Ekonomi

Fon mağdurları için geri sayım başladı: Cevdet Yılmaz'dan ödeme tarihi ve 1 milyon TL açıklaması

Fon mağdurları için geri sayım başladı: Cevdet Yılmaz'dan ödeme tarihi ve 1 milyon TL açıklaması

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin yıl sonu beklentilerini ve sermaye piyasalarındaki fon soruşturmasının ayrıntılarını açıkladı. Yılmaz, 7 şirket ve 131 fonda sorun tespit edildiğini, 3 şirketin tasfiye sürecinde 44 bin yatırımcıya ödeme yapıldığını bildirdi.

Anadolu Ajansı Editör Masası programında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Yılmaz, ekonomik büyüme, istihdam, ihracat, cari açık ve bütçe dengelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bankacılık sektörünün durumuna da değinen Yılmaz, fon piyasasında ortaya çıkan sorunların giderilmesi amacıyla yürütülen adli, idari ve yasal çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Türkiye ekonomisinde büyüme ve istihdam artışı sürüyor

Küresel ekonomideki gelişmelere rağmen Türkiye'nin ekonomik faaliyetlerini sağlıklı şekilde sürdürdüğünü belirten Yılmaz, büyümenin devam ettiğini ve istihdamda artış kaydedildiğini söyledi.

Ekonominin genel görünümünü olumlu değerlendiren Yılmaz, bankacılık sektörünün de güçlü yapısını koruduğunu ifade etti. Türkiye'nin yıllıklandırılmış ihracatının 284 milyar dolara yaklaştığını açıklayan Yılmaz, dış ticaret performansının ekonomik faaliyetler açısından önemine değindi.

Ekonomi yönetiminin büyüme, istihdam, dış ticaret ve finansal istikrar alanlarındaki gelişmeleri birlikte takip ettiğini belirten Yılmaz, mevcut göstergeler çerçevesinde ekonomik faaliyetlerin sürdüğünü kaydetti.

Cari açıkta yıl sonu beklentisi yüzde 2,6

Türkiye'nin cari işlemler açığına ilişkin tahminlerini paylaşan Yılmaz, bu yıl dış dengede geçen yıla kıyasla bir miktar bozulma öngördüklerini söyledi.

Geçen yıl milli gelirin yaklaşık yüzde 2'si seviyesinde bulunan cari açığın, 2026 sonunda yüzde 2,6'ya ulaşmasını beklediklerini aktardı.

Yılmaz, cari açıktaki artışa rağmen söz konusu seviyenin yönetilebilir olduğunu belirterek ekonomi yönetiminin dış dengeye ilişkin gelişmeleri izlediğini ifade etti.

Bütçe açığı tahmini yüzde 3,1 olarak açıklandı

Kamu maliyesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, 2026 yılı bütçe açığının milli gelire oranla yaklaşık yüzde 3,1 düzeyinde gerçekleşmesini beklediklerini bildirdi.

Enerji fiyatlarının tüketiciye yansımasını sınırlamak amacıyla uygulanan eşel mobil sistemine değinen Yılmaz, bu uygulamanın bütçe üzerindeki etkilerine rağmen kamu maliyesindeki durumun iyi olduğunu söyledi.

Yılmaz, 2026 yılı için cari açık beklentisini yüzde 2,6, bütçe açığı tahminini ise yüzde 3,1 olarak açıkladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, bütçe hazırlıklarının devam ettiğini belirterek 16 Ekim'de başlayacak süreçte kamu maliyesine ilişkin ayrıntılı bilgilerin paylaşılacağını ifade etti.

2027 bütçe süreci 16 Ekim'de başlayacak

Yılmaz, gelecek yılın merkezi yönetim bütçesine ilişkin takvimi de duyurdu.

Bütçe sürecinin 16 Ekim'de başlayacağını bildiren Yılmaz, hazırlanan bütçenin kapsamına ve mali göstergelerine ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerin bu aşamada yapılacağını söyledi.

