Fed cephesinden sürpriz çıkış: 2026’da üç faiz indirimi masada

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) karar mekanizmasında yer alan isimlerden Stephen Miran, para politikasına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Küresel jeopolitik riskler ve savaş ortamı öncesinde dahi enflasyon dinamiklerinin karmaşık bir yapıya büründüğünü ifade eden Miran, mevcut görünümün Fed açısından daha hassas bir sürece işaret ettiğini dile getirdi.

Miran, yılın geri kalanında toplamda üç faiz indiriminin mümkün olabileceğini belirterek, piyasaların yönü açısından kritik bir sinyal verdi.

ENFLASYON GÖRÜNÜMÜ VE FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİSİ

Miran, güncel ekonomik verilerin Fed’in faiz indirimi konusunda acele etmemesi için güçlü bir gerekçe sunmadığını vurguladı. Özellikle çekirdek mal fiyatlarındaki yavaşlama ve konut enflasyonundaki gevşemenin devam etmesini beklediğini belirten Miran, bu gelişmelerin orta vadede fiyat istikrarına katkı sağlayacağını ifade etti.

Mevcut projeksiyonlara göre 12 aylık PCE enflasyonunun önümüzdeki yıl yüzde 2 hedef seviyesine yaklaşabileceği öngörülüyor.

Enerji fiyatlarındaki olası dalgalanmalara da değinen Miran, savaş kaynaklı şokların uzun vadeli enflasyon patikasını şimdilik belirgin şekilde değiştirmediğini söyledi. Bu değerlendirme, piyasalarda enerji fiyatlarının kalıcı enflasyon baskısı oluşturmayabileceği yönünde yorumlandı.

TARİFE TARTIŞMASI VE ÜCRET-FİYAT DENGESİ

Mal enflasyonunun nedenlerine ilişkin tartışmalara da değinen Miran, fiyat artışlarının yalnızca tarifelere bağlanmasının doğru bir yaklaşım olmadığını belirtti. Bu tür yorumların ekonomik gerçeklikle örtüşmediğini savunan Miran, daha geniş veri setine bakılması gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca iş gücü piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fed yetkilisi, ücret-fiyat sarmalına dair somut bir bulgu olmadığını ve uzun vadeli enflasyon beklentilerinin istikrarını koruduğunu dile getirdi.

Miran, ücret artışlarının enflasyonu tetikleyen kalıcı bir döngüye dönüştüğüne dair henüz güçlü bir kanıt bulunmadığını ifade etti.

NÖTR FAİZ ORANI VE YAPAY ZEKA ETKİSİ

Miran’ın dikkat çektiği bir diğer başlık ise nötr faiz oranı oldu. Fed’in uzun vadede yüzde 2,5 civarında olduğu tahmin edilen nötr faiz seviyesine yaklaşması gerektiğini belirten Miran, bu denge noktasının ekonominin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik olduğunu söyledi.

Yapay zekanın üretkenliği artırarak nötr faizi yukarı yönlü etkileyebileceğini ifade eden Miran, buna karşılık göç dinamikleri ve demografik eğilimlerin faizler üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğunu kaydetti. Bu iki zıt etkinin dengelenmesi, para politikasının yönü açısından belirleyici olacak.

BİLANÇO BÜYÜKLÜĞÜ VE FİNANSAL RİSKLER

Fed bilançosunun büyüklüğüne de değinen Miran, mevcut yapının piyasa işleyişi üzerinde bazı bozulmalara yol açabileceğini söyledi. Özellikle özel sektörün elinde bulunan menkul kıymetlerin vade yapısının bu durumdan olumsuz etkilendiğini belirtti.

Bununla birlikte özel kredi piyasasına yönelik risklerin yakından izlendiğini ifade eden Miran, mevcut aşamada sistemik bir tehdit oluşturduğuna dair güçlü bir veri bulunmadığını sözlerine ekledi.