Fed’de Warsh dönemi başladı: Piyasalar faiz artışı fiyatlıyor
ABD tahvil piyasaları, Federal Reserve’in yeni başkanı Kevin Warsh’ın göreve başlamasıyla birlikte sert şekilde yön değiştirdi. Piyasalarda artık faiz indirimi beklentilerinin yerini yeni faiz artışı senaryoları alırken, yatırımcılar Fed’in enflasyonla mücadelede daha sert bir çizgiye kayabileceğini fiyatlamaya başladı.
Özellikle Orta Doğu’daki savaşın enerji fiyatlarını yeniden yukarı çekmesi ve ABD ekonomisinin güçlü görünümünü koruması, enflasyon baskılarının kalıcı olabileceği endişelerini artırdı. Bu gelişmelerin ardından tahvil yatırımcıları, Fed’in yıl sonuna kadar yeniden faiz artırabileceği ihtimalini güçlü şekilde satın almaya başladı.
PİYASALAR ARTIK FAİZ İNDİRİMİ DEĞİL, FAİZ ARTIŞI FİYATLIYOR
Sadece birkaç ay önce piyasalar ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine hız vereceğini düşünürken, son gelişmeler beklentileri tamamen tersine çevirdi. İşlemciler artık Aralık ayına kadar Fed’in yeniden faiz artırmasına neredeyse kesin gözüyle bakıyor.
ABD tahvil piyasasında yaşanan sert hareketler, yatırımcıların “yüksek faiz daha uzun süre devam edecek” senaryosuna yöneldiğini ortaya koydu.
Özellikle iki yıllık ABD tahvil faizleri, Fed politikalarına en hassas gösterge olarak öne çıkarken yüzde 4,14 seviyesine kadar yükseldi. Bu seviye son bir yılın en yüksek noktası olarak kayıtlara geçti.
30 yıllık tahvil faizleri ise kısa süreliğine yüzde 5,2 seviyesini gördü. Bu oran en son 2007 yılında görülmüştü. Daha sonra faizler yüzde 5,06 seviyelerine geriledi.
ORTA DOĞU GERİLİMİ VE YAPAY ZEKA DALGASI ENFLASYON ENDİŞESİNİ BÜYÜTTÜ
Analistler, piyasalardaki dönüşümün arkasında birkaç kritik unsur bulunduğuna dikkat çekiyor. İran savaşı sonrası yükselen enerji maliyetleri, güçlü seyreden ABD ekonomisi ve yapay zeka yatırımlarının hisse piyasalarını desteklemesi, enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kalabileceği beklentisini güçlendirdi.
Özellikle teknoloji şirketlerine yönelik dev yapay zeka yatırımları, ekonomik aktivitenin beklenenden güçlü kalmasına neden olurken, bu durum Fed üzerindeki faiz baskısını artırıyor.
Yatırımcılar artık en büyük riskin ekonomik durgunluk değil, yeniden hızlanan enflasyon olduğu görüşünde birleşmeye başladı.
FED İÇİNDE DE ŞAHİN SESLER GÜÇLENİYOR
Kevin Warsh’ın Fed başkanlığı görevine başlamasıyla birlikte, merkez bankası içindeki tonun da değişmeye başladığı görülüyor. Son dönemde bazı Fed yetkilileri faiz indirimine yönelik söylemlerini geri çekmeye başladı.
Fed Yönetim Kurulu üyesi Christopher Waller, yılın başında iş gücü piyasasını korumak amacıyla faiz indirimlerini savunurken, son açıklamasında bir sonraki adımın faiz artırımı olabileceğini söyledi.
Bu hafta Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson ile New York Fed Başkanı John Williams’ın da konuşmaları yakından takip edilecek. Piyasalar, Fed üyelerinden gelecek mesajların yeni dönemin yol haritasını belirlemesini bekliyor.
TRUMP’TAN “BAĞIMSIZ FED” MESAJI
ABD Başkanı Donald Trump, geçmiş dönemde Fed’e sık sık faiz indirimi çağrısı yapmıştı. Ancak Kevin Warsh’ın göreve başlaması sırasında yaptığı açıklamada, yeni Fed başkanının bağımsız hareket etmesini istediğini söyledi.
Piyasalarda bu açıklama, Fed’in siyasi baskılardan uzak şekilde enflasyonla mücadeleye odaklanabileceği şeklinde yorumlandı.
Kevin Warsh’ın göreve gelişi, piyasalarda Fed’in enflasyon konusunda daha sert ve daha kararlı hareket edeceği beklentisini güçlendirdi.
TAHVİL YATIRIMCILARI STRATEJİ DEĞİŞTİRİYOR
Yükselen faiz beklentileriyle birlikte bazı yatırımcılar kısa vadeli ABD tahvillerine yönelmeye başladı. Capital Group portföy yöneticilerinden Chitrang Purani, kısa vadeli tahvillerde cazibenin arttığını belirtti.
Purani’ye göre Fed’in hemen agresif faiz artırımlarına başlaması beklenmese de, merkez bankası enflasyonun iş gücü piyasasına ve finansal koşullara etkisini görmek için daha sabırlı davranabilir.
Buna rağmen piyasalarda artık faiz indirimlerinden çok “yüksek faiz dönemi” senaryosu ağırlık kazanıyor.
GÖZLER ABD TAHVİL İHALELERİNE ÇEVRİLDİ
Piyasalar şimdi ABD Hazine Bakanlığı’nın gerçekleştireceği iki, beş ve yedi yıllık tahvil ihalelerine odaklandı. İhalelere gelecek talep, yatırımcıların Fed’in yeni dönemine ilişkin beklentileri açısından kritik sinyal olarak değerlendirilecek.
Tahvil piyasasındaki hareketliliğin önümüzdeki günlerde küresel piyasalarda dalgalanmayı artırabileceği belirtiliyor.