Yeni bütçeye yönelik açıklamaların kamuoyuyla paylaşılacağını belirten Yılmaz, ekonomik hedeflere ilişkin bilgilerin bütçe görüşmeleri kapsamında ele alınacağını kaydetti.

Fon soruşturmasında 455 bin yatırımcının etkilendiği açıklandı

Sermaye piyasalarındaki fon soruşturmasına ilişkin soruları da yanıtlayan Yılmaz, incelemelerin önemli sayıda yatırımcıyı ilgilendirdiğini belirtti.

Yılmaz'ın verdiği bilgilere göre, sorun tespit edilen fonlardan toplam 455 bin yatırımcı etkilendi. İnceleme kapsamındaki 131 fonun, toplam fon piyasasının yüzde 4,6'sını oluşturduğu bildirildi.

Sorunların belirli bir alanda yoğunlaştığını ifade eden Yılmaz, olumsuzlukların piyasanın tamamına yayılmasını önlemek amacıyla tedbirler uygulandığını söyledi.

Soruşturmanın sermaye piyasalarına ilişkin güvenin korunması ve yatırımcıların karşılaştığı sorunların çözülmesi amacıyla farklı kurumların koordinasyonunda yürütüldüğünü aktardı.

SPK'nin Fon Rehberi ile şeffaflık artırıldı

Fon piyasasında yaşanan sorunların ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından çeşitli düzenlemeler yapıldığını belirten Yılmaz, yayımlanan Fon Rehberi'nin denetim ve şeffaflık açısından önem taşıdığını ifade etti.

Hazırlanan rehberin sorunlu alanların ortaya çıkarılmasına katkı sağladığını söyleyen Yılmaz, tespit edilen yapıların piyasanın diğer bölümlerinden ayrıştırılması için çalışmalar yürütüldüğünü bildirdi.

Bu süreçte fonların faaliyetleri ve yatırımcıların durumlarının ayrı ayrı değerlendirildiğini belirten Yılmaz, alınan önlemlerin sorunlu işlemlerin yayılmasını engellemeyi amaçladığını kaydetti.

Üç şirketin tasfiye sürecinde 44 bin yatırımcıya ödeme yapıldı

Fon soruşturmasında yatırımcıların ödemelerine ilişkin gelişmeleri de açıklayan Yılmaz, incelemeye alınan şirketlerden 3'ünün sorunları kabul ettiğini belirtti.

Söz konusu şirketlerde yürütülen tasfiye işlemlerinin tamamlandığını aktaran Yılmaz, yatırımcılara yönelik ödemelerin gerçekleştirildiğini söyledi.

Yılmaz, 3 şirketteki işlemler sonucunda 44 bin yatırımcının ödemelerinin yapıldığını ve 17 fonun devreden çıkarıldığını açıkladı.

Tera'nın İş Bankası ile çalıştığını belirten Yılmaz, diğer fonlara ilişkin işlemlerde ise Ziraat Bankasının yer aldığını ifade etti.

İlgili bankalar üzerinden yürütülen ödeme işlemlerinin tamamlandığını bildiren Yılmaz, söz konusu şirketlerde yatırımcı mağduriyetlerinin giderildiğini söyledi.

Kapalı fonlar için tasfiye işlemleri yürütülecek

Soruşturma kapsamındaki fonların hukuki ve operasyonel durumlarına göre farklı işlemler uygulandığını belirten Yılmaz, kapalı fonların da bulunduğunu söyledi.

Bu fonların kendi yapıları içerisinde tasfiye edileceğini aktaran Yılmaz, işlemlerin ilgili fonların özelliklerine göre sonuçlandırılacağını ifade etti.

Ödemeleri tamamlanan şirketlere ilişkin sürecin sonuçlandığını belirten Yılmaz, kalan şirketler ve fonlar üzerindeki çalışmaların ise devam ettiğini kaydetti.

