Ekonomi

Şekib Avdagiç'ten ikinci yarı için faiz normalleşmesi çağrısı

Şekib Avdagiç'ten ikinci yarı için faiz normalleşmesi çağrısı

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, yılın ikinci yarısına ilişkin ekonomik görünümü değerlendirirken, reel sektörün en önemli beklentisinin enflasyondaki düşüş sürecinin korunması ve bunun kademeli faiz normalleşmesiyle desteklenmesi olduğunu söyledi. Avdagiç, üretim, yatırım ve ihracatın sürdürülebilirliği için finansman maliyetlerinin düşmesi ve kur dengesinin yeniden sağlanmasının önem taşıdığına dikkat çekti.

Yılın ilk yarısında küresel ekonominin jeopolitik gelişmeler nedeniyle önemli sınamalarla karşı karşıya kaldığını belirten Avdagiç, ABD, İsrail ve İran ekseninde yaşanan gerilimin enerji maliyetlerini artırdığını, petrol fiyatlarındaki dalgalanmanın ise ticaret ve tedarik zincirlerinde yeni belirsizlikler oluşturduğunu ifade etti. Bu gelişmelerin hem enflasyon üzerinde hem de üretim maliyetlerinde ilave baskı yarattığını dile getirdi.

Avdagiç, buna rağmen Türkiye ekonomisinin dezenflasyon sürecini koruduğunu belirterek, haziran ayında yıllık enflasyonun yüzde 32 seviyesine gerilerken aylık artışın yüzde 1'in altına inmesinin fiyat istikrarı açısından önemli bir gösterge olduğunu söyledi. Uygulanan ekonomi programının dış şoklara rağmen sonuç üretmeye başladığını ifade eden Avdagiç, makro göstergelerdeki iyileşmenin reel sektöre de yansıması gerektiğini kaydetti.

Sanayi üretimi ve finansman dengesi öne çıkıyor

Ekonominin büyümesini sürdürmesine rağmen sanayi tarafında istenilen performansın görülemediğini belirten Avdagiç, yılın ilk çeyreğinde ekonominin yüzde 2,5 büyüdüğünü, buna karşın sanayi sektörünün yüzde 0,8 daraldığını hatırlattı. Üretim tarafındaki bu ayrışmanın yeni destek mekanizmalarını gerekli kıldığını belirten Avdagiç, iç maliyetler ile döviz kuru arasındaki farkın da giderek açıldığını söyledi.

Yılın ilk altı ayında sepet kurdaki ortalama artışın yüzde 7,03 seviyesinde kaldığını, buna karşılık TÜFE ve ÜFE ortalamasının yüzde 16,9'a ulaştığını ifade eden Avdagiç, reel sektörün kur ile enflasyon arasındaki dengenin yeniden kurulmasını beklediğini dile getirdi.

"Reel sektörün ikinci yarıda ekonomi yönetiminden beklentisi net. Dezenflasyonun kararlı biçimde sürdürülmesi ve bunun açtığı alanın, kademeli ve öngörülebilir bir faiz normalizasyonuna dönüştürülmesi önem taşıyor."

Makro göstergelerde olumlu bir tablo oluşmasına rağmen sanayici ve ihracatçının finansman yükünün devam ettiğini belirten Avdagiç, dezenflasyonun üreticiye gerçek anlamda katkı sağlayabilmesi için kredi maliyetleri ile kur seviyelerinde daha dengeli bir yapının oluşmasının gerekli olduğunu vurguladı.

İhracatçı için seçici kredi çağrısı

İhracatçıların küresel pazarlarda güçlü performans sergilemeye devam ettiğini belirten Avdagiç, yüksek finansman maliyetleri ve kur baskısının şirketlerin kârlılığı üzerinde önemli yük oluşturduğunu söyledi.

Ekonomi yönetiminin sıkı para politikasını sürdürürken üretim ve ihracata yönelik seçici kredi mekanizmalarını açık tutmasının önem taşıdığına işaret eden Avdagiç, tüm sektörlere ucuz finansman yerine üretim yapan ve ihracat gerçekleştiren firmalara erişilebilir kredi sağlanmasının daha doğru olacağını ifade etti.

Sanayide katma değeri yüksek üretime geçişin hızlandırılması gerektiğini belirten Avdagiç, teşviklerin yüksek teknoloji, AR-GE, yeşil dönüşüm ve yerli üretime yönelmesinin rekabet gücünü artıracağını söyledi. Enerji ithalatının cari açık üzerindeki etkisine dikkat çeken Avdagiç, yenilenebilir enerji yatırımlarının stratejik önem taşıdığını da dile getirdi.

