Akkuyu Nükleer’i inşa eden Rosatom yetkilileri Meclis’te: Sinop Nükleer Santrali’nin yapımına talibiz

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un 14 yetkilisi, bugün TBMM’yi ziyaret etti. Yetkililer, Akkuyu Nükleer Santrali’nin gecikeceğini söyleyerek, Japon ortaklığının bozulduğu Sinop Nükleer Santrali’nin inşasına talip olduklarını söylediler.

Ekotürk’ün edindiği bilgiye göre, Mersin’de yer alan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ni inşa eden Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un 14 yetkilisi, bugün TBMM Sanayi Komisyonu’nda milletvekilleri ile bir araya geldi.

Gelenler arasında, Rosatom Devlet Şirketi Müdür Müşaviri Nikolay Alekseevich Martyanov, Rosatom Türkiye Cumhuriyeti Temsilcisi Sergey Viktorovich Tamaev, Rosatom Uluslararası İşbirliği Genel Müdürlüğü Müsteşarı Irine Sergeevna Startseva, Akkuyu Nükleer Başkanvekili Aleksei Vladimirovich Flolov da vardı.

Yüzer santral güç santralinde işbirliği, nükleer tıpta işbirliği, siber güvenlik, radyoaktif izleme alanlarında işbirliği gibi öneriler sunan Rus heyet, Sinop’taki nükleer santral inşaatına talip olduklarını aktardılar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019’da G20 için Japonya’ya hareketinden önce Japon gazetesine yaptığı açıklamada “Sinop nükleer enerji santrali projesinde arzu edilen noktada değiliz” ifadesini kullanmıştı.

Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ise 2020 başında Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda santralin ortağı Japon Mitsubishi Heavy Industries’in hazırladığı fizibilite çalışmasının takvim ve fiyat yönünden Bakanlığı tatmin etmediğini söylemiş “Japonya artık gündemimizde değil” demişti.

13 Haziran’da Meclis’e gelen Rus heyet ise Sinop taleplerini iletirken “Sinop nükleer inşaatı işini Rus tarafı olarak alırsak, Karadeniz suyu sıcaklığı Rusya ile benzer olduğundan, burada Rus üretimi türbinler kolaylıkla çalıştırılacaktır. Ancak Mersin-Akdeniz suyunun sıcaklığı nedeniyle Rus üretimi türbinler uyumlu olmadığı için Fransız türbinleri kullanıldı” ifadelerini kullandı.

Akkuyu için 2024 öngörülmüştü, 2025’e sarktı

Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili bilgi paylaşan Rus heyet, doğal yatakların o bölgedeki eksikliği nedeniyle nükleer tesisi orada kurduklarını ifade etti. “Tesis faaliyete geçtiğinde ekonomik ve sosyal açıdan büyük ilerleme olacak” denildi.

Akkuyu’da bir gecikme olacağını belirten yetkililer, ilk ünitenin işletmeye alınması için 2025’in ekim ya da kasım aylarını öngördüklerini aktardı.

Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Nisan 2023’te yaptığı açıklamada Akkuyu Nükleer Santrali’nde elektrik üretiminin 2024 yılının nisan ayının sonuna doğru başlayacağını söylemişti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ekim 2023’te yaptığı açıklamada, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin (NGS) ilk reaktörünün devreye alınmasına ilişkin, “Önümüzdeki yıl inşallah Cumhuriyetimizin 101’inci yılı, ’29 Ekim 2024′ diye bir tarih hedefimiz var” demişti.

Akkuyu neden gecikiyor?

Rosatom yetkililerinin aktardığına göre Siemens’e ödemesi yapıldığı halde teslimi geciken, enerji dağıtımında kullanılacak ekipmanlar gecikti. Ekipmanların bazıları kısa sürede Çinli şirketler tarafından üretildi.

İnşaat sorunlarına da değinen Rosatom, “Gecikmeye yol açabilir. Enerji Bakanlığınıza gerekli bilgileri verdik. Gecikme olmasın diye uğraşıyoruz ama en önemlisi Rusya’ya yönelik yaptırımların sürmesi, soğutma sistemlerine dönük ekipmanlar için yaptığımız sözleşmelerden cayılmasıdır” açıklamasını yaptı.

Rus heyet, sözleşmeler konusunda iki tarafın da yükümlülüğü olduğunu hatırlatarak Türk tarafından destek beklediklerini aktardı.

“Rus ve Türk bankalar teminat konusunda anlaşmalı”

Enerji yatırımları konusunda Rus ve Türk bankalarının teminat hususunda anlaşabilmesi gerektiğine vurgu yapan Rosatom yetkilileri “Biz bu sorunu Macaristan ile enerji yatırımlarında aştık” açıklamasını yaptı.

“Türkiye’nin BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika ekonomilerini kapsayan uluslararası organizasyon) üyeliği, ortaklıklarımız için fırsattır” diyen heyet, diğer başka öneriler de getirdi:

Bunlardan biri, Rus petrol standartlarının, ekipmanlarının Türk tarafınca tanınması. Aksi halde Türkiye’nin AB ve ABD