ING: Sıkı para politikası daha uzun süre devam edecek
ING, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde, büyümenin giderek zayıflayan iç talep ve net ihracatın olumsuz katkısı nedeniyle baskı altında kaldığını belirtti. Kurum, yıl sonu enflasyonunun yüzde 30'a yakın gerçekleşmesini beklerken, sıkı para politikasının daha uzun süre korunması gerekeceğini vurguladı.
ING'ye göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde net ihracatın büyümeye katkısı daha da negatif bölgeye geçti ve ekonomik büyüme üzerinde belirgin bir baskı oluşturdu. İç talep ise ivme kaybetmesine rağmen ekonomik aktivitenin temel sürükleyicisi olmayı sürdürdü.
Kurum, yüksek borçlanma maliyetleri, faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisi ve kredi büyümesine yönelik makroihtiyati tedbirlerin yılın ikinci yarısında daha belirgin bir yavaşlamaya yol açabileceğini belirterek, Türkiye ekonomisinin bu yıl yaklaşık yüzde 3 büyüyebileceğini öngördü.
"Enflasyonda dezenflasyon sürecine dönüş sinyali yok"
ING, mayıs ayı enflasyon verilerinin dezenflasyon eğilimine dönüşü henüz teyit etmediğini ifade etti. Raporda, petrol fiyatlarına ilişkin belirsizlikler ile bunların diğer emtia fiyatlarına yansımalarının enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü risk oluşturduğu kaydedildi.
Gıda enflasyonuna ilişkin belirsizliklerin de sürdüğünü belirten kurum, tarımsal üretimde beklenen artışın fiyatlar üzerinde aşağı yönlü etki yaratabileceğini, buna karşın gübre maliyetlerindeki yükseliş riskinin fiyat baskısını artırabileceğini ifade etti. ING, yıl sonu enflasyonunun yüzde 30'un hafif altında gerçekleşmesini beklediğini bildirdi.
Cari açıkta finansman rezervlerle sağlandı
ING değerlendirmesinde, mart ayında cari açığın genişleme eğilimini koruduğu ve finansman tarafında zayıflayan sermaye girişleri nedeniyle rezerv kullanımının öne çıktığı belirtildi.
Öte yandan, Ticaret Bakanlığı'nın öncü verilerinin nisan ayında dış ticaret açığında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 30'luk bir daralmaya işaret ettiği, ihracattaki güçlü seyrin cari dengeyi desteklediği ifade edildi.
Faiz indirimi alanı sınırlı
Kurum, Orta Doğu'daki gerilim, cari açıktaki genişleme eğilimi ve finansal istikrara ilişkin kaygıların TCMB'nin sıkı duruşunu uzatmasını gerektirdiğini belirtti.
ING'ye göre, kredi büyümesine yönelik ilave sıkılaştırıcı adımlar haziran ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında yeni bir adım atılması ihtimalini azaltıyor. Ancak jeopolitik riskler ve yurt içi gelişmelerin daha temkinli bir yaklaşımı gerekli kılması halinde politika faizinin mevcut efektif fonlama maliyeti olan yaklaşık yüzde 40 seviyesine yükseltilmesi gündeme gelebilir.
Kurum, yılın ikinci yarısında faiz indirimleri için alanın oldukça sınırlı olacağını değerlendirirken, yıl sonunda politika faizinin yaklaşık yüzde 35 seviyesinde olmasını beklediğini, ancak risklerin daha sıkı bir para politikası yönünde olduğunu vurguladı.