Atlas'ta 58 bin yatırımcı için görüşmeler sürüyor

İnceleme kapsamında bulunan diğer 4 şirkete yönelik çalışmaların sürdüğünü açıklayan Yılmaz, Atlas ile yapılan görüşmelere ilişkin bilgi verdi.

Atlas'ta 58 bin yatırımcının etkilendiğini belirten Yılmaz, şirket sahipleriyle tasfiye seçenekleri üzerinde müzakereler yürütüldüğünü bildirdi.

Olağan tasfiye yönteminin uygulanabileceğini söyleyen Yılmaz, ilgili taraflarla görüşmelerin devam ettiğini ifade etti.

Yılmaz, Atlas'a ilişkin sürecin bu hafta içerisinde çözüme kavuşturulmasını beklediğini açıkladı. Ancak görüşmelerin henüz sonuçlanmadığını belirtti.

Fon soruşturmasında adli işlemler devam ediyor

Sermaye piyasalarında yürütülen incelemelerin adli boyutuna da değinen Yılmaz, yüksek tutarlı ve usulsüz olduğu değerlendirilen kazançlara yönelik soruşturmaların sürdüğünü söyledi.

Süreç kapsamında çeşitli kişiler hakkında gözaltı ve tutuklama işlemlerinin yapıldığını aktaran Yılmaz, yurt dışına çıkış yasakları ve mal varlıklarının dondurulması gibi tedbirlerin de uygulandığını bildirdi.

Soruşturmaların devam ettiğini belirten Yılmaz, sorumluluğu bulunan kişi ve yapıların belirlenmesine yönelik adli işlemlerin sürdürüldüğünü kaydetti.

SPK ve BDDK fon piyasasına yönelik kararlar aldı

Fon soruşturmasının idari boyutunda da çalışmalar yürütüldüğünü açıklayan Yılmaz, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile SPK'nin çeşitli kararlar aldığını belirtti.

İlgili kurumların ortak hareket etmesini sağlamak amacıyla Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulduğunu bildiren Yılmaz, kurulun bugüne kadar 4 toplantı yaptığını söyledi.

Kurulda fon piyasasına ilişkin yetkili kurumların yer aldığını ifade eden Yılmaz, yürütülen çalışmaların farklı kurumların katılımıyla koordineli şekilde devam ettiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da süreci yakından takip ettiğini aktardı.

Devlet Denetleme Kurulu 15 denetmenle sahada

Cumhurbaşkanlığının görevlendirmesi üzerine Devlet Denetleme Kurulunun (DDK) fon soruşturmasına ilişkin incelemelere başladığını açıklayan Yılmaz, sahada 15 denetmenin görev yaptığını bildirdi.

Denetimlerde yalnızca fon şirketlerinin faaliyetlerinin ele alınmayacağını belirten Yılmaz, kamu kurumlarının süreçteki görevleri ve sorumluluklarının da araştırılacağını ifade etti.

İdarelerdeki olası eksikliklerin ve ilgili kişilerin sorumluluklarının ortaya çıkarılacağını söyleyen Yılmaz, incelemelerin kapsamlı şekilde yürütüleceğini belirtti.

Çalışmalar sırasında farklı kamu kurumlarında görev yapan uzmanlardan da yararlanılacağını aktaran Yılmaz, böylece denetimlerin kurumsal bilgi ve teknik uzmanlık desteğiyle sürdürüleceğini kaydetti.

Fon piyasasındaki sorunlar için kanun teklifi hazırlandı

Yılmaz, yatırımcıların karşılaştığı sorunların çözülmesine yönelik yasal düzenleme hazırlıklarının da yürütüldüğünü açıkladı.

Bu kapsamda bir kanun teklifi hazırlandığını belirten Yılmaz, düzenlemenin Meclis grubunda görüşüldüğünü ve geçtiğimiz hafta kamuoyuna duyurulduğunu söyledi.

Fon piyasasındaki sorunların çözümüne ilişkin idari ve hukuki süreçlerin birlikte ilerlediğini belirten Yılmaz, yatırımcıların durumuna yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Fon tasfiyelerinde kamu kaynakları kullanılmayacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sorunlu fonların tasfiye edilmesi ve yatırımcıların zararlarının karşılanması sürecinde kamu bütçesinden herhangi bir kaynak aktarılmayacağını açıkladı.

Olağan ve olağanüstü tasfiye yöntemlerinin her ikisinde de bu ilkenin geçerli olacağını belirten Yılmaz, sermaye piyasalarındaki yatırımların bankacılık sistemindeki mevduatlar gibi devlet güvencesi altında bulunmadığını hatırlattı.

Serbest fonlara yatırım yapan kişilerin profesyonel veya nitelikli yatırımcı statüsünde sözleşme imzaladığını ifade eden Yılmaz, bu nedenle fon yatırımlarına yönelik herhangi bir kamu garantisinin söz konusu olmadığını söyledi.

Tasfiye işlemlerinde kullanılacak kaynakların ilgili fonların varlıkları, geri alınacak tutarlar ve hukuka aykırı işlemler kapsamında el konulan mal varlıklarından sağlanacağını bildirdi.

Yatırımcı ödemelerinde net yatırım tutarı esas alınacak

Fonlardan etkilenen kişilere yapılacak ödemelerin hesaplanma yöntemine ilişkin bilgi veren Yılmaz, olağan tasfiyelerde yatırımcıların mevcut hakları doğrultusunda paralarını alacağını belirtti.

Olağanüstü tasfiyede ise yatırımcının net yatırım tutarının dikkate alınacağını açıkladı. Daha önce elde edilen kazançlar ve çekilen tutarlar, ödeme hesaplamasında değerlendirilecek.

Yılmaz, uygulamayı 1 milyon liralık yatırım üzerinden örneklendirdi. Bir fona 1 milyon lira yatıran ve daha sonra 2 milyon lira kazanç elde ederek bu tutarı çeken yatırımcının, fonda kalan 1 milyon lira için olağanüstü tasfiye kapsamında yeniden ödeme alamayacağını söyledi.

Bu örnekte kişinin başlangıçtaki yatırımını zaten geri kazanmış olduğunun kabul edileceğini belirtti.

Olağanüstü tasfiye kapsamında daha önce ana parasını geri almış yatırımcılar ile hukuka aykırı işlemlere karışan kişiler ödeme mekanizmasından yararlanamayacak.

Yılmaz, uygulamanın yatırımcıların gerçek zararlarının karşılanmasına yönelik geçici bir yöntem olarak hazırlandığını ifade etti.

Olağanüstü tasfiyede 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılacak

Hazırlanan düzenlemeye göre, olağanüstü tasfiye kapsamındaki yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılması öngörülüyor.

Yılmaz, hesabında 1 milyon lira veya daha az tutarda net yatırımı bulunan kişilerin belirlenen koşullar çerçevesinde ödeme alabileceğini belirtti. Daha yüksek tutarda alacağı bulunan yatırımcılara ise ilk aşamada en fazla 1 milyon lira ödenecek.

Söz konusu tutarın nihai ödeme olmadığını ifade eden Yılmaz, tasfiye kapsamındaki varlıkların nakde dönüştürülmesi ve diğer kaynakların toplanmasının ardından yatırımcıların haklarına göre hesaplaşma yapılacağını söyledi.

Bu süreçte önceki ödemeler de dikkate alınacak ve nihai alacaklar üzerinden mahsuplaşmaya gidilecek.

Yılmaz, özellikle küçük yatırımcıların ve para piyasası fonlarında birikimi bulunan kişilerin öncelikli olarak ele alınmasını istediklerini dile getirdi.

Fonlardan etkilenen 455 bin yatırımcının büyük bölümünün bu grupta bulunduğunu belirten Yılmaz, hazırlanan teklifin uygulanması durumunda çözüm bekleyen yatırımcı sayısının 100 bin seviyesine kadar gerileyebileceğini ifade etti.

