Petrol fiyatları yükselirken TCMB faiz indirir mi? Türkiye ekonomisi için yeni senaryo

Küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanma ve jeopolitik riskler Türkiye ekonomisinin para politikası görünümünü yeniden tartışmaya açtı. Ekonomistler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) mart ayında faiz indirimi yapıp yapmayacağı sorusuna odaklanırken uluslararası piyasalardan dikkat çeken değerlendirmeler geliyor.

Uluslararası piyasalarda Türkiye ekonomisine ilişkin analizleriyle bilinen ekonomist Tim Ash, mevcut ekonomik koşullar altında TCMB’nin mart ayında faiz indirimi yapmasının son derece düşük bir ihtimal olduğunu belirtti. CNBC-e’ye konuşan Ash, enerji fiyatlarındaki yükselişin Türkiye ekonomisi üzerinde doğrudan ve hızlı etkiler oluşturduğuna dikkat çekti.

PETROL FİYATLARI TÜRKİYE EKONOMİSİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR

Türkiye’nin enerji ithalatına yüksek ölçüde bağımlı bir ekonomi olduğuna işaret eden Ash, küresel petrol fiyatlarındaki her artışın cari denge ve enflasyon üzerinde belirgin sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin makroekonomik dengeleri kısa sürede etkileyebileceğini vurgulayan Ash, özellikle cari açık ve kur baskısının bu süreçte belirleyici olabileceğini ifade etti.

Ash’e göre petrol fiyatlarında yaşanan her 10 dolarlık artış, Türkiye’nin cari açığını yaklaşık 3 milyar dolar artırırken enflasyonu da yaklaşık 1,2 puan yükseltiyor.

Bu durumun finansman ihtiyacını artırdığına dikkat çeken ekonomist, artan cari açığın aynı zamanda döviz talebini yükselterek Türk lirası üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi.

KUR BASKISI VE ENFLASYON MERKEZ BANKASI’NI ZORLUYOR

Enerji fiyatlarıyla birlikte jeopolitik risklerin de para politikasını etkilediğini belirten Ash, Merkez Bankası’nın bu ortamda hem kur istikrarını sağlamak hem de enflasyonu kontrol altında tutmak gibi iki kritik hedef arasında denge kurmaya çalıştığını dile getirdi.

Ekonomiste göre mevcut koşullarda TCMB’nin faiz indirimi yapması neredeyse imkansız bir senaryo olarak görülüyor.

Ash, özellikle petrol fiyatlarının yükseldiği ve küresel risklerin arttığı bir dönemde faiz indiriminin para politikasını daha kırılgan hale getirebileceğini ifade etti.

EN OLASI SENARYO “BEKLE-GÖR” POLİTİKASI

Ash, Merkez Bankası’nın mart toplantısında en muhtemel seçeneğinin politika faizini sabit tutarak gelişmeleri izlemek olabileceğini söyledi. Ancak mevcut enflasyon eğiliminin de politika alanını daralttığına dikkat çekti.

Ekonomist, piyasalara güçlü mesaj verilmesi açısından yaklaşık 250 baz puanlık bir faiz artışının daha ihtiyatlı bir adım olabileceğini savundu.

Ash’e göre böyle bir hamle, hem enflasyonla mücadelede kararlılık mesajı verebilir hem de finansal piyasalar üzerindeki belirsizliği azaltabilir.

Öte yandan ekonomist, küresel koşulların ve enerji fiyatlarının daha sonra istikrar kazanması durumunda Merkez Bankası’nın faizleri yeniden düşürme alanı bulabileceğini de belirtti.