Fatih Birol: Türkiye iklim gündeminde stratejik bir görev üstleniyor
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’in iklim değişikliğiyle mücadelede kritik öneme sahip olduğunu belirterek, Türkiye’nin iklim konusunu yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına taşıyabilecek stratejik bir rol üstlendiğini söyledi.
Anadolu Ajansı’na değerlendirmelerde bulunan Birol, iklim değişikliğinin neden olduğu aşırı hava olayları, kuraklık, orman yangınları ve sellerin giderek artmasına rağmen, konunun dünya liderlerinin gündeminde gerilediğine dikkat çekti.
Türkiye’nin Rolü Stratejik Hale Geldi
Birol, jeopolitik gelişmeler, savaşlar ve ekonomik sorunların hükümetlerin önceliklerini değiştirdiğini belirterek, bunun iklim değişikliğiyle mücadele açısından risk oluşturduğunu ifade etti.
COP31 kapsamında birçok hedefin açıklanmasının beklendiğini kaydeden Birol, “En önemlisi Türkiye’nin iklim değişikliğini uluslararası gündemde üst sıralara taşıyabilmesi. Türkiye bu anlamda son derece önemli ve stratejik bir görev üstleniyor.” değerlendirmesinde bulundu.
2035 Hedefi Antalya İle Anılabilir
Birol, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından açıklanan, 2035 yılına kadar nihai enerji tüketiminin yüzde 35’inin elektrikten karşılanması hedefini de değerlendirdi.
Yapay zeka, veri merkezleri ve soğutma sistemlerinden kaynaklanan talep artışının elektrifikasyonu hızlandırdığını belirten Birol, gelişmekte olan ülkeler için zorluklar bulunsa da hedefin ulaşılabilir olduğunu söyledi.
Birol, “2035’e kadar yüzde 35 hedefi ulaşılabilir ve yıllarca Antalya ile anılacak bir hedef olabilir.” ifadelerini kullandı.
Savaşın Etkisi Ülkelere Göre Değişiyor
ABD/İsrail-İran savaşının enerji piyasalarına etkilerini de değerlendiren Birol, ekonomik maliyetlerin ülkeler arasında farklılaştığını belirtti.
Irak ve Bahreyn gibi finansal kapasitesi daha sınırlı ülkelerin süreçten daha fazla etkilendiğini ifade eden Birol, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin ise güçlü finansal yapıları sayesinde toparlanma kapasitesine sahip olduğunu söyledi.
Gelişmekte olan Asya ve Afrika ülkelerinin de yüksek enerji ve gübre fiyatlarından olumsuz etkilendiğini belirten Birol, küresel büyüme üzerinde ise belirgin bir etki beklemediğini kaydetti.
Petrol Fiyatlarında Anlaşma Belirleyici Olacak
Birol, petrol piyasalarının yönü açısından ABD ile İran arasındaki müzakerelerin belirleyici olacağını söyledi.
Orta Doğu’dan petrol arzının yeniden artması ve ABD, Kanada ile Brezilya’daki üretim artışının etkisiyle 2027 başlarında petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşabileceğini belirten Birol, bunun için taraflar arasında kalıcı bir anlaşmaya ihtiyaç olduğunu ifade etti.
