Ekonomi

Bakan Şimşek: İslami finansın geleceği reel ekonomide şekilleniyor

Bakan Şimşek: İslami finansın geleceği reel ekonomide şekilleniyor

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul’da gerçekleştirilen 3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi’nde yaptığı değerlendirmelerde, İslami finansın küresel ekonomideki rolü, Türkiye’nin ekonomik dönüşüm hedefleri ve İstanbul Finans Merkezi’nin uluslararası konumu hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Şimşek, İslami finans sisteminin reel sektörle güçlü bağları sayesinde ekonomik dayanıklılığı artırabilecek önemli bir araç olduğunu vurguladı.

İSLAMİ FİNANSIN BÜYÜME POTANSİYELİNE DİKKAT ÇEKTİ

Konuşmasında İslami finansın temel prensiplerine değinen Şimşek, bu modelin risk ve getirinin taraflar arasında paylaşılmasına dayandığını belirterek, sistemin doğrudan üretim, yatırım ve ticaret faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu söyledi.

“İslami finans, reel ekonomiyle doğrudan ilişkili yapısı sayesinde sürdürülebilir büyümeyi destekleyen önemli bir finansman modeli sunuyor.”

Sektörün son yıllarda önemli gelişim kaydettiğini ifade eden Şimşek, buna rağmen küresel ölçekte halen önemli bir büyüme alanı bulunduğunu belirtti. Ürün çeşitliliğinin artırılmasının ve finansal araçların geliştirilmesinin sektörün geleceği açısından kritik önemde olduğunu dile getirdi.

YENİLİKÇİ ÜRÜNLER VE DAHA GÜÇLÜ LİKİDİTE HEDEFİ

İslami finans ekosisteminin daha geniş kitlelere ulaşabilmesi için yenilikçi çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Şimşek, finansal piyasalardaki likiditenin artırılmasının da öncelikler arasında yer aldığını kaydetti.

Merkez Bankası’nın bu alanda çeşitli çalışmalar yürüttüğünü belirten Bakan Şimşek, katılım finansı sektörünün daha rekabetçi hale gelmesi için yeni mekanizmaların devreye alınacağını ifade etti.

İSTANBUL FİNANS MERKEZİ KÜRESEL OYUNCU OLMAYI HEDEFLİYOR

Türkiye’nin uluslararası finans alanındaki en büyük projelerinden biri olan İstanbul Finans Merkezi’nin küresel sermaye için cazibe merkezi haline getirilmesinin hedeflendiğini belirten Şimşek, yatırımcılara sunulan teşviklerin önemine dikkat çekti.

“İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kurumlara yüzde 100’e varan vergi avantajları sunulurken, yüksek gelirli çalışanlar için de önemli teşvikler uygulanıyor.”

Şimşek, Türkiye’nin finans sektöründe yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte de söz sahibi olmak istediğini belirterek Hong Kong ve Singapur gibi uluslararası finans merkezleriyle rekabet etmeyi amaçladıklarını söyledi.

Kurumsal üreticilere yönelik vergi oranlarının yüzde 12,5 seviyesine indirildiğini hatırlatan Şimşek, eski Atatürk Havalimanı’nın teknoloji girişimleri ve yenilikçi şirketler için büyük bir girişimcilik kampüsüne dönüştürüldüğünü de açıkladı.

KÜRESEL KRİZLER RİSKLER KADAR FIRSATLAR DA SUNUYOR

Dünya ekonomisindeki mevcut görünümü değerlendiren Şimşek, küresel ölçekte ciddi belirsizliklerin yaşandığını ve tedarik zincirlerinde önemli kırılmaların görüldüğünü ifade etti.

Küresel ekonominin yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Şimşek, yaşanan gelişmelerin kısa vadede maliyet oluştursa da uzun vadede ülkeler için önemli fırsatlar doğurabileceğini söyledi.

Türkiye’nin bu süreçte yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve yüksek katma değerli yatırımlara odaklandığını kaydeden Şimşek, uluslararası sermayenin ülkeye çekilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

ULAŞTIRMA VE BÖLGESEL BAĞLANTI PROJELERİ ÖNE ÇIKIYOR

Karayolu ve havacılık yatırımlarında önemli ilerleme sağlandığını dile getiren Şimşek, önümüzdeki dönemde hızlı tren ve demiryolu projelerinin daha fazla öncelik kazanacağını söyledi.

Türkiye’nin bölgesel ticaret ağlarını güçlendirmeye yönelik projeler yürüttüğünü belirten Şimşek, Irak üzerinden uzanacak yeni otoyol, demiryolu ve enerji altyapı projelerinin bölgesel entegrasyona katkı sağlayacağını ifade etti.

Bu yatırımların Türkiye’nin lojistik kapasitesini artıracağını ve ticaret koridorlarında ülkenin stratejik konumunu daha da güçlendireceğini kaydetti.

ENFLASYONLA MÜCADELE VE DEZENFLASYON SÜRECİ DEVAM EDİYOR

Küresel büyümenin yüzde 3 seviyelerinde seyrettiğini, Türkiye’nin önemli ticaret ortakları olan Avrupa ekonomilerinde ise büyümenin yüzde 2 civarında kaldığını belirten Şimşek, dış talepteki zayıflığın Türkiye açısından önemli bir unsur olduğunu söyledi.

Ekonomi programının kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Şimşek, bazı zorluklara rağmen enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımların korunacağını ifade etti.

“Dezenflasyon süreci beklenenden daha yavaş ilerlese de enflasyondaki düşüş eğilimi devam ediyor ve ekonomi yönetimi bu hedef doğrultusunda kararlılığını sürdürüyor.”

Cari dengede kalıcı iyileşme hedeflediklerini belirten Şimşek, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen yıl sonu enflasyonunun yüzde 20’li seviyelerin ortalarında veya biraz üzerinde gerçekleşebileceğini öngördüklerini söyledi.

Bütçe disiplininin korunduğunu ifade eden Şimşek, yüzde 3 seviyesindeki bütçe açığının sürdürülebilir olduğunu ve Türkiye’nin dış finansman göstergelerinin yönetilebilir seviyelerde bulunduğunu dile getirdi.

YEŞİL DÖNÜŞÜM TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK ZORUNLULUK

Enerji bağımlılığının azaltılmasının ekonomik güvenlik açısından kritik önemde olduğunu vurgulayan Şimşek, Türkiye’nin son 23 yılda petrol ve petrol türevleri ithalatına yaklaşık 1,3 trilyon dolar harcadığını hatırlattı.

Bu nedenle yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılmasının ve yeşil dönüşüm projelerinin desteklenmesinin ekonomik açıdan zorunlu hale geldiğini belirten Şimşek, enerji verimliliği ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin önümüzdeki dönemin temel öncelikleri arasında yer alacağını söyledi.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar