Sağlıklı beslenme maliyeti arttı: FAO’ya göre dünyada 645 milyon kişi açlıkla mücadele ediyor
FAO öncülüğünde hazırlanan 2026 raporu, 2025 yılında dünyada 645 milyon kişinin açlıkla mücadele ettiğini ortaya koydu. Rapora göre yaklaşık 2,7 milyar insan sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamıyor. Günlük sağlıklı beslenme maliyeti ise küresel ölçekte 4,28 dolara yükseldi.
Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD), UNICEF, Dünya Gıda Programı (WFP) ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) birlikte hazırladığı “Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu 2026” raporu yayımlandı. Çalışma, 2025 yılı itibarıyla küresel açlıkta sınırlı gerileme yaşansa da sağlıklı ve dengeli beslenmeye erişimin dünya genelinde önemli bir sorun olmaya devam ettiğini ortaya koydu.
Rapora göre 2025 yılında dünya nüfusunun yüzde 7,8’i açlıkla karşı karşıya kaldı. Bu oran yaklaşık 645 milyon kişiye karşılık gelirken, açlık yaşayanların sayısı 2024’e göre 14 milyon, 2022’ye kıyasla ise 43 milyon azaldı. Buna rağmen açlık çeken insan sayısı, 2015 yılında belirlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları döneminin yaklaşık 50 milyon üzerinde kaldı.
Açlıkta gerileme sürüyor
Mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde 2030 yılında dünyada 510 ila 520 milyon kişinin açlık yaşamayı sürdüreceği öngörülüyor. Bu nüfusun yaklaşık yüzde 56’sının Afrika kıtasında bulunacağı tahmin edilirken, “Sıfır Açlık” hedefine ulaşılmasının giderek zorlaştığı belirtiliyor.
Küresel görünümdeki iyileşme ise bölgeler arasında aynı ölçüde hissedilmiyor. Afrika’da açlık oranı 2025 yılında yüzde 20 seviyesinde gerçekleşirken yaklaşık 309 milyon kişi yeterli gıdaya ulaşamadı. Orta Afrika’da oran yüzde 28,9’a, Doğu Afrika’da ise yüzde 25,6’ya yükseldi.
Asya’da açlık oranı yüzde 6 olurken yaklaşık 292 milyon kişi açlıkla mücadele etti. Latin Amerika ve Karayipler’de ise nüfusun yüzde 4,8’ini oluşturan yaklaşık 32 milyon kişi yeterli beslenemedi.
Batı Asya ise küresel eğilimin tersine bir tablo sergiledi. Bölgede açlık oranı 2015’te yüzde 9,3 seviyesindeyken 2025 yılında yüzde 13’e çıktı.
Gıda güvensizliği milyonları etkiliyor
Raporda 2025 yılı itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 2,1 milyar kişinin orta veya ciddi düzeyde gıda güvensizliği yaşadığı bildirildi. Bu sayı bir önceki yıla göre yaklaşık 86 milyon azalsa da pandemi öncesindeki seviyelere henüz ulaşılamadı.
Yaklaşık 779 milyon kişinin ise ciddi gıda güvensizliği içinde bulunduğu kaydedildi.
Bölgesel dağılıma bakıldığında Afrika’da nüfusun yüzde 56,6’sı gıda güvensizliğinden etkilenirken, Latin Amerika ve Karayipler’de bu oran yüzde 22,9, Asya’da yüzde 20,3, Kuzey Amerika ile Avrupa’da ise yüzde 8,7 olarak hesaplandı.
Veriler, kırsal bölgelerde yaşayanların kent nüfusuna göre daha fazla risk altında olduğunu ortaya koyarken, kadınların da erkeklere kıyasla daha yüksek oranda gıda güvensizliği yaşadığı belirtildi.
Sağlıklı beslenme maliyeti yükseldi
Raporda öne çıkan başlıklardan biri de sağlıklı beslenmenin maliyetindeki artış oldu.
Satın alma gücü paritesine göre kişi başına günlük sağlıklı beslenme maliyeti 2017 yılında 2,94 dolar seviyesindeyken, 2021’de 3,44 dolara, 2025 yılında ise 4,28 dolara çıktı. Böylece sekiz yıllık dönemde maliyet yaklaşık yüzde 46 yükseldi.
Latin Amerika ve Karayipler günlük 4,91 dolarla en yüksek maliyetin görüldüğü bölge olurken, Afrika’da maliyet 4,35 dolar, Asya’da 4,33 dolar, Kuzey Amerika ve Avrupa’da ise 3,64 dolar olarak hesaplandı.
