Trump-İran savaşı sonrası küresel faiz görünümü değişti

ABD ile İran arasında sağlanan ateşkese rağmen savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerinin uzun süre devam etmesi bekleniyor. Bloomberg Economics’in analizine göre enerji fiyatlarında yaşanan şokun ardından ABD, Euro Bölgesi, Japonya, İngiltere, Kanada, Türkiye, Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya, Güney Kore ve Avustralya başta olmak üzere birçok ülkede faiz patikası önceki beklentilerin üzerine çıktı.

Merkez bankalarının faiz tahminleri yukarı revize edildi

Bloomberg Economics, küresel faiz oranlarının 2028’e kadar savaş öncesi tahminlere göre 0,5 puana kadar daha yüksek seyredeceğini öngörürken, birçok merkez bankasının faiz indirimlerini erteleyebileceğine işaret etti.

Raporda, Fed’in 2026 boyunca faizleri yüksek seviyede tutmasının beklendiği, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) ilave faiz artışı ihtimalini koruduğu, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) ise kademeli sıkılaşmayı sürdürmesinin öngörüldüğü belirtildi. İngiltere Merkez Bankası (BoE), Kanada Merkez Bankası (BoC) ve Avustralya Merkez Bankası (RBA) için de yüksek faiz döneminin beklenenden uzun sürebileceği ifade edildi.

Fed faiz beklentileri güçlendi: Gözler Kevin Warsh döneminde

ABD Merkez Bankası’nda (Fed) yeni başkan Kevin Warsh döneminin başlamasıyla birlikte para politikasına ilişkin beklentiler yeniden şekilleniyor. Bloomberg Economics’e göre, enflasyonla mücadele vurgusunun güçlenmesi nedeniyle piyasalar bu yıl en az 1 faiz artırımı ihtimalini fiyatlamaya başladı.

Fed’de faiz artırımı beklentisi öne çıktı

Fed’in politika faizinin 2026 sonunda yüzde 3,75, 2027 sonunda ise yüzde 3,50 seviyesinde olacağını öngörürken, piyasalar yıl sonuna kadar 25 baz puanlık en az bir faiz artışını fiyatlıyor.

Haziran ayında göreve başlayan Fed Başkanı Kevin Warsh, ilk basın toplantısında enflasyonla mücadelenin öncelikli hedef olduğunu vurguladı. Fed üyelerinin yaklaşık yarısı da bu yıl en az bir faiz artışı yapılabileceği görüşünü paylaşıyor.

Yeni Fed yönetimi para politikasında değişime hazırlanıyor

Kevin Warsh, yatırımcılara verilen ileriye dönük yönlendirmeyi azaltmayı ve para politikasında yeni iletişim stratejisi uygulamayı planlarken, ağustos sonunda düzenlenecek Jackson Hole toplantısı piyasaların en önemli gündem maddelerinden biri olacak.

Raporda, İran savaşı sonrası yükselen enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisinin devam ettiği belirtilirken, Fed’in alacağı kararların ABD ekonomisi ve kasım ayında yapılacak ara seçimler açısından da yakından takip edildiği ifade edildi. Donald Trump ise faizlerin düşürülmesi yönündeki çağrılarını sürdürmeye devam ediyor.

Avrupa Merkez Bankası faiz kararında gözler eylül toplantısında

Avrupa Merkez Bankası (ECB), Orta Doğu’da gerilimin azalması ve petrol fiyatlarındaki düşüşün ardından faiz politikasına ilişkin yeni değerlendirmelere hazırlanıyor. Bloomberg Economics’e göre yatırımcılar, ECB’nin yıl sonuna kadar 25 baz puanlık yeni bir faiz artışı yapma olasılığını yüksek görüyor.

ECB’nin faiz beklentisi yeniden şekillendi

 ECB’nin mevduat faizinin 2026 sonunda yüzde 2,50, 2027 sonunda ise yüzde 2 seviyesinde olacağını öngörürken, piyasalar yıl sonuna kadar 25 baz puanlık faiz artışı ihtimalini yaklaşık yüzde 80 olarak fiyatlıyor.

Haziran ayında 2023’ten bu yana ilk kez faiz artıran ECB, ABD ile İran arasında başlayan diplomatik sürecin ardından gerileyen petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisini yakından takip ediyor. Enerji maliyetlerindeki düşüş bazı üyelerin ilave faiz artışına ilişkin beklentilerini zayıflatırken, piyasalarda farklı senaryolar öne çıkıyor.

Eylül toplantısı kritik önem taşıyor

ECB yetkilileri enerji maliyetlerindeki ilk artışın ücretler ve hizmet enflasyonu üzerinde gecikmeli etkiler oluşturabileceğine dikkat çekerken, eylül ayında açıklanacak yeni ekonomik projeksiyonların faiz kararında belirleyici olması bekleniyor.

Petrol fiyatlarındaki geri çekilmenin ilave faiz artışı ihtiyacını azaltabileceğini ancak ECB’nin enflasyon riskleri nedeniyle temkinli duruşunu koruyacağını değerlendiriliyor.

Türkiye ve gelişmekte olan ülkelerde temkinli duruş öne çıkıyor

Rapora göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizini yıl sonuna kadar yüzde 37 seviyesinde koruması beklenirken, Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya, Güney Afrika, Endonezya, Meksika ve Güney Kore merkez bankalarının da enflasyon ve enerji fiyatlarını yakından izleyerek temkinli politika izlemesi öngörülüyor.

Petrol fiyatlarında yaşanan gerilemeye rağmen savaşın oluşturduğu enflasyon baskısının tamamen ortadan kalkmadığını, bu nedenle küresel ölçekte kredi maliyetlerinin ve borçlanma faizlerinin önceki tahminlerden daha yüksek seviyelerde kalabileceği belirtiliyor.