ING: TCMB’den yılın son çeyreğinde iki faiz indirimi bekliyoruz
ING, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde enflasyonda yukarı yönlü risklerin hafiflediğine ve iç talepteki yavaşlamanın belirginleştiğine dikkat çekti. Kurum, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) eylül toplantısında politika faizini sabit tutmasını, yılın son çeyreğinde ise toplam 200 baz puanlık faiz indirimi yapmasını bekliyor.
ING’nin “Monitoring Turkey” raporunda, TCMB’nin likidite koşullarındaki normalleşmeyle efektif fonlama faizini yüzde 40’tan yüzde 37’ye düşürdüğü hatırlatıldı. Bankaya göre zayıflayan iç talep, enflasyon risklerinin azalması ve parasal aktarım mekanizmasındaki iyileşme faiz indirimlerinin yeniden gündeme gelmesine zemin hazırlıyor.
Eylül için değişiklik beklemiyor
ING, TCMB’nin ağustos ayında attığı likidite adımının üzerinden sınırlı süre geçmiş olması nedeniyle eylül ayındaki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit tutacağını öngörüyor.
Kurum, yılın son çeyreğinde ise iki kez 100’er baz puanlık faiz indirimi bekliyor. Buna göre politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35’e gerileyeceği tahmin ediliyor.
Piyasa fiyatlamasının da daha güvercin bir görünüme kaydığına dikkat çeken ING, yıl sonu politika faizi beklentisinin piyasalarda yaklaşık yüzde 34,50 seviyesinde fiyatlandığını belirtti.
Enflasyon tahmini yüzde 29,2
ING, ağustos enflasyonunun beklentilerin hafif altında gelmesinin yıllık enflasyondaki düşüş eğilimini desteklediğini ancak dezenflasyon hızının oldukça yavaş kaldığını değerlendirdi.
Kurum, 2026 sonu yıllık enflasyon tahminini yüzde 29,2 olarak açıkladı. Petrol fiyatlarındaki belirsizliğin ve bunun diğer emtia fiyatlarına olası yansımalarının enflasyon görünümü açısından risk oluşturduğu belirtildi.
İran-ABD barış sürecinin yeniden başlamasının ise jeopolitik gerilimi azaltarak petrol fiyatlarını savaş öncesindeki seviyelere çekebileceği ve enflasyon görünümünü destekleyebileceği ifade edildi.
Büyümede aşağı yönlü risk
ING, Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte yıllık yüzde 2,3 büyüdüğünü, yılın ilk yarısındaki büyümenin ise yüzde 2,5 olduğunu hatırlattı.
İç talebin, özellikle de özel tüketimin ivme kaybetmesine karşın ekonomik aktivitenin temel sürükleyicisi olmayı sürdürdüğünü belirten kurum, net ihracatın katkısının yeniden pozitife döndüğüne dikkat çekti.
ING, yılın ikinci yarısında ılımlı büyüme beklerken, 2026 geneli için yüzde 3,0’lük büyüme tahmini üzerindeki aşağı yönlü risklerin arttığını belirtti.
Rezervler 188,2 milyar dolara ulaştı
Raporda, yabancı yatırımcı pozisyonlarının ABD-İran çatışmasının ardından toparlandığı, döviz swaplarının savaş öncesi seviyeleri aşarak zirvelere ulaştığı belirtildi. Tahvil girişlerinin ise yıl başından bu yana sınırlı kaldığı kaydedildi.
TL mevduata girişlerin devam ettiği, bankacılık sektöründeki dolarizasyon oranının mayıs ayındaki yüzde 39,9’dan ağustos sonunda yüzde 38,5’e gerilediği aktarıldı.
TCMB’nin brüt rezervlerinin ise 188,2 milyar dolara ulaştığı belirtildi.
Dolar/TL için 52 tahmini
ING, döviz kuru görünümünde önemli bir değişiklik olmadığını belirtti. TCMB rezervlerindeki toparlanmanın TL carry trade işlemlerine yönelik yatırımcı ilgisini destekleyebileceği değerlendirildi.
Kurum, dolar/TL’nin 2026 sonunda 52, 2027 sonunda ise 63 seviyesinde olmasını bekliyor.
OVP’de 2027 enflasyon tahminine dikkat çekti
ING, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 28,4 olarak belirlendiğini, 2027 tahmininin ise önceki programdaki yüzde 9’dan yüzde 21’e yükseltildiğine dikkat çekti.
Raporda, OVP’nin önceki programa kıyasla daha fazla özel tüketim ve daha düşük özel yatırım ağırlıklı bir büyüme kompozisyonu öngördüğü belirtildi.
ING ayrıca 2027 için daha yüksek kamu harcamaları ve daha geniş cari açık öngörülerine işaret ederken, OVP’de ortaya konulan yüksek ve giderek artan büyüme patikasının cari dengede hedeflenen iyileşmenin ne ölçüde gerçekleştirilebileceğine ilişkin soru işaretleri yarattığını değerlendirdi.
