVCUT MODEL YENİ EKONOMİK GERÇEKLİKLERE YETMİYOR

Ancak dünya ekonomisi 1990’ların dinamikleriyle ilerlemiyor. Hizmetler ticareti, dijital ekonomi, kamu alımları ve tarım gibi alanların kapsam dışında kalması, potansiyelin tam kullanılmasını engelliyor. AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarının doğurduğu asimetriler ile karar alma süreçlerine sınırlı katılım da güncelleme ihtiyacını büyüten başlıklar arasında.

Hizmetler, dijital ticaret ve kamu alımları gibi alanların kapsama alınmaması, iki taraf arasındaki ekonomik potansiyelin altında kalınmasına yol açıyor.

Taşımacılık kotaları ve iş insanlarının dolaşımına ilişkin beklentiler de iş dünyasının gündeminde üst sıralarda yer alıyor.

“TÜRKİYE ALEYHİNE” İDDİALARA NET YANIT

Bolat, Gümrük Birliği’nin Türkiye’nin zararına işlediği yönündeki değerlendirmelerin gerçek tabloyla örtüşmediğini dile getirdi. Son yıllarda AB ile ticaretin dengeli şekilde arttığını, ihracatın ithalatı karşılama oranının geçmişe kıyasla belirgin biçimde iyileştiğini ifade etti. AB kaynaklı yatırımların Türkiye’deki üretim ve ihracata katkısı da dikkat çekici boyutta.

AB ile ticarette bugün gelinen denge, Gümrük Birliği’nin Türkiye ekonomisine yapısal katkı sağladığını açık biçimde ortaya koyuyor.


YEŞİL DÖNÜŞÜM VE REKABETİN YENİ KURALLARI

Avrupa Yeşil Mutabakatı sonrası dönemde rekabet yalnızca fiyat üzerinden yürümüyor. Karbon ayak izi, sürdürülebilir üretim ve izlenebilir tedarik zincirleri artık pazara giriş kriteri. Bu çerçevede Ticaret Bakanlığı, ihracatçıların uyum maliyetlerini hafifletmek ve finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla destek mekanizmaları yürütüyor. Amaç, Türkiye’nin “hızlı, güvenilir ve yeşil tedarikçi” konumunu güçlendirmek.

PAZAR ÇEŞİTLENDİRME VE HİNDİSTAN BAŞLIĞI

AB’nin ticari ortaklarını çeşitlendirme adımları kapsamında gündeme gelen Hindistan anlaşması da değerlendirmeye alındı. Bolat, Hindistan ekonomisinin görece içe dönük yapısına ve AB’nin birçok üründe zaten düşük gümrük tarifesi uyguladığına dikkat çekti. Bu nedenle kısa vadede Türkiye açısından ciddi bir pazar kaybı öngörülmediği ifade edildi. Ayrıca Türkiye’nin Hindistan’a yönelik gümrük vergilerini otomatik olarak düşüreceğine dair iddiaların da gerçeği yansıtmadığı belirtildi.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar