Tahvil piyasaları Fed’e işaret etti: Faiz artışı beklentisi güç kazandı

ABD tahvil piyasalarında yatırımcılar, Fed’in enflasyonla mücadelede sıkı para politikası duruşunu sürdüreceği beklentisini güçlendirdi. Haziran ayında tüketici fiyatlarının 2020’den bu yana ilk kez aylık bazda gerilemesine rağmen tahvil piyasaları, enflasyon risklerinin tamamen ortadan kalkmadığını ve yıl sonuna kadar yeni bir faiz artışının gündemde kalabileceğini fiyatlamayı sürdürüyor.

Tahvil piyasaları Fed’in sıkı duruşunu fiyatlıyor

ABD’de açıklanan haziran ayı enflasyon verileri kısa süreli iyimserlik yaratsa da piyasalardaki beklentiler hızla yeniden şekillendi. ABD ile İran arasında yeniden yükselen jeopolitik gerilim nedeniyle petrol fiyatlarının artışa geçmesi ve yapay zeka yatırımlarının ekonomik faaliyetleri desteklemeye devam etmesi, enflasyon görünümüne ilişkin endişelerin tamamen ortadan kalkmasını engelledi.

Fed Başkanı Kevin Warsh da göreve gelmesinden bu yana yaptığı açıklamalarda, yüzde 2’lik enflasyon hedefinin öncelikli olmaya devam ettiğini vurgularken, yatırımcılar para politikasında sıkı duruşun korunacağı beklentisini güçlendirdi.

Piyasalar, Fed’in yıl sonuna kadar faiz artıracağı beklentisini korurken, ilk 25 baz puanlık adımın eylül veya ekim ayında gelebileceğini fiyatlamaya devam ediyor.

Faiz beklentileri tahvil getirilerini yükseltti

Vadeli piyasalarda temmuz ayında faiz artışı ihtimali düşük görülse de, eylül ve ekim toplantıları için 25 baz puanlık artış olasılığı güçlü şekilde fiyatlanıyor. Aralık ayına kadar ise yatırımcıların büyük bölümü ilave faiz artışını temel senaryo olarak değerlendiriyor.

Şubat ayından bu yana 2 yıllık ABD tahvil faizi yaklaşık 75 baz puan yükselerek yüzde 4,2 seviyesine çıktı. Böylece kısa vadeli tahvil getirileri, Fed’in mevcut yüzde 3,50-3,75 politika faizi aralığının üzerine yerleşti.

Columbia Threadneedle portföy yöneticisi Ed Al-Hussainy, enflasyonun kendi kendine yeniden yüzde 2-2,5 bandına gerileyeceğine ilişkin güçlü bir güven oluşmadığını belirterek, daha şahin bir Fed’in uzun vadeli tahviller açısından mevcut stratejileri desteklediğini ifade etti.

Yüksek tahvil faizleri kredi maliyetlerini artırıyor

Tahvil getirilerindeki yükseliş, mortgage faizlerinden ticari kredilere kadar finansman maliyetlerinin artmasına neden olurken, bu durum ekonomik aktiviteyi yavaşlatarak Fed’in enflasyonla mücadelesine dolaylı destek sağlıyor.

BlackRock’un 18 milyar dolarlık Total Return Fonu’nun eş yöneticisi Chi Chen ise piyasanın, yılın ikinci yarısında enflasyonun gerileyeceği beklentisine rağmen Fed için daha sıkı bir faiz patikasını fiyatladığını söyledi. Chen, ekonomik veriler belirgin şekilde zayıflayana kadar Fed’in şahin duruşunu koruyabileceğini belirterek, bu nedenle özellikle orta ve kısa vadeli ABD tahvillerini cazip bulduklarını ifade etti.

ABD tahvil piyasaları, yükselen petrol fiyatları ve devam eden enflasyon riskleri nedeniyle Fed’in sıkı para politikasını uzun süre koruyacağı beklentisini fiyatlamayı sürdürüyor.