LNG ithalatında düşüş: AB fosil yakıttan uzaklaşıyor

İran’a yönelik savaşın başlamasının ardından küresel enerji piyasalarında yaşanan sarsıntı, Avrupa Birliği’nin enerji politikalarında yeni bir dönemi beraberinde getirdi. Hürmüz Boğazı çevresinde artan riskler petrol ve doğalgaz fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açarken, AB ülkeleri enerji güvenliğini sağlamak için fosil yakıt tüketimini azaltma ve yenilenebilir kaynaklara yönelme stratejilerini hızlandırdı.
AB’de LNG ithalatı gerilemeye başladı
Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü’nün (IEEFA) verilerine göre, Mart 2026’dan itibaren Avrupa Birliği’nin sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatı yüzde 1,2 düşüş gösterdi. İngiltere’de ise aynı dönemde LNG alımları yüzde 20 azaldı. Böylece Avrupa genelinde fosil yakıt talebinin kademeli olarak gerilediği görüldü.
Yalnızca güneş enerjisi sayesinde Avrupa’nın 12,8 milyar euro tasarruf ettiği hesaplanırken, yenilenebilir kaynaklar enerji maliyetlerindeki yükselişi önemli ölçüde sınırladı.
Enerji uzmanları, AB'nin 2022 sonrası uyguladığı yüksek LNG ithalatı politikasının sürdürülebilir olmadığını değerlendirirken, gaz talebinin azaltılmasının enerji güvenliği açısından kritik hale geldiğini belirtiyor.
Almanya ve İtalya fosil yakıta bağımlılığı artırdı
AB genelinde ithalat azalırken bazı ülkeler ters yönde hareket etti. Almanya'nın LNG ithalatı son bir yılda yüzde 72 yükselerek en dikkat çekici artışı kaydetti. İtalya ve Belçika da LNG alımlarını artıran ülkeler arasında yer aldı.
Uzmanlara göre bu eğilim, enerji dönüşümünde yavaş kalan ülkelerin dış enerji kaynaklarına bağımlılığını artırarak yeni riskler oluşturuyor.
ABD ve Rus gazına bağımlılık sürüyor
Katar’dan gelen LNG akışının savaş nedeniyle zayıflaması, Avrupa'nın alternatif tedarikçilere yönelmesine neden oldu. Mart-Mayıs döneminde AB'nin LNG ithalatı ABD’den yüzde 5, Rusya’dan yüzde 25, Cezayir’den yüzde 11 ve Norveç’ten yüzde 84 arttı.
AB’nin toplam LNG ithalatının yüzde 60’ı ABD kaynaklı olurken, Birliğin dış enerji bağımlılığında belirgin bir değişim yaşanmadı.
Enerji uzmanları, fosil yakıt tedarikinin çeşitlenmesine rağmen Avrupa'nın hâlâ küresel enerji krizlerine karşı kırılgan olduğunu vurguluyor.
Elektrifikasyon enerji güvenliğinin merkezine yerleşiyor
Savaşın ilk 100 gününde Avrupa’nın enerji faturası yaklaşık 60 milyar euroya ulaştı. Ancak enerji verimliliği, elektrikli ulaşım sistemleri, ısı pompaları ve güneş enerjisi yatırımları uzun vadeli çözüm olarak öne çıkıyor.
Fransa, Almanya ve Polonya’da ısı pompası satışları yüzde 25 artarken, elektrikli araçlara olan talepte de güçlü yükseliş kaydedildi. İngiltere’de güneş enerjisi kurulumları son 14 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Uzmanlara göre ulaşım, sanayi ve konutlarda elektrifikasyonun hızlanması hem enerji ithalatını azaltacak hem de Avrupa ekonomisine her yıl milyarlarca euro tasarruf sağlayacak.
Yenilenebilir enerji fiyat baskısını azaltıyor
Yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlanması, elektrik fiyatlarının fosil yakıt fiyatlarına bağımlılığını da azaltmaya başladı. Özellikle güneş ve rüzgar enerjisinin payının yüksek olduğu ülkelerde enerji maliyetleri daha istikrarlı seyrediyor.
İspanya, düşük karbonlu kaynaklardan sağladığı yüksek elektrik üretimi sayesinde enerji fiyatlarında Avrupa ortalamasına göre daha avantajlı bir konum elde ederken, fosil yakıta bağımlılığı yüksek ülkeler maliyet baskısını daha yoğun hissediyor.
Uzmanlar, enerji dönüşümünün hızlanması halinde Avrupa'nın hem enerji krizlerine karşı daha dayanıklı hale geleceğini hem de ithal fosil yakıtlara harcadığı milyarlarca euroyu önemli ölçüde azaltabileceğini belirtiyor.




