Rusya, Ermenistan'a ticari kısıtlamaları genişletti: Süt ürünleri ithalatı da durduruldu

Rusya, Ermenistan'dan ithal edilen ürünlere yönelik kısıtlamalarına bir yenisini daha ekledi. Moskova yönetimi, 27 Temmuz itibarıyla Ermenistan'daki tüm işletmelerden süt ve süt ürünleri ithalatını durdururken, son dönemde çiçek, meyve-sebze, maden suyu, alkollü içecek ve balık ürünlerine getirilen kısıtlamaların kapsamını genişletti. Yıllık ticaret hacmi yaklaşık 420 milyon avroya ulaşan ürün gruplarının karardan etkilenebileceği belirtiliyor.
Rusya ithalat kısıtlamalarını genişletti
Rusya Federal Bitki Sağlığı Denetim Servisi (Rosselhoznadzor), Ermenistan'daki süt işleme tesislerinde yapılan denetimlerde ürün izlenebilirliği, veteriner belgeleri, ham madde kontrolleri ve üretim güvenliği alanlarında çeşitli uygunsuzluklar tespit edildiğini açıkladı. Kurum, bu gerekçeyle Ermenistan'dan süt ve süt ürünleri alımının durdurulduğunu bildirdi.
2025 verilerine göre Ermenistan'ın Rusya'ya süt ürünleri, yumurta ve bal ihracatı yaklaşık 16 milyon dolar olurken, bunun 13,5 milyon dolarlık bölümünü peynir ve lor ürünleri oluşturdu.
Ermenistan alternatif pazarlara yöneliyor
Erivan yönetimi, ihracatçıların yeni pazarlara açılmasını desteklemek amacıyla teşvik programlarını devreye alırken, Avrupa Birliği de Ermenistan'ın ticaretini çeşitlendirmesi için yeni ekonomik destek paketleri hazırladı.
Ermenistan, 2025 yılında Rusya'ya yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, Rusya'nın ülkenin toplam ihracatındaki payı yüzde 35,3 seviyesinde kaydedildi. Yetkililer, meyve, şarap, konyak ve maden suyu ihracatçılarına yönelik yeni destek mekanizmalarının da hazırlanacağını açıkladı.
AB ve AEB tartışması sürüyor
Avrupa Birliği, Rusya'nın ticari kararlarını "ekonomik baskı" olarak değerlendirirken, Ermenistan'a ek 18 milyon avro kaynak sağlayacağını duyurdu. Daha önce açıklanan 52 milyon avroluk destek programıyla birlikte, Ermeni ürünlerinin AB pazarına erişiminin artırılması hedefleniyor.
Rus yetkililer ise uygulanan tedbirlerin siyasi değil teknik denetimlerden kaynaklandığını savunurken, Ermenistan'ın aynı anda hem Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) içinde kalmasının hem de AB ile derin ticari entegrasyon kurmasının hukuki açıdan mümkün olmayacağını dile getiriyor.