Fon tasfiyelerinde üç ayrı finansman kaynağı kullanılacak

Yatırımcı ödemelerine ilişkin finansman yöntemlerini açıklayan Yılmaz, her fonun farklı hukuki koşullara sahip olması nedeniyle ayrı hesaplar oluşturulduğunu bildirdi.

Fonlara özel hesapların yanında genel bir hesap da açıldığını belirten Yılmaz, ödeme ve tasfiye işlemlerinin başlatıldığını, hazırlanan kanun teklifinin yasalaşması halinde sürecin hukuki çerçevesinin güçleneceğini söyledi.

Yılmaz, yatırımcıların alacaklarının karşılanması için üç ayrı kaynak üzerinde çalışıldığını açıkladı.

Bunlardan ilkinin fonların bünyesinde kalan mevcut varlıklar olduğunu belirten Yılmaz, ikinci kaynağın ilgili hesaplara yapılacak iadelerden oluşacağını ifade etti.

Üçüncü kaynak kapsamında ise hukuka aykırı işlemlerle bağlantılı olduğu gerekçesiyle mal varlıkları dondurulan şirket ve kişilerin varlıklarının değerlendirilmesi planlanıyor.

Bu varlıkların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) aracılığıyla nakde dönüştürülerek ilgili fonlara aktarılabileceğini söyleyen Yılmaz, elde edilecek tutarların yatırımcı ödemelerinde kullanılacağını belirtti.

Yılmaz, yatırımcıların zararlarının karşılanmasında kamu kaynaklarının kullanılmayacağını, ödemelerin fon varlıkları, iadeler ve el konulan mal varlıklarından sağlanacağını vurguladı.

Varlık satışlarından elde edilen gelirler fonlara aktarılacak

Hukuka aykırı işlemler yaptığı belirlenen şirketlerin ve kişilerin mal varlıklarının değerlendirilmesi de ödeme planının önemli aşamalarından birini oluşturacak.

Yılmaz, ilgili varlıkların satışından elde edilen tutarların fonlara dağıtılmasının öngörüldüğünü belirterek bu işlemlerin yatırımcıların alacaklarının karşılanmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Hazırlanan yasal düzenlemeyle birlikte ilgili hesaplara yapılacak para iadelerinin artmasını beklediklerini ifade etti.

Bununla birlikte şirket veya kişilerin fonlara ödeme yapmasının hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını özellikle vurguladı.

Piyasa bozucu işlemler, hukuka aykırı faaliyetler ve olağan dışı kazançlara ilişkin iddiaların yargı tarafından değerlendirilmeye devam edeceğini belirten Yılmaz, para iadelerinin adli süreçlerden bağımsız ele alınacağını bildirdi.

Yatırımcılarla piyasa bozucu işlem yapanlar ayrıştırılacak

Fon soruşturmasının sermaye piyasalarının geneline yönelik bir değerlendirmeye dönüşmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, hukuka uygun yatırım yapan kişilerin mağdur edilmemesinin önemine değindi.

Sermaye piyasalarına yatırım yapan vatandaşların suçlu gibi değerlendirilmesinin doğru olmadığını ifade eden Yılmaz, yatırımcılarla spekülatif ve hukuka aykırı işlem yapan kişilerin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.

Soruşturmanın hedefinde piyasa düzenini bozan işlemler ve bu faaliyetleri gerçekleştiren kişilerin bulunduğunu belirten Yılmaz, borsanın ve sermaye piyasalarının Türkiye ekonomisi açısından önemli olduğunu kaydetti.

Yeni Fon Rehberi ile piyasalardaki düzenleyici çerçevenin güçlendirildiğini ifade eden Yılmaz, gerekli görülmesi halinde ilave önlemler alınacağını bildirdi.

Fon piyasasında yapısal sorunlar tespit edilmesi durumunda bunların giderilmesine yönelik düzenlemelerin de gündeme alınacağını söyledi.

Yılmaz, aynı yaklaşımın devlet bünyesindeki bağımsız düzenleyici kurumlar açısından da geçerli olduğunu belirterek denetim ve sorumlulukların kapsamlı şekilde değerlendirileceğini ifade etti.

