Savaş ve petrol krizi küresel piyasaları sarstı: Hükümetler harekete geçti

Orta Doğu’da büyüyen savaşın küresel enerji piyasalarını sarsmasıyla birlikte petrol fiyatlarında tarihi yükseliş yaşanırken, dünyanın birçok ülkesi ekonomilerini korumak için peş peşe acil önlemler açıklamaya başladı. Enerji arzına yönelik risklerin artması, petrol ve doğalgaz piyasalarında büyük dalgalanmaya yol açtı.

Enerji ticaretinin kalbi sayılan bölgede yaşanan askeri gerilim, petrol akışının sekteye uğrayabileceği endişesini artırırken küresel piyasalarda panik alımları dikkat çekti. Bu gelişmeler enerji fiyatlarını hızla yukarı taşırken, hükümetler ekonomik etkileri sınırlamak için kriz senaryolarını devreye aldı.

Petrol fiyatları haftanın ilk işlem gününde yüzde 25’i aşan artışla son yılların en sert günlük yükselişlerinden birini kaydetti.

G7 ÜLKELERİNDEN ORTAK PETROL HAMLESİ

Enerji arzında yaşanabilecek büyük kesintilere karşı başta gelişmiş ekonomiler olmak üzere birçok ülke ortak önlemler üzerinde çalışıyor. G7 ülkelerinin maliye bakanlarının, küresel petrol piyasasında yaşanabilecek arz şokuna karşı stratejik petrol rezervlerinin koordineli şekilde piyasaya sürülmesi seçeneğini değerlendirdiği bildirildi.

Bu adımın, piyasadaki ani fiyat yükselişini kontrol altına almak ve enerji arz güvenliğini korumak amacıyla planlandığı ifade ediliyor. Uzmanlar, rezervlerin devreye alınmasının kısa vadede fiyat baskısını azaltabileceğini ancak krizin kalıcı çözümünün bölgedeki gerilimin azalmasına bağlı olduğunu belirtiyor.

ASYA EKONOMİLERİNDEN ACİL ÖNLEMLER

Enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı olan Asya ülkeleri ise krizin etkilerini sınırlamak için hızla harekete geçti. Güney Kore hükümeti yaklaşık otuz yıl sonra ilk kez akaryakıt fiyatlarına sınırlama getirme kararı aldı. Devlet Başkanı Lee Jae Myung, Orta Doğu’daki enerji arzına bağımlılığın ülke ekonomisi açısından ciddi risk oluşturduğunu vurguladı.

Japonya’da ise hükümetin ulusal petrol rezervlerinin kullanıma hazır hale getirilmesi için ilgili kurumlara talimat verdiği belirtiliyor. Ülkenin petrol ihtiyacının büyük bölümünü Orta Doğu’dan karşıladığı ve mevcut rezervlerin yaklaşık 354 günlük tüketimi karşılayabilecek seviyede olduğu ifade ediliyor.

Bölgedeki diğer ülkeler de enerji tüketimini azaltmaya yönelik çeşitli tedbirler aldı. Vietnam yönetimi yakıt ithalat vergilerini geçici olarak kaldırırken, Bangladeş enerji tasarrufu sağlamak amacıyla üniversitelerde eğitime ara verilmesi kararı aldı. Çin ise rafinerilere yönelik talimat vererek planlanan bazı yakıt sevkiyatlarının askıya alınmasını istedi.

ABD’DE PETROL VE BENZİN FİYATLARI YÜKSELİYOR

Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş ABD’de de doğrudan akaryakıt fiyatlarına yansıdı. Benzin fiyatlarının artmasıyla birlikte enerji piyasası yeniden siyasi tartışmaların merkezine yerleşti.

ABD Başkanı Donald Trump, petrol fiyatlarındaki yükselişin İran’ın nükleer tehdidinin ortadan kaldırılması için ödenmesi gereken küçük bir bedel olduğunu söyledi.

Buna karşılık Senato azınlık lideri Chuck Schumer, enerji fiyatlarındaki baskıyı azaltmak amacıyla stratejik petrol rezervlerinin devreye alınması çağrısında bulundu.

HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİ KRİZİ DERİNLEŞTİRİYOR

Enerji piyasasında endişeleri büyüten en önemli gelişmelerden biri ise küresel petrol ticaretinin kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilim oldu. Boğazdan geçen tanker trafiğinin ciddi şekilde aksaması petrol arzına yönelik riskleri daha da artırdı.

Irak’ın güney petrol sahalarındaki üretimin büyük ölçüde gerilediği, Kuveyt’in üretimi kademeli şekilde azaltmaya başladığı bildiriliyor. Katar ise sıvılaştırılmış doğalgaz ihracatını geçici olarak durdurma kararı aldı.

Enerji analistleri, Orta Doğu’daki çatışmaların devam etmesi halinde petrol piyasasında arz krizinin daha da büyüyebileceği ve küresel ekonomide ciddi sarsıntılar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

ANALİSTLERDEN “MÜKEMMEL FIRTINA” UYARISI

Enerji uzmanlarına göre savaşın enerji altyapısına zarar vermesi veya nakliye hatlarının kesintiye uğraması halinde petrol fiyatlarında çok daha sert artışlar görülebilir. Analistler, mevcut koşulların devam etmesi durumunda enerji piyasasında “mükemmel fırtına” olarak tanımlanan büyük bir kriz ortamının oluşabileceğini ifade ediyor.

Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde enerji maliyetlerinin hızla yükselmesi, küresel büyümenin yavaşlaması ve enflasyonun yeniden tırmanması gibi sonuçların ortaya çıkabileceği belirtiliyor. Dünya ekonomisi ise şimdi gözünü hem savaşın seyrine hem de enerji piyasalarındaki gelişmelere çevirmiş durumda.