Haziran ayında inşaat malzemesi sanayinde düşüş trendi sürdü

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından yayımlanan Haziran 2025 Bileşik Endeks verileri, sektörün yeniden ivme kaybettiğini ortaya koydu. Hem faaliyetlerde hem de güven ve beklentilerde düşüş kaydedildi.
BİLEŞİK ENDEKS 1,8 PUAN GERİLEDİ
Haziran ayında inşaat malzemesi sanayisine ilişkin genel faaliyetleri ölçen Bileşik Endeks, bir önceki aya kıyasla 1,8 puanlık azalışla 80,7 seviyesine indi. Bu gerileme, sektörde yaşanan yavaşlamanın yeniden hızlandığına işaret etti. Geçen yıl aynı dönemde endeks 91,7 puan düzeyindeydi.
FAALİYETLER ZAYIFLADI, İHRACATTA DÜŞÜŞ VAR
Haziran ayında özellikle çalışma günü sayısının azalması, faaliyet endeksinin 3,5 puan düşerek 124,1 puana gerilemesine neden oldu. Yurt içi satışlarda belirgin bir daralma yaşanırken, ihracat cephesinde de düşüş gözlendi. Jeopolitik riskler, küresel ticaretteki korumacılık eğilimleri ve siyasi belirsizlikler sektörün ticari hacmini olumsuz etkiledi.
GÜVEN ENDEKSİ 54,6 PUANA GERİ ÇEKİLDİ
Türkiye ekonomisine ve sektöre duyulan güven haziran ayında azaldı. Güven Endeksi, bir önceki aya göre 1,3 puan düşüşle 54,6 puan seviyesine geriledi. Bu değer, 2024 Haziran’ındaki 68,1 puanlık seviyeye kıyasla oldukça düşük kaldı. Özellikle ihracat pazarlarındaki belirsizlik ve artan jeopolitik gerilimler güven ortamını zayıflattı.
BEKLENTİLER ZAYIF SEYRETTİ
Sektörün gelecek dönem öngörülerini yansıtan Beklenti Endeksi, haziran ayında 1,1 puanlık azalışla 66,1 puana düştü. Bu veriyle birlikte yılın ilk yarısında altı ay üst üste düşüş kaydedilmiş oldu. Sıkı para politikaları, iç ve dış siparişlerin zayıflaması ve ekonomik belirsizlikler, sektörün geleceğe dönük umutlarını gölgeledi.
SEKTÖRDEKİ GÖRÜNÜM: ZORLU BİR ÜÇÜNCÜ ÇEYREK BEKLENİYOR
Raporda, üçüncü çeyrekle birlikte sektörde toparlanmanın sınırlı kalabileceği, faiz indirimi ve gevşeme beklentilerinin reel sektör tarafından arttığı ifade edildi. TL’deki değer kaybının ihracata destek verebileceği belirtilirken, toparlanma sürecinin ancak siyasi ve ekonomik istikrarla mümkün olabileceği vurgulandı.





