Hürmüz gerilimi büyür mü? Petrol fiyatları için Fitch'ten kritik senaryo

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Orta Doğu’da artan gerilimin ardından petrol piyasalarına ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yayımladı. Kuruluş, Hürmüz Boğazı’ndaki fiili kapanmanın küresel petrol fiyatlarında kalıcı bir sıçrama yaratmasının beklenmediğini belirtti. Uzmanlara göre, küresel piyasadaki mevcut arz fazlası ve bölgedeki alternatif sevkiyat hatları, olası fiyat artışlarını sınırlayabilecek önemli faktörler arasında yer alıyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİ PETROL PİYASALARINI ETKİLEDİ
Fitch’in değerlendirmesinde, 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri saldırılar sonrası petrol piyasalarında yaşanan dalgalanmanın en önemli nedeninin Hürmüz Boğazı çevresinde artan güvenlik riskleri olduğu vurgulandı. Bölgedeki gerilim nedeniyle bazı tankerlerin geçişten kaçınması ve büyük petrol şirketlerinin sevkiyatları askıya alması, piyasada geçici arz endişesine yol açtı.
Ancak Fitch’e göre bu durumun kalıcı olması beklenmiyor. Kuruluş, Hürmüz Boğazı’ndaki fiili kapanmanın bölgenin küresel enerji ticaretindeki kritik rolü nedeniyle uzun süre devam etmeyeceğini öngörüyor.
Sigorta şirketlerinin savaş riski kapsamındaki poliçeleri iptal etmesi ve bazı enerji şirketlerinin sevkiyatları geçici olarak durdurması, deniz taşımacılığında kısa süreli aksamalara neden oldu. Buna rağmen uzmanlar, enerji akışının tamamen kesilmesinin düşük bir ihtimal olduğunu ifade ediyor.
KÜRESEL PETROL TİCARETİNİN EN KRİTİK GEÇİT NOKTASI
Hürmüz Boğazı, dünya enerji piyasaları açısından stratejik öneme sahip bir geçiş noktası olarak kabul ediliyor. Çatışma öncesinde her gün yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü bu dar su yolundan taşınıyordu.
Bu miktar, küresel deniz yoluyla yapılan petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birine ve dünya petrol tüketiminin yaklaşık beşte birine karşılık geliyor. Bölgeden taşınan petrolün önemli bir bölümü Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından ihraç edilirken, Irak, Kuveyt ve İran da bu hatta önemli üreticiler arasında yer alıyor.
Petrolün büyük kısmı ise Asya pazarına yöneliyor. Çin ve Hindistan, Hürmüz üzerinden taşınan petrolün en büyük alıcıları arasında bulunuyor.
PETROL FİYATLARINDA BÜYÜK SIÇRAMA BEKLENMİYOR
Fitch’in değerlendirmesinde, mevcut küresel petrol piyasasında arzın talebin üzerinde seyretmesinin fiyat artışlarını sınırlayabilecek önemli bir unsur olduğuna dikkat çekildi.
Kuruluş, 2026 yılı için Brent petrolün varil fiyatının ortalama 63 dolar civarında olacağı yönündeki tahmininde ciddi bir yukarı yönlü revizyon öngörmüyor.
Uzmanlara göre İran petrol üretiminde yaşanabilecek olası kesintiler de küresel arz fazlası nedeniyle büyük ölçüde dengelenebilir. İran’ın günlük yaklaşık 3,5 milyon varil üretim yaptığı ve bunun yaklaşık 2 milyon varilini ihraç ettiği belirtiliyor.
Bu miktar küresel petrol üretiminin yaklaşık yüzde 3,5’ine karşılık geliyor.
ALTERNATİF HATLAR DEVREYE GİREBİLİR
Hürmüz Boğazı’nda uzun süreli bir kesinti yaşanması durumunda bazı üretici ülkelerin alternatif taşıma hatlarını kullanabileceği de belirtiliyor. Özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin petrol sevkiyatını boğazı bypass eden boru hatlarıyla gerçekleştirebilecek altyapıya sahip olduğu ifade ediliyor.
Bu altyapıların devreye girmesi, enerji akışında yaşanabilecek aksaklıkların etkisini sınırlayabilir.
Fitch’e göre Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek uzun süreli bir tıkanma veya enerji altyapısına yönelik ciddi hasar, petrol fiyatlarında çok daha sert yükselişlere yol açabilecek en önemli risk olarak öne çıkıyor.
TANKER GÜVENLİĞİ İÇİN ULUSLARARASI KORUMA SENARYOSU
Analizde ayrıca geçmişte benzer bir durumun İran-Irak Savaşı sırasında yaşandığı hatırlatıldı. O dönemde petrol tankerlerinin güvenliği için uluslararası askeri koruma uygulamaları devreye alınmıştı.
Benzer bir senaryonun yeniden gündeme gelmesi halinde, enerji taşımacılığının korunması için deniz kuvvetlerinin tanker geçişlerine eşlik etmesi gibi uygulamalar değerlendirilebilir.
BELİRSİZLİK DEVAM EDİYOR
Uzmanlar, bölgede yaşanan çatışmanın süresi ve kapsamına ilişkin belirsizliğin petrol piyasaları açısından en büyük risk faktörü olduğunu belirtiyor. Eğer enerji üretim tesisleri veya boru hatları ciddi zarar görürse, mevcut fiyat tahminlerinin önemli ölçüde değişebileceği ifade ediliyor.
Bununla birlikte mevcut senaryoda piyasaların kısa vadeli dalgalanmalar yaşasa da uzun süreli bir arz şokunun şimdilik temel beklenti olmadığı vurgulanıyor.





