İran gerilimi Fed’in faiz indirimi planlarını askıya aldırabilir: Yellen’den kritik uyarı

ABD ekonomisinin gidişatı açısından kritik bir dönemeçte yapılan açıklamalar, küresel piyasalarda yankı uyandırdı. ABD’nin eski Hazine Bakanı ve eski Merkez Bankası (Fed) Başkanı olan Janet Yellen, Washington–Tahran hattında artan tansiyonun yalnızca diplomatik bir kriz olmadığını, aynı zamanda ekonomik dengeleri zorlayabilecek bir gelişme olduğunu dile getirdi. Yellen’a göre sürecin süresi ve petrol piyasasına etkisi, ABD’de para politikasının yönünü doğrudan etkileyebilir.

Öte yandan, dünyanın en büyük bankalarından JPMorgan Chase’in CEO’su Jamie Dimon da yatırımcı davranışlarına dikkat çekerek, risk algısı ile piyasa fiyatlamaları arasındaki makasın açıldığı uyarısında bulundu.

JEOPOLİTİK GERİLİM EKONOMİK DENGEYİ ZORLUYOR

Yellen, Orta Doğu’daki son gelişmelerin enerji piyasasında dalgalanmaya yol açtığını ve bu durumun ABD ekonomisine iki kanaldan baskı yapabileceğini belirtti: büyüme ve enflasyon. Artan enerji maliyetlerinin üretim ve tüketim üzerinde baskı oluşturabileceğini söyleyen Yellen, ekonomik aktivitenin ivme kaybedebileceğini ifade etti.

“Petrol fiyatlarındaki kalıcı yükseliş, enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırarak Fed’in hareket alanını daraltabilir.”

Halihazırda enflasyonun yüzde 3 civarında seyrettiğini hatırlatan Yellen, bu seviyenin Fed’in yüzde 2’lik hedefinin üzerinde kalmaya devam ettiğini vurguladı. Ayrıca fiyat artışlarının yalnızca jeopolitik risklerden değil, geçmiş dönemde uygulanan ticaret politikalarının etkilerinden de beslendiğine dikkat çekti. Özellikle gümrük tarifelerinin tüketici fiyatlarına yansımasının hâlâ hissedildiğini belirtti.

FAİZ İNDİRİMİ TAKVİMİ RİSKE GİREBİLİR

Fed’in bu yıl içinde faiz indirimi yapabileceğine yönelik beklentilerin, son gelişmelerle birlikte zayıflayabileceği ifade ediliyor. Yellen’a göre, karar vericiler mevcut tablo karşısında daha temkinli bir duruş sergileyebilir.

“Mevcut koşullar Fed’i daha uzun süre bekle-gör politikasına itebilir ve faiz indirimi beklentilerini öteleyebilir.”

Enerji fiyatlarının enflasyon beklentilerini bozması halinde, para politikasında gevşeme adımlarının ötelenmesi ihtimali güç kazanıyor. Bu durum, finansal piyasalarda dalgalanma riskini artırırken, kredi maliyetlerinin yüksek seyretmesine de yol açabilir.

HÜRMÜZ BOĞAZI KRİTİK EŞİK

Yellen’ın dikkat çektiği bir diğer başlık ise küresel enerji arzı açısından hayati öneme sahip olan Hürmüz Boğazı oldu. Körfez petrolünün önemli bir kısmının dünya pazarlarına ulaştığı bu dar geçitte yaşanabilecek olası bir aksamanın, fiyatlar üzerinde sert ve kalıcı etki yaratabileceği belirtiliyor.

“Hürmüz Boğazı’nda birkaç günü aşan bir kesinti, petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmasına hatta yeni zirveler test etmesine neden olabilir.”

Bu senaryo gerçekleşirse, enerji maliyetleri üzerinden enflasyonun daha yapışkan hale gelmesi söz konusu olabilir. Uzmanlara göre böyle bir tablo, yalnızca ABD değil Avrupa ve gelişmekte olan ekonomiler için de risk anlamına geliyor.

DİMON’DAN PİYASALARA REHAVET UYARISI

Küresel bankacılık devinin CEO’su Jamie Dimon ise yatırımcı psikolojisine odaklandı. ABD ekonomisinin mevcut görünümünün güçlü olduğunu kabul eden Dimon, varlık fiyatlarının yüksek seyrettiğini ancak risklerin yeterince fiyatlanmadığını savundu.

Dimon’a göre, Orta Doğu’daki gerilim, yüksek kamu borcu, jeopolitik belirsizlikler ve enflasyon baskıları gibi başlıklar piyasada olması gerekenden daha az dikkate alınıyor.

Enflasyonu “kutlamadaki tatsız sürpriz” olarak tanımlayan Dimon, fiyat baskılarının hafife alınmaması gerektiğini vurguladı. Küçük görünen şokların bile zincirleme etki yaratabileceğini ifade eden Dimon, olası bir ekonomik yavaşlama ihtimalinin yatırımcı beklentilerinden daha yüksek olabileceğini dile getirdi.

KÜRESEL EKONOMİ İÇİN ÇİFTE RİSK: BÜYÜME VE ENFLASYON

Uzmanlara göre mevcut tablo, merkez bankaları açısından karmaşık bir dengeyi işaret ediyor. Bir yandan ekonomik büyümeyi destekleme ihtiyacı, diğer yandan fiyat istikrarını koruma zorunluluğu bulunuyor. Enerji fiyatlarındaki oynaklık ise bu dengeyi daha da hassas hale getiriyor.

ABD’de para politikasının seyri, küresel piyasalarda da yön belirleyici olmaya devam edecek. Faiz indiriminin gecikmesi; doların güçlü kalması, gelişmekte olan ülkelerde sermaye hareketlerinin yavaşlaması ve finansman koşullarının sıkılaşması gibi zincirleme sonuçlar doğurabilir.

Önümüzdeki süreçte hem enerji arzına ilişkin gelişmeler hem de enflasyon verileri, Fed’in atacağı adımlar açısından belirleyici olacak.