KOBİ’lere konkordato kâbusu: İflas eden firma sayısında rekor artış

Türkiye ekonomisinde uygulanan sıkı para politikaları, reel sektörün kırılgan kesimlerinde alarm zillerini çaldırdı. Konkordato ilan eden firma sayısında yılın ilk yarısında yüzde 236'ya varan artış yaşanırken, özellikle tekstil, inşaat ve mobilya sektörleri bu krizin merkezinde yer aldı.
FAİZLER VE KREDİ KISITLARI KOBİ’LERİ ZORLUYOR
Ekonomi yönetiminin enflasyonu düşürmeye yönelik politikaları, yüksek faiz ve daralan kredi imkanları nedeniyle piyasadaki birçok küçük ve orta ölçekli işletmeyi finansal çıkmaza sürüklüyor. Yılın ilk altı ayında geçici mühlet kararı verilen firma sayısı %108 artarak 1.259’a, kesin mühlet kararı verilen firma sayısı ise %236 artışla 822’ye yükseldi.
Ret kararı verilen başvurular %95 artışla 333’e, iflas kararı çıkan şirketler ise %101 artarak 553’e ulaştı.
TEKSTİL, İNŞAAT VE MOBİLYA ZORDA
Özellikle fason üretim yapan ve sermaye yapısı zayıf firmalar bu krizden daha derin etkileniyor. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, asgari ücretin işverene olan maliyetinin firmalar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu vurgulayarak, maliyet artışları ve krediye erişimdeki zorlukların zincirleme iflaslara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Öksüz, konkordato kararlarının yalnızca başvuran şirketleri değil, aynı zamanda bu şirketlerle iş yapan tedarik zincirindeki onlarca işletmeyi de olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Bu nedenle finansman yapısı zayıf olan ihracatçılar için özel destek paketlerinin devreye alınması gerektiğini söyledi.
ÜRETİM KAPASİTESİ DÜŞÜYOR, REKABET GÜCÜ KAYBOLUYOR
Mobilya sektöründe de benzer bir tablo yaşanıyor. İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçılar Birliği Başkanı Erkan Özkan, KOBİ’lerin üretim kapasitesini azaltmak zorunda kaldığını belirterek, sermaye eksikliği ve finansal esnekliğin yok denecek kadar az olmasının bu işletmelerin rekabet gücünü kaybettirdiğini vurguladı.
Özkan’a göre, konkordato sürecinden çıkış için yalnızca finansal destek değil; aynı zamanda dijital dönüşüm, kurumsallaşma ve verimlilik odaklı eğitim programlarının da hayata geçirilmesi şart.