Kanun teklifi yalnızca olağanüstü tasfiyeyi kapsıyor

Yılmaz, hazırlanan kanun teklifinin kapsamına ilişkin de açıklamada bulundu.

Düzenlemenin yalnızca olağanüstü tasfiye sürecine yönelik hazırlandığını belirten Yılmaz, olağan tasfiye işlemleri ile olağanüstü yöntemlerin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sermaye piyasalarının tamamının sorunluymuş gibi gösterilmemesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, hukuka uygun faaliyetlerin korunmasının ve usulsüz işlemlerin ayrıştırılmasının hedeflendiğini bildirdi.

Yatırımcı güveninin korunmasına yönelik tedbirlerin devam edeceğini belirten Yılmaz, düzenleyici kurumların tespit ettiği eksikliklere karşı yeni adımlar atılabileceğini kaydetti.

Fon tasfiyelerinin borsayı olumsuz etkilememesi hedefleniyor

Fon Koordinasyon Kurulunda tasfiye işlemlerinin sermaye piyasaları üzerindeki olası etkilerinin de değerlendirildiğini açıklayan Yılmaz, bu konuda prensip kararı alındığını söyledi.

Fon piyasasında yaşanan gelişmelerin yatırımcı davranışlarına yansıyabileceğine dikkati çeken Yılmaz, tasfiye işlemlerinin Borsa İstanbul üzerinde olumsuz etki oluşturmaması için dikkatli hareket edileceğini bildirdi.

İlgili kurumların piyasa koşullarını gözeterek hareket edeceğini belirten Yılmaz, yatırımcı haklarının korunması ile piyasalardaki istikrarın birlikte ele alındığını ifade etti.

Tasfiye sürecinde alınacak kararların borsaya etkilerinin de değerlendirileceğini söyleyen Yılmaz, fon piyasasındaki sorunların diğer yatırım alanlarına yayılmaması için koordinasyonun sürdürüleceğini belirtti.

TMSF'ye tasfiye işlemleri için özel yetkiler verilecek

Yılmaz, hazırlanan düzenleme kapsamında TMSF'nin görev ve yetkilerine ilişkin yeni hükümler öngörüldüğünü de açıkladı.

Mal varlıklarına el konulan şirket ve kişilerle ilgili işlemlerin hızlandırılması amacıyla TMSF'ye bu sürece özgü yetkiler tanınmasının planlandığını söyledi.

Söz konusu yetkilerin, dondurulan veya el konulan varlıkların değerlendirilmesi ve yatırımcı alacakları için kaynak oluşturulması amacıyla kullanılacağını ifade etti.

Yılmaz, özellikle küçük yatırımcılara yönelik ara ödemelerin gecikmeden yapılabilmesi için tasfiye ve varlıkların nakde çevrilmesi işlemlerinin eş zamanlı yürütülmesinin hedeflendiğini belirtti.

Hazırlanan düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte ödeme hesaplarının, tasfiye işlemlerinin ve varlıkların değerlendirilmesine ilişkin uygulamaların belirlenen hukuki çerçevede sürdürüleceğini bildirdi.

Fon yatırımcılarına ödemelerin ekim ayında başlaması bekleniyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, fon tasfiye süreçlerinin dünyada uzun zaman alabildiğini belirterek Türkiye'de küçük yatırımcıların mağduriyetini gidermek için çalışmaların hızlandırıldığını söyledi.

Hazırlanan kanun teklifinin ekim ayında yasalaşmasını beklediklerini ifade eden Yılmaz, ödemelerin de aynı ay içerisinde başlayabileceğini açıkladı. İlgili kurumların hazırlıklarını tamamladığını belirten Yılmaz, yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle işlemlerin başlatılacağını bildirdi.

Bazı fonlarda 1 milyon liraya kadar ödeme yapılmasına ilişkin sorunların bulunduğunu aktaran Yılmaz, genel olarak önemli bir engel öngörmediklerini söyledi. Yeterli kaynak sağlanamayan fonlarda ise elde edilen tutar kadar ödeme yapılacağını ifade etti.