Bankacılık sisteminin yanı sıra sermaye piyasalarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Avdagiç, yeşil tahvil gibi alternatif finansman araçlarının yaygınlaştırılmasının şirketlerin kaynak çeşitliliğini artıracağını ifade etti.

KOBİ'lerde dijital dönüşüm hızlanmalı

Büyük ölçekli şirketlerin yapay zekâ ve dijitalleşme alanında önemli ilerleme kaydettiğini belirten Avdagiç, KOBİ'lerin ise bu dönüşüm sürecinde daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi.

İTO'nun eğitim, mentörlük ve dijital çözümler aracılığıyla işletmeleri teknolojiye adapte etmeye yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Avdagiç, üretimden lojistiğe kadar tüm süreçlerde teknolojiyi etkin kullanan firmaların küresel pazarlarda daha güçlü konuma ulaştığını ifade etti.

Türkiye için tedarik zinciri fırsatı büyüyor

ABD ile Çin arasındaki rekabetin ve Avrupa'nın tedarik zincirlerini çeşitlendirme arayışının Türkiye için önemli fırsatlar sunduğunu belirten Avdagiç, coğrafi konum, genç iş gücü ve üretim kapasitesi sayesinde Türkiye'nin Avrupa'nın önemli üretim merkezlerinden biri olabileceğini söyledi.

"Üretime, yatırıma ve ihracata dönük hedefli desteklerin ve teşvik paketinin sahaya hızlı yansımasını bekliyoruz."

Enflasyondaki gerilemenin sürmesi halinde finansman maliyetlerinin yılın kalan bölümünde daha dengeli hale gelebileceğini ifade eden Avdagiç, bunun üretim ve yatırım kararlarını olumlu etkileyeceğini dile getirdi.

Avrupa Birliği ile ekonomik entegrasyon güçlenebilir

Yılın ikinci yarısında ihracat açısından daha olumlu bir tablo beklediklerini belirten Avdagiç, Orta Doğu'da barış ortamının güçlenmesinin dış ticarete de katkı sağlayabileceğini söyledi. Sanayide kademeli toparlanmanın ise enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelere bağlı olacağını ifade etti.

Avrupa Birliği'nin Çin'e bağımlılığı azaltma hedefi kapsamında Türkiye'nin önemli avantajlara sahip olduğunu belirten Avdagiç, Gümrük Birliği'nin hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ticareti kapsayacak şekilde güncellenmesinin hem Türkiye hem de Avrupa açısından kazanım sağlayacağını söyledi.

Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın doğru yönetilmesi halinde Türk ihracatçısının Avrupa pazarında rekabet avantajı elde edeceğini belirten Avdagiç, uyum sürecinin hızlandırılması gerektiğini kaydetti.

Savunma sanayisi ve ABD ilişkilerinde yeni dönem

CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik iradenin Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkiler açısından yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirten Avdagiç, savunma sanayisindeki iş birliklerinin genişleme potansiyeli taşıdığını söyledi.

F-35 programına dönüş ihtimali, KAAN için motor tedariki ve ASELSAN, ROKETSAN ile STM gibi şirketlerin NATO projelerinde daha fazla yer almasının Türk savunma sanayisinin uluslararası tedarik zincirindeki konumunu güçlendireceğini ifade etti.

İki ülke arasında uzun süredir hedeflenen 100 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşılması için güven ortamının güçlenmesinin kritik önemde olduğunu belirten Avdagiç, yaptırımların kaldırılmasıyla yatırım fonlarının Türkiye'ye bakışının da olumlu yönde değişebileceğini söyledi.

SEPA üyeliği ihracatçıya avantaj sağlayacak

Türkiye'nin Tek Avro Ödeme Alanı'na (SEPA) katılım sürecini değerlendiren Avdagiç, bu adımın yalnızca teknik bir ödeme sistemi değişikliği olmadığını, Avrupa ile finansal entegrasyonu güçlendirecek önemli bir gelişme niteliği taşıdığını ifade etti.

SEPA üyeliğinin avro transferlerinde maliyetleri düşüreceğini ve ödeme sürelerini kısaltacağını belirten Avdagiç, özellikle KOBİ'ler ile ihracatçı firmaların nakit akışını olumlu etkileyecek bir yapı oluşacağını söyledi.

Türkiye'nin Avrupa finans sistemine daha güçlü şekilde entegre olmasının öngörülebilirliği artıracağını belirten Avdagiç, Gümrük Birliği'nin modernizasyonu ve diğer ekonomik başlıklarla birlikte bu sürecin ticari ilişkiler açısından yeni bir dönemin kapısını aralayacağını ifade etti.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar