IMF’den Kenya’ya sert uyarı: Gelecek gelirler borç sayılmalı
Uluslararası Para Fonu (International Monetary Fund (IMF)), Kenya ekonomisine yönelik değerlendirmesinde dikkat çeken bir uyarıda bulundu. Kurum, hükümetin altyapı yatırımlarını finanse etmek için gelecekteki vergi gelirlerini teminat göstererek elde ettiği kaynakların, resmi olarak kamu borcu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi. Bu yaklaşımın, Nairobi yönetiminin mali planlarını ve yeni kredi programı arayışını doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.
KENYA’NIN GELİR TEMELLİ FİNANSMAN MODELİ TARTIŞMA YARATIYOR
Doğu Afrika’nın borç sürdürülebilirliği açısından yüksek riskli ekonomileri arasında yer alan Kenya, son dönemde alternatif finansman yöntemlerine yöneldi. Cumhurbaşkanı William Ruto yönetimi, gelecekte tahsil edilecek vergi gelirlerini teminat göstererek yaklaşık 335 milyar Kenya şilini (yaklaşık 2,6 milyar dolar) büyüklüğünde kaynak sağladı.
Bu kapsamda; spor vergisi yeni bir stadyumun finansmanında kullanılırken, akaryakıt vergisi karayolu projelerine yönlendirildi. İthalat vergileri demiryolu yatırımlarına aktarılırken, yolcu vergisinin ise ülkenin en büyük havalimanının modernizasyonu için ayrıldığı ifade edildi.
“GELECEK GELİRLER BORÇ OLARAK KAYDEDİLMELİ”
IMF tarafından yayımlanan raporda, bu tür işlemlerin muhasebeleştirilmesine ilişkin net bir çerçeve çizildi. “Gelecekte elde edilecek gelirlerin menkulleştirilmesi yoluyla sağlanan finansman, uluslararası istatistik standartlarına göre borç yükümlülüğü olarak kaydedilmelidir.”
Kurum ayrıca, bu işlemlerin yapısına bağlı olarak farklı muhasebe yöntemleri uygulanabileceğini belirtti. “Eğer menkulleştirme işlemini gerçekleştiren yapı bağımsız bir kurum olarak kabul edilirse bu finansman kredi olarak değerlendirilmeli, aksi durumda doğrudan devlet borcu sayılmalıdır.”
YENİ IMF PROGRAMI ZORA GİREBİLİR
IMF’nin bu yaklaşımı, Kenya’nın yeni bir finansman programı için yürüttüğü müzakereleri karmaşık hale getirebilir. Washington’da düzenlenecek Bahar Toplantıları kapsamında taraflar arasındaki görüşmelerin sürmesi bekleniyor.
“Menkulleştirme gelirlerinin kamu borcu olarak sınıflandırılması, Kenya’nın IMF ile yeni bir program üzerinde anlaşmasını daha da zorlaştırabilir.”
Daha önce Kenya Hazine Bakanı John Mbadi, bu tür finansman yöntemlerinin bilanço dışında tutulduğunu ve borç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunmuştu. Ancak IMF’nin son değerlendirmesi, bu yaklaşımın uluslararası standartlarla uyumlu olmadığını ortaya koyuyor.
BORÇ RAPORLAMASINDA DAHA GENİŞ KAPSAM ÇAĞRISI
IMF raporunda yalnızca menkulleştirme işlemleri değil, genel borç raporlama çerçevesine ilişkin de önemli öneriler yer aldı. Kurum, Kenya’nın kamu maliyesine ilişkin şeffaflığı artırması gerektiğini vurgulayarak, raporlamaya dahil edilmesi gereken kalemleri genişletti.
Buna göre; ödenmemiş faturalar, garanti dışı borçlanmalar, emeklilik yükümlülükleri, mevduat kaynaklı yükümlülükler, finansal kiralama işlemleri ve kamu-özel işbirliği projelerine ilişkin borçlar da toplam borç stokuna dahil edilmeli.
ARTAN BORÇ BASKISI VE FİNANSMAN ARAYIŞI
Kenya ekonomisi son iki yılda ciddi bir finansman baskısı altında bulunuyor. Vadesi gelen döviz cinsi borçlar ve yatırımcıların artan getiri talepleri, kamu maliyesi üzerinde baskı oluşturuyor. 2024 yılında yaşanan protestoların ardından hükümetin yeni vergi artışı planlarını geri çekmek zorunda kalması da gelir tarafını zayıflattı.
Bu gelişmeler üzerine Nairobi yönetimi, menkulleştirme ve varlık satışları gibi alternatif yöntemlere yöneldi. Ülkenin yakıt boru hattında çoğunluk hissenin devri ve telekom devi Safaricom’daki pay satışları bu stratejinin öne çıkan adımları arasında yer aldı.