Yılmaz'dan iki bakana yönelik iddialara yanıt

Fon soruşturmasına ilişkin her türlü eleştiriyi dinlediklerini belirten Yılmaz, farklı siyasi görüşlerden gelen değerlendirmelere açık olduklarını söyledi. Ancak bazı açıklamaların haksız suçlamalara ve kamuoyunda olumsuz algı oluşturmaya dönüştüğünü savundu.

Yılmaz, Özlale'nin iki bakan hakkında çeşitli iddialar dile getirdiğini, ardından düzenlediği toplantıda isim açıkladığını belirtti. Bakanların söz konusu iddialara yanıt verdiğini aktaran Yılmaz, buna rağmen özür dilenmemesini eleştirdi.

Suç işleyenler hakkında gerekli işlemler yapılacak

AK Parti'nin geniş bir siyasi yapı olduğunu belirten Yılmaz, parti içerisinde yanlış yapan kişilerin bulunabileceğini, ancak bu durumlarda gerekli işlemlerin uygulanacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da bu konuda açıklama yaptığını hatırlatan Yılmaz, yatırım faaliyetleriyle hukuka aykırı işlemlerin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.

Yılmaz, yatırım yapan kişilerin hedef alınmadığını, suç işlediği belirlenenler hakkında ise gerekli hukuki süreçlerin işletileceğini ifade etti.

Yılmaz'dan siyasi eleştirilere tepki: İddialar belgelerle ortaya konulmalı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, fon soruşturması üzerinden yapılan siyasi eleştirilere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak kişi ve kurumlara yönelik suçlamaların somut bilgi ve belgelere dayanması gerektiğini söyledi.

Yeterli araştırma yapılmadan ağır ithamlarda bulunulmasını eleştiren Yılmaz, herkesi sağduyulu davranmaya davet etti. Yanlış veya hukuka aykırı işlemlerle ilgili bilgi sahibi olanların ilgili makamlara suç duyurusunda bulunması gerektiğini belirtti.

Hükümeti hedef alan açıklamaların yatırımcıları ve sermaye piyasalarını da olumsuz etkileyebileceğini savunan Yılmaz, Borsa İstanbul'un ülke ekonomisi açısından önemine dikkati çekti.

Suç işlediği iddia edilen kişilerle ilgili somut delillerin ortaya konulması gerektiğini belirten Yılmaz, siyasi tartışmaların yatırımcı güvenine zarar vermemesi gerektiğini ifade etti.

Enflasyon yüzde 29,7'ye geriledi

Enflasyonla mücadeleye ilişkin açıklamalarda bulunan Yılmaz, son açıklanan yıllık enflasyon oranının yüzde 29,7 olduğunu belirtti.

Enflasyonun yüzde 30'un altına inmesini önemli bir gelişme olarak değerlendiren Yılmaz, bu seviyeye bölgedeki savaşın ekonomik etkilerine rağmen ulaşıldığını söyledi.

Merkez Bankasının değerlendirmelerine değinen Yılmaz, İran'daki savaş yaşanmasaydı enflasyonun yaklaşık 7 puan daha düşük olabileceğinin hesaplandığını aktardı.

Küresel ve bölgesel gelişmelerin fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Yılmaz, dış kaynaklı etkilere rağmen ekonomi programının uygulanmaya devam edeceğini belirtti.

Kira fiyatlarına karşı sosyal konut projeleri

Barınma maliyetlerinin enflasyon üzerindeki etkisine dikkati çeken Yılmaz, Türkiye'de nüfusun yüzde 28'inin kiralık konutlarda yaşadığını açıkladı.

Kira artışlarının tüketici enflasyonunu etkileyen önemli unsurlardan biri olduğunu belirten Yılmaz, sosyal konut yatırımlarıyla bu baskının azaltılmasının hedeflendiğini söyledi.

