Çin'den ABD'ye "ticaret savaşı istemiyoruz ama korkmuyoruz" mesajı

ABD Başkanı Donald Trump, Londra'daki ticaret görüşmelerinde Çin ile anlaşmaya varıldığını ve tarifelerin yeni oranlarını açıklarken, Çin tarafından bu açıklama henüz doğrulanmadı. Çinli yetkililer ise görüşmelerde "yeni mesafe kaydedildiğini" ancak ticaret savaşı istemediklerini ancak bundan da korkmadıklarını vurguladılar.
ABD Başkanı Donald Trump, kendi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Londra'daki ticaret görüşmelerinde Çin ile anlaşmaya varıldığını duyurdu. Trump'a göre, anlaşma uyarınca ABD yüzde 55, Çin ise yüzde 10 tarife uygulayacak. Anlaşmanın, kendisi ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in son onayına tabi olacağını belirten Trump, Çin'in gerekli tüm nadir toprak elementlerini temin edeceğini, karşılığında ABD'nin de Çin'e kolej ve üniversitelerindeki Çinli öğrenciler dahil olmak üzere üzerinde anlaşılan şeyleri sağlayacağını ifade etti.
Çin'den Temkinli Yanıt: "Yeni Mesafe Kaydedildi" Ama Doğrulama Yok
Trump'ın bu iddialı açıklamasının aksine, Çin tarafından henüz resmi bir doğrulama gelmedi. Çin'in Londra'daki müzakerelere önderlik eden Ekonomik İlişkilerden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng, görüşmelerde tarafların endişelerini gidermede "yeni mesafe kaydedildiğini" bildirdi. Hı Lifıng, iki tarafın ekonomik ve ticari anlaşmazlıklarını eşit diyalog ve karşılıklı faydaya dayalı işbirliğiyle çözmesi gerektiğini vurgulayarak, "Çin, ticaret savaşı istemiyor ama bundan da korkmuyor" dedi.
Çin'in Uluslararası Ticaret Temsilcisi Li Çınggang da, tarafların son iki günde akılcı, profesyonel, samimi ve derin temaslarda bulunduğunu ve sorunların çözümü konusunda ilerleme sağlandığını belirtti. Li, Londra toplantısında kaydedilen ilerlemenin, Çin ve ABD arasında güvenin güçlendirilmesine, iki ülke arasında ekonomik ve ticari bağların sağlıklı ve istikrarlı gelişimine katkı sağlamasını umduğunu dile getirdi.
Londra'daki Müzakereler ve Arka Planı
ABD ile Çin arasındaki ekonomi ve ticaret istişare mekanizmasının yeni turu, 9-10 Haziran tarihlerinde İngiltere'nin başkenti Londra'da gerçekleştirildi. Müzakerelerde ABD tarafını Hazine Bakanı Scott Bessent, Ticaret Bakanı Howard Lutnick ve Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer temsil ederken, Çin tarafını Ekonomik İlişkilerden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng, Ticaret Bakanı Vang Vıntao ve Uluslararası Ticaret Temsilcisi Li Çınggang temsil etti.
Trump'ın 2 Nisan'da aralarında Çin'in de olduğu ticaret ortaklarına ek gümrük vergileri açıklamasıyla başlayan ticaret gerilimi, karşılıklı tarife artışlarıyla tırmanmıştı. ABD'nin Çin'e uyguladığı gümrük tarifesini yüzde 145'e kadar çıkarması, Çin'in de ABD'ye yüzde 125 gümrük tarifesi getirmesiyle gerilim zirveye ulaşmıştı.
10-11 Mayıs'ta İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılan görüşmelerde ise karşılıklı gümrük vergilerini 90 gün boyunca düşürme kararı alınmış, 14 Mayıs itibarıyla ABD'nin Çin mallarına uyguladığı gümrük vergisini yüzde 145'ten yüzde 30'a, Çin'in de ABD mallarına uyguladığı vergiyi yüzde 125'ten yüzde 10'a düşürmesi kararlaştırılmıştı. Ancak Trump'ın 30 Mayıs'ta Çin'i Cenevre'de varılan anlaşmanın büyük bölümünü ihlal etmekle suçlaması, gerilimi yeniden tırmandırmıştı.
ABD Başkanı Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi, 5 Haziran'da yaptıkları telefon görüşmesinde, iki ülkeden heyetlerin Cenevre'de varılan mutabakatın uygulanması için çalışmayı sürdürmesi konusunda anlaşmışlardı. Bu telefon görüşmesinin ardından Londra'da gerçekleşen müzakereler, küresel ticaret dengeleri açısından büyük önem taşıyor.





