Petroldeki sert düşüş aşırı mı? ING’den dikkat çeken değerlendirme

ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının (MoU) ardından petrol fiyatlarında yaşanan sert düşüşün piyasaların beklentisinin ötesine geçtiği belirtildi. ING Research, fiyatlardaki geri çekilmenin arzın hızla normale döneceği beklentisi ve fiziki piyasadaki zayıflığın etkisiyle gerçekleştiğini, ancak piyasanın toparlanma süreci konusunda fazla iyimser davrandığını değerlendirdi.

Kalıcı anlaşma beklentisi fiyatlandı

Raporda, piyasaların geçici ateşkes ve mutabakatı kalıcı bir anlaşma gibi fiyatladığı ifade edildi. Nükleer program konusunda 60 gün içinde kapsamlı bir uzlaşmaya varılmasının iyimser bir senaryo olduğu belirtilirken, son aylarda jeopolitik gelişmelerin çok hızlı değişebildiğine dikkat çekildi.

Hürmüz’de toparlanma sürüyor

ING’ye göre Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerlerinin sayısında artış görülse de akışlar hâlâ savaş öncesi seviyelerin belirgin şekilde altında bulunuyor. Son bir haftada günlük yaklaşık 7 milyon varil seviyesinde gerçekleşen geçişlerin, savaş öncesindeki yaklaşık 20 milyon varillik hacmin oldukça gerisinde kaldığı ifade edildi.

Raporda ayrıca mevcut hareketliliğin önemli bölümünün aylar boyunca Körfez’de bekleyen tankerlerin çıkışından kaynaklandığı, bu nedenle toparlanmanın sürdürülebilirliğinin henüz netleşmediği vurgulandı.

İran arzı için yaptırımlar belirleyici olacak

ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırması ve İran petrolüne yönelik 60 günlük yaptırım muafiyeti sağlamasının ihracatı desteklediği belirtilirken, İran üretiminde kalıcı artış için daha uzun vadeli yaptırım gevşemesine ihtiyaç olduğu ifade edildi.

ING, kalıcı bir yaptırım gevşemesi durumunda İran’ın petrol üretiminin savaş öncesi seviyelerin yaklaşık 500 bin varil üzerine çıkabileceğini öngördü.

Fiziki piyasa zayıf seyrediyor

Raporda fiziki petrol piyasasında alıcıların fiyatların daha da gerileyeceği beklentisiyle alımlarını ertelediği ve mevcut stoklarını kullanmayı tercih ettiği kaydedildi.

Ancak bu durumun uzun süre sürdürülebilir olmadığı belirtilirken, ilerleyen dönemde yeniden stok oluşturma ihtiyacının ortaya çıkmasının fiyatları destekleyebileceği değerlendirildi.

Talep beklentilerin üzerinde geriledi

ING’nin değerlendirmesine göre, petrol talebindeki düşüş de fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) tahminlerine atıfta bulunulan raporda, küresel petrol talebinin 2026’nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yaklaşık 5 milyon varil/gün azaldığı, bunun önceki beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleştiği belirtildi.

IEA’nın küresel petrol talebinde yıllık bazda yeniden büyümenin ancak yılın son çeyreğinde başlayacağını öngördüğü aktarıldı.

2027 arz beklentileri baskı oluşturuyor

Raporda, piyasanın 2027 yılında küresel petrol arzında fazlalık oluşabileceğini fiyatlamaya başladığı ifade edildi.

ABD’de sondaj faaliyetlerinin hız kazanmasıyla birlikte petrol üretiminin gelecek yıl yaklaşık 500 bin varil/gün artmasının beklendiği belirtilirken, Birleşik Arap Emirlikleri’nin üretim kapasitesini artırma planlarının ve İran’a yönelik olası kalıcı yaptırım gevşemesinin de arz tarafında ilave potansiyel oluşturduğu kaydedildi.

“Jeopolitik risk primi büyük ölçüde silindi”

ING, Brent petrolün 70 dolar seviyesine yaklaşmasıyla birlikte piyasada jeopolitik risk priminin büyük ölçüde ortadan kalktığını değerlendirdi.

Raporda kurumun baz senaryosunda 2026’nın son çeyreğinde Brent petrol fiyatının ortalama 85 dolar/varil seviyesinde gerçekleşeceği öngörüsünü koruduğu, ancak daha hızlı arz toparlanması ve olumsuz piyasa algısının bu beklenti açısından aşağı yönlü risk oluşturduğu ifade edildi.