Mevcut sosyal konut projelerinin yanı sıra kiralık sosyal konut uygulamasının da gündemde olduğunu ifade eden Yılmaz, konut arzını artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

Gıda fiyatlarında don olaylarının etkisi

Tarım sektöründeki gelişmeleri değerlendiren Yılmaz, yıl içerisinde yaşanan don olaylarının gıda fiyatlarına yansıdığını belirtti.

Buna karşılık son dönemde tarımsal faaliyetlerin büyüme ve enflasyon göstergelerine olumlu katkı sağladığını söyledi. Açıklanan son enflasyon verisinin beklentilerin altında kalmasında tarım sektöründeki gelişmelerin de etkili olduğunu ifade etti.

Konut, gıda ve şehir içi ulaşım maliyetlerinin manşet enflasyonu yukarı çeken başlıca kalemler arasında bulunduğunu aktardı.

Eğitim ve ulaşım fiyatlarına yönelik düzenleme mesajı

Hizmet fiyatlarındaki artışlara da değinen Yılmaz, eğitim alanında uygulamaya konulan kuralların fiyat gelişmeleri açısından daha olumlu bir dönem sağlayabileceğini söyledi.

Şehir içi ulaşım ücretleri için de benzer düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Yılmaz, bu alandaki fiyat artışlarının enflasyonun üzerinde olmaması gerektiğini belirtti.

Ekonomi yönetiminin özellikle hizmet sektöründeki fiyat hareketlerini takip ettiğini aktaran Yılmaz, alınacak tedbirlerin enflasyonla mücadele sürecini desteklemesinin hedeflendiğini kaydetti.

2027 yılı enflasyon beklentisi yüzde 21

Gelecek yılın enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, 2027 için yüzde 21 seviyesinin öngörüldüğünü açıkladı.

Bu beklentinin mevcut ekonomik koşullar ve bölgesel gelişmeler dikkate alınarak belirlendiğini ifade eden Yılmaz, gerçekçi bir ekonomik çerçeve oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.

Jeopolitik riskler ve kontrol dışı gelişmelerin fiyat istikrarı üzerinde etkili olabileceğini belirten Yılmaz, buna rağmen ekonomi programının temel hedeflerinden vazgeçilmeyeceğini bildirdi.

Deprem bölgesine 104 milyar dolarlık harcama

Depremlerin ardından yürütülen yeniden inşa ve iyileştirme çalışmalarına da değinen Yılmaz, bu kapsamda toplam 104 milyar dolarlık harcama yapıldığını açıkladı.

Depremin yaralarının sarılması için önemli kaynak ayrıldığını belirten Yılmaz, yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Terörsüz Türkiye sürecine Meclisten 467 oyla destek

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 oyla destek verildiğini belirtti.

Dünyada uzun süreli çatışmaların sona erdirilmesi için yürütülen süreçlerde genellikle üçüncü tarafların rol aldığını ifade eden Yılmaz, Türkiye'deki sürecin ise kendine özgü bir yapıya sahip olduğunu söyledi.

On yıllardır devam eden bir sorunun çözümünden söz edildiğini belirten Yılmaz, sürecin kolay olmadığını ancak Türkiye'nin kendi koşulları içerisinde yürütüldüğünü kaydetti.

Terörün maliyetine ilişkin 2,3 trilyon dolarlık değerlendirme

Yılmaz, terörün Türkiye'ye uzun yıllar boyunca oluşturduğu ekonomik maliyetin 2,3 trilyon dolar düzeyinde olduğunu ifade etti.

Terörsüz Türkiye hedefinin yanı sıra bölgesel ölçekte de çatışmaların sona erdirilmesinin amaçlandığını belirten Yılmaz, Terörsüz Bölge yaklaşımına dikkati çekti.

Sürecin demokratik gelişim açısından yeni fırsatlar sunabileceğini söyleyen Yılmaz, bölgedeki gelişmelerin vatandaşlar tarafından da yakından takip edildiğini ifade etti.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar