Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporu yayımlandı
Küresel ekonomi politikalarındaki belirsizliklerin pandemi dönemi zirvesinin de ötesine geçtiği son raporda vurgulandı. Bu süreçte jeopolitik gelişmelerin de etkisiyle dolar, gelişmiş ülke para birimleri karşısında gerilerken, gelişmiş ülkelerin uzun vadeli tahvil faizleri yukarı yönlü hareket etti.
KREDİ BÜYÜMESİ SINIRLI, TL LEHİNE SEYİR
Raporda, artan küresel risklerin gelişmekte olan ülkelerin kredi temerrüt risklerini yükselttiği ve portföy yatırımlarında çıkışların yaşandığı ifade edildi. Ticari kredi büyümesi, mart ayından itibaren Türk lirası lehine gelişme gösterirken, sıkı para politikası ve destekleyici makroihtiyati adımlar sayesinde sınırlar içinde kalmaya devam etti.
Döviz piyasalarında mart ayındaki dalgalanmaların ve yabancı para kredi büyümesinin sınırlandırılması, yabancı para ticari kredilerin hızını kesti. Buna karşın, Türk lirası ticari kredilerde kısmi bir toparlanma görüldü.
BİREYSEL KREDİLERDE SIKILAŞMANIN ETKİSİ HİSSEDİLİYOR
Bireysel kredilerde özellikle bireysel kredi kartı ve ihtiyaç kredilerinin büyüme ivmesi 2025’te gerileme eğiliminde. İhtiyaç kredileri, kredili mevduat hesabı (KMH) etkisiyle yatay seyrederken, BKK büyümesinde de belirgin bir yavaşlama dikkat çekiyor. Mart ve nisan aylarında konut kredi faizlerindeki düşüş ve birikmiş talep, konut kredilerinde yıllık büyümeyi destekledi.
AKTİF KALİTESİ VE BANKACILIK SAĞLAMLIĞI ÖNE ÇIKIYOR
Bankacılık sektöründe tahsili gecikmiş alacak (TGA) oranı, bireysel kredilerde ve KOBİ kredilerinde hafifçe artış gösterdi. 2024’ün son çeyreğinde devreye alınan yapılandırma imkânları, aktif kalitesindeki bozulmayı kısmen yavaşlatsa da risk artışı sürüyor. Bankalar, yüksek karşılık oranlarıyla potansiyel şoklara karşı bilanço dayanıklılığını koruyor.
REEL SEKTÖR VE HANEHALKI: YP POZİSYON RİSKİ FRENLENDİ
Reel sektörün finansal borçluluğu emsal ülkelere göre düşük kalırken, TL varlıkların payı artıyor. Yabancı para açık pozisyonunda ise mart ayına kadar yükseliş görülse de, alınan tedbirler sonrası bu artış durdu. Hanehalkında ise ihtiyaç kredisi ve BKK bakiyesinin payı artarken, YP mevduat ve KKM ürünlerinin ağırlığı azalıyor.
LİKİDİTE VE KARLILIK DENGESİ
Mart ve nisan aylarında TCMB’nin sıkılaştırma adımları TL tercihini güçlendirdi. Bankaların TL ve YP likidite tamponları güçlü seyrini sürdürürken, sendikasyon kredileri de yüksek oranlarda yenileniyor ve maliyetler geriliyor. TL tahvil faizlerindeki artışın bilançolara etkisi sınırlı kalırken, kısa vadeli kredi ve menkul kıymetlerin ağırlığı riskleri azaltıyor.
Son dönemde faiz artışlarının olumsuz etkileri, zorunlu karşılık faiz oranlarındaki iyileşmeler ve güçlü ücret/komisyon gelirleriyle dengeleniyor. Ancak artan kredi karşılık giderleri, kârlılıktaki iyileşmeyi kısmen sınırlıyor.
SERMAYE YETERLİLİĞİ GÜÇLÜ, DAYANIKLILIK DEVAM EDİYOR
Son olarak, bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik oranlarının yasal sınırların üzerinde olduğu ve uzun dönem ortalamalarına yakın seyrettiği vurgulandı. Basel standartlarına uyumlu kredi risk ağırlıkları ve güçlü serbest karşılıklar, bankacılık sisteminin olası şoklara karşı direncini destekliyor.