Dünya genelinde yaklaşık 2,7 milyar kişi sağlıklı bir beslenme düzeninin maliyetini karşılayamaz durumda bulunuyor.
Bu sayı küresel nüfusun yüzde 32,7’sine karşılık geliyor. Afrika’da nüfusun yüzde 66,6’sı ekonomik nedenlerle sağlıklı beslenemezken, Asya’da bu oran yüzde 28,9, Latin Amerika ve Karayipler’de yüzde 25,7 seviyesinde gerçekleşti.
Rapora göre gıda fiyatlarında yaşanan her yüzde 10’luk artış, sağlıklı beslenme maliyetini ortalama yüzde 6 yükseltiyor. Buna karşılık yerel üretim, mevsimsel ürünler ve düşük maliyetli alternatiflerden oluşturulan beslenme sepetleri maliyeti ortalama yüzde 34 azaltabiliyor.
Besleyici ürünlerin payı artıyor
Araştırmaya göre nişastalı temel ürünler günlük enerji ihtiyacının yaklaşık yarısını karşılasa da toplam beslenme maliyetinin yalnızca altıda birini oluşturuyor.
Meyve, sebze ve hayvansal kaynaklı ürünler ise sağlıklı beslenme maliyetinin yaklaşık yüzde 70’ini meydana getiriyor. Küresel ölçekte en yüksek maliyet hayvansal ürünlerde görülürken, Latin Amerika ve Karayipler’de sebze fiyatları öne çıkıyor.
Bu veriler, yalnızca temel tahıl üretimine odaklanan gıda politikalarının dengeli beslenme hedefleri açısından yeterli olmadığını ortaya koyuyor.
Çocuklarda beslenme sorunu sürüyor
Rapora göre 6-23 aylık çocukların yalnızca yüzde 30,8’i asgari beslenme çeşitliliğine ulaşabiliyor. Başka bir ifadeyle her üç çocuktan yaklaşık ikisi yeterli çeşitlilikte beslenemiyor.
Afrika’da bu oran yüzde 20,5 olurken, Asya’da yüzde 34,9 olarak hesaplandı. Ayrıca 15-49 yaş grubundaki kadınların yüzde 62,7’si yeterli beslenme çeşitliliğine erişebiliyor.
Beş yaş altındaki çocuklarda bodurluk oranı 2012’de yüzde 26,4 seviyesindeyken 2024 yılında yüzde 23,2’ye geriledi. Aynı dönemde bodur çocuk sayısı 180,4 milyondan 150,2 milyona düştü.
Öte yandan çocuklarda fazla kilo oranı yüzde 5,5’e yükselirken, yetişkinlerde obezite oranı 2012’deki yüzde 12,1 seviyesinden 2024 yılında yüzde 16,2’ye çıktı. 2030 yılında bu oranın yüzde 18,6’ya ulaşacağı tahmin ediliyor.
Raporda, sağlıksız beslenmenin küresel ekonomiye yıllık 8,1 trilyon dolarlık gizli maliyet oluşturduğu bilgisi de yer aldı.
Türkiye dünya ortalamasının üzerinde
Rapora göre Türkiye’de kişi başına günlük sağlıklı beslenme maliyeti satın alma gücü paritesine göre 2017 yılında 3,45 dolar seviyesindeyken 2025 yılında 4,58 dolara yükseldi. Böylece sekiz yılda yaklaşık yüzde 33’lük artış gerçekleşti.
Türkiye’nin 4,58 dolarlık günlük maliyeti, 4,28 dolar olan küresel ortalamanın üzerinde hesaplandı.
Raporda, sağlıklı beslenmeye erişimin artırılması amacıyla meyve, sebze ve baklagil üretiminin desteklenmesi, tarımsal Ar-Ge çalışmalarının güçlendirilmesi, sulama altyapısının geliştirilmesi, soğuk zincir yatırımlarının yaygınlaştırılması, depolama ve lojistik kapasitesinin artırılması gerektiği belirtildi.
Ayrıca küçük ölçekli üreticilerin finansman, teknoloji, kaliteli tohum ve tarımsal yayım hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ile hasat sonrası kayıpların azaltılmasının öncelikli alanlar arasında yer aldığı ifade edildi.
Modelleme sonuçlarına göre meyve ve sebze değer zincirlerinde yapılacak teknolojik iyileştirmeler sağlıklı beslenme maliyetini yüzde 7,54’e kadar düşürebiliyor.
