İklim felaketleri ülkeleri borç batağına sürüklüyor
İklim değişikliğinin yol açtığı doğal afetler, ülkelerin borç yükünü artırıyor. Jamaika'da bir kasırganın neden olduğu 12,2 milyar dolarlık zarar, afetlerin kamu maliyesine etkisini ortaya koydu.

Küresel ısınmanın şiddetlendirdiği doğal afetler, özellikle yüksek borçlu ülkelerin ekonomilerinde yeni riskler oluşturuyor. Afetlere karşı altyapı yatırımlarına yeterli kaynak ayıramayan yönetimler, felaket sonrasında yeniden borçlanmak zorunda kalıyor. Artan faiz giderleri ise gelecekte yaşanabilecek afetlere hazırlık için ayrılan bütçeyi daraltıyor.
İklim değişikliği borç krizini nasıl büyütüyor?
İklim kaynaklı afetlerin kamu borçları üzerindeki etkisi, son dönemde yayımlanan akademik araştırmalarda ele alındı.
Science dergisinde yayımlanan çalışmada, doğal afetlere açık ülkelerin borç ödemeleri nedeniyle koruyucu altyapı yatırımlarını erteleyebildiği belirtildi. Afet sonrasında artan yeniden inşa harcamaları, hükümetlerin yeni kredi kullanmasına ve daha yüksek faiz maliyetleriyle karşılaşmasına neden olabiliyor.
Araştırmacılar, bu durumun birbirini besleyen bir borç ve afet döngüsü oluşturduğunu ifade ediyor.
Jamaika'da 12,2 milyar dolarlık kasırga zararı
Jamaika, kamu borcunu azaltmak için uzun yıllar mali disiplin uyguladı. Ülkenin kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı, 2013'te yüzde 144 seviyesindeyken 2024'te yüzde 65'e geriledi.
Bu dönemde yıllık borç ödemeleri 3,1 milyar dolara ulaştı. Söz konusu tutar, ülkenin yollar, köprüler ve afetlere karşı dayanıklılık sağlayan diğer altyapı çalışmalarına ayırdığı yıllık kaynağın yaklaşık 6 katına karşılık geldi.
Borç göstergelerindeki iyileşmenin ardından uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's (S&P), Eylül 2025'te Jamaika'nın kredi notunu BB seviyesine yükseltti ve görünümünü pozitif olarak belirledi.
Ancak bir ay sonra ülkeyi vuran 5'inci kategori Melissa Kasırgası, Jamaika ekonomisinde GSYH'nin yüzde 57'sine karşılık gelen 12,2 milyar dolarlık zarara yol açtı.
Afet sigortaları zararın yüzde 2'sini bile karşılamadı
Jamaika'nın doğal afetlere karşı kullandığı finansal koruma araçları, kasırganın oluşturduğu ekonomik kayıpları karşılamakta yetersiz kaldı.
Ülkenin afet tahvillerinin büyüklüğü 150 milyon dolar seviyesinde bulunurken, belirli afet koşullarının gerçekleşmesiyle ödeme yapan sigorta sisteminden 92 milyon dolar sağlandı.
Toplam 242 milyon dolarlık finansal koruma, meydana gelen zararın yüzde 2'sinden daha azını karşılayabildi.
Kasırganın ardından Jamaika'nın yıllık borç ödeme yükü 3,1 milyar dolardan 3,7 milyar doların üzerine çıktı.
S&P de Melissa Kasırgası'ndan iki ay sonra ülkenin kredi notu görünümünü pozitiften durağana çevirdi.
35 ada ülkesi yüksek borç ve afet riski taşıyor
Northeastern Üniversitesi çevre bilimcisi Aayushi Mishra ve araştırma ekibi, yüksek borç yükü ile iklim kaynaklı afetlere karşı kırılganlığın birleştiği yaklaşık 35 ada ülkesi belirledi.
Araştırmada, küresel sıcaklık artışıyla birlikte afetlerin ekonomik zararlarının büyüyebileceği ve benzer finansal sorunlarla karşılaşan ülke sayısının artabileceği değerlendirildi.
Mishra, mevcut finansman sisteminin borç azaltımını ödüllendirirken gelecekteki afet zararlarını önlemeye yönelik yatırımları yeterince dikkate almadığını belirtti.
ABD'de 4,2 trilyon dolarlık tahvil piyasası risk altında
İklim kaynaklı finansal riskler yalnızca gelişmekte olan ülkelerle sınırlı kalmıyor.
ABD'de eyaletler, belediyeler ve yerel kamu kuruluşlarının borçlanma araçlarından oluşan tahvil piyasasının büyüklüğü yaklaşık 4,2 trilyon dolara ulaşıyor. Bu piyasada yaklaşık 55 bin borçlu bulunuyor.
Nature Cities dergisinde ocak ayında yayımlanan araştırmada, büyük afetlerin ardından yerel yönetim tahvillerinin yeniden fiyatlanmasının borçlanma maliyetlerini artırabildiği belirtildi.
2018'deki Camp Fire yangınının ardından California'daki Paradise Redevelopment Agency'nin borçlarını ödeyememesi, bu riskin örnekleri arasında gösterildi.
Teksas'taki Corpus Christi kentinde yaşanan su krizi de borçlanma maliyetleri üzerindeki etkileri nedeniyle inceleniyor.
ABD'nin altyapı yatırım ihtiyacı 9,1 trilyon dolar
Amerikan İnşaat Mühendisleri Derneğinin hesaplamalarına göre, ABD'de kritik altyapı alanındaki yatırım açığı 9,1 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor.
Araştırmacılar, sel, kasırga ve aşırı sıcaklık gibi olayların yerel yönetim bütçeleri üzerindeki baskısının artabileceğini belirtiyor.
Afetlerden sonra daha yüksek maliyetlerle borçlanılması, altyapı onarımlarının ve yeni koruma yatırımlarının finansmanını zorlaştırabiliyor.
ABD'de afetlere hazırlık ve iyileştirme harcamalarında eyaletler ile yerel yönetimlere daha fazla sorumluluk verilmesi de tartışılan konular arasında yer alıyor.
İklim kaynaklı borç krizleri için yeni finansman önerileri
Araştırmacılar, afetlere açık ülkelerin ve yerel yönetimlerin finansman koşullarının yeniden düzenlenmesini öneriyor.
Bu kapsamda afetlere dayanıklı altyapı projelerinin kamu destekli kredilerle finanse edilmesi ve yerel yönetimlerin borçlanmasına yönelik garanti mekanizmaları kurulması gündeme getiriliyor.
Doğal afet yaşanması halinde borç ödemelerinin geçici olarak ertelenmesini sağlayacak sözleşme hükümleri de öneriler arasında bulunuyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF), çok taraflı kalkınma bankaları ve diğer kreditörlerin, afet riskini azaltan yatırımları teşvik edecek borç hafifletme mekanizmalarını değerlendirmesi gerektiği ifade ediliyor.
Bölgesel ve uluslararası ortak finansman havuzlarının oluşturulması da afet sonrası toparlanma harcamalarının karşılanmasına yönelik seçenekler arasında gösteriliyor.





