İran ara seçimler öncesi ABD halkına mektup gönderdi: Trump politikaları hedefte

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD ara seçimleri öncesinde Amerikan halkına 25 sayfalık açık mektup yayımladı. Metinde savaş, Donald Trump yönetimi ve Washington’ın Orta Doğu politikaları hedef alındı.
IRGC Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, mektubun İran’ın yaklaşımını doğrudan Amerikan kamuoyuna anlatmayı amaçladığını söyledi. Reuters’a göre mesajda ABD seçmenlerinden Trump’ın politikalarını reddetmeleri istendi.
Yaklaşık 14 bin 390 kelimelik metin, ABD halkına yönelik siyasi ve dini mesajları bir araya getiriyor.
İran mektubu ABD seçimleri öncesinde yayımladı
Mektup, ABD’deki ara seçimlere yaklaşık beş hafta kala kamuoyuna açıklandı.
IRGC, Amerikalılardan Washington’ın İsrail politikasını ve dış savaşlarını sorgulamalarını istedi.
Bunun yanında İran ile ABD arasında “barış içinde bir arada yaşama” ihtimalinden söz edildi.
Ancak bunun için Amerikan dış politikasında değişiklik gerektiği savunuldu.
Trump yönetimine ağır suçlamalar yöneltildi
IRGC, Donald Trump’ın İran konusunda Amerikan halkını yanlış bilgilendirdiğini ileri sürdü.
Ayrıca İran’ın nükleer programının niteliğinin Washington tarafından çarpıtıldığını iddia etti.
Mektupta Trump’ın dış politikasının kişisel çıkarlarla şekillendiği de öne sürüldü.
Bunlar İran tarafının siyasi iddiaları olarak metinde yer aldı.
IRGC savaşta üstünlük sağladığını savundu
Mektubun önemli bölümlerinden biri devam eden savaşa ayrıldı.
IRGC, ABD’nin savaş hedeflerine ulaşamadığını ileri sürdü.
Ayrıca Amerikan askeri tesislerine ciddi zarar verildiğini savundu.
İran tarafı, Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini de koruduğunu iddia etti.
Bu değerlendirmelerin tamamı IRGC’nin kendi anlatımını yansıtıyor.
ABD ordusunun geri çekildiği öne sürüldü
Mektupta Amerikan donanmasının bölgedeki hareketlerine ilişkin çeşitli iddialar da bulunuyor.
IRGC, ABD savaş gemilerinin bazı bölgelerden uzaklaşmak zorunda kaldığını savundu.
Ayrıca Körfez’deki Amerikan üslerinin etkinliğinin azaldığını ileri sürdü.
Bu iddiaların bir kısmı bağımsız kaynaklarla aynı ölçüde doğrulanmış değil.
Mektupta 1953 sonrası ABD politikaları sıralandı
IRGC, İran-ABD ilişkilerinin tarihsel geçmişine de geniş yer verdi.
Metinde 1953’ten itibaren Washington’ın İran ve Orta Doğu politikalarına yönelik eleştiriler sıralandı.
Bunun yanında Amerikan askeri harcamalarının vergi mükelleflerine yük oluşturduğu savunuldu.
IRGC Sözcüsü Muhibbi de mektubun bu noktayı Amerikan halkına anlatmayı hedeflediğini söyledi.
Dini anlatılar mektubun önemli bölümünü oluşturdu
Metin yalnızca siyasi ve askeri başlıklarla sınırlı kalmadı.
Şii İslam tarihindeki Kerbela anlatısı ayrıntılı biçimde kullanıldı.
İmam Hüseyin, Hazreti Abbas ve Zeynep üzerinden dini ve siyasi bağlantılar kuruldu.
Ayrıca İran’ın mevcut liderliği bu tarihsel anlatının devamı olarak sunuldu.
11 Eylül ve IŞİD konusunda tartışmalı iddialar yer aldı
Mektupta ilginç ddialara da yer verildi.
IRGC, 11 Eylül saldırılarıyla ilgili olarak CIA’yı suçlayan bir anlatı sundu.
Ayrıca IŞİD’in ortaya çıkışında ABD istihbaratının rolü bulunduğunu ileri sürdü.
Bu iddialar güvenilir uluslararası soruşturmaların kabul ettiği bulgularla örtüşmüyor.
İran kendi yönetim sistemini savundu
Mektupta İran’daki siyasi düzenin halk desteğine sahip olduğu savunuldu.
Yaptırımlara rağmen ekonomik sistemin ayakta kaldığı ileri sürüldü.
Buna karşılık ABD’de ekonomik ve toplumsal sorunların derinleştiği iddia edildi.
Ayrıca Amerikan bütçesinin İsrail’e verilen destek nedeniyle baskı altında olduğu görüşü öne çıkarıldı.
Mektubun sonunda dini mesajlar öne çıktı
IRGC, mektubun son bölümünde dini referanslara ağırlık verdi.
Metin, Hristiyanlık ve Şii İslam’daki kıyamet ve kurtuluş anlatılarına bağlandı.
Ayrıca Amerikalılara dış politikada kapsamlı değişiklik çağrısı yapıldı.
ABD’nin yurt dışındaki askeri varlığını azaltması ve İsrail’e desteğini sonlandırması istendi.
IRGC’nin mektubu, İran’ın Amerikan kamuoyuna doğrudan ulaşmayı hedefleyen en kapsamlı siyasi mesajlarından biri oldu.





