Fed faiz kararında zorlanıyor: Enflasyon, İran savaşı ve yapay zekâ baskısı

ABD Merkez Bankası (Fed), yüksek enflasyonla mücadele ederken İran savaşının enerji fiyatlarına etkisi ve yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı büyüme nedeniyle karmaşık bir ekonomik tabloyla karşı karşıya bulunuyor.
ABD ekonomisinde tüketim güçlü kalırken tüketici güveni zayıf seyrediyor. İşsizlik düşük düzeyde bulunmasına rağmen ücret artışları yavaş ilerliyor. Konut fiyatlarının yüksekliği ve borçlanma maliyetleri de ekonomik görünümü etkiliyor.
Fed'in enflasyonla mücadelesi sürüyor
Fed, eylül ayında üç yıl aradan sonra ilk kez faiz artırdı. Politika faizi yüzde 3,75-4 aralığında bulunurken, enflasyon yüzde 2'lik hedefin üzerinde seyretmeye devam ediyor.
ABD'de 2019 sonundan bu yana gıda fiyatları yaklaşık yüzde 30, elektrik yüzde 43 ve otomobil sigortası maliyetleri yaklaşık yüzde 50 yükseldi.
Fiyat baskılarının devam etmesi, yeni faiz artırımlarına ilişkin tartışmaları gündemde tutuyor.
İran savaşı enerji fiyatlarını yükseltti
Şubat ayında başlayan İran savaşının ardından ABD'de motorin fiyatları yaklaşık yüzde 70, benzin fiyatları ise yüzde 50 arttı.
Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılık sorunları ve yüksek gümrük tarifeleri de maliyetleri artıran unsurlar arasında bulunuyor.
Eylül ayında oyuncak fiyatları, yıllık bazda 1988'den bu yana en güçlü artışı kaydetti.
Yapay zekâ yatırımları ekonomiyi etkiliyor
Teknoloji şirketlerinin veri merkezleri ve yapay zekâ altyapısına yaptığı büyük yatırımlar ekonomik büyümeyi desteklerken finansman ve donanım maliyetlerini artırıyor.
Apple, haziran ayında bellek çipi ve depolama bileşenlerindeki maliyet artışları nedeniyle bazı ürünlerinin fiyatlarını yükseltti.
Barclays'in analizine göre büyük teknoloji şirketleri, faaliyetlerinden elde ettikleri nakit akışının yüzde 90'ından fazlasını yapay zekâ altyapısına harcıyor.
Bu durum, yatırımların önemli bölümünün faiz artışlarından doğrudan etkilenmeyebileceğini gösteriyor.
Faiz artırımı konusunda görüşler ayrılıyor
Fed Başkanı Kevin Warsh yönetiminde bazı politika yapıcılar enflasyona karşı daha sıkı para politikasını savunurken, diğerleri faiz artışlarının ekonomik faaliyetleri zayıflatabileceğini değerlendiriyor.
Para politikasının etkilerinin ekonomiye yansımasının 18 aya kadar sürebilmesi, karar sürecindeki belirsizliği artırıyor.
Başkan Donald Trump ise daha düşük faiz çağrılarını sürdürüyor. Piyasalarda bir sonraki faiz artırımının aralık ayında yapılabileceği fiyatlanıyor.
Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü Kıdemli Uzmanı ve eski IMF Başekonomisti Maurice Obstfeld, enflasyonla mücadelenin fiyat baskıları kalıcı biçimde kontrol altına alınana kadar sürdürülmesi gerektiğini savunuyor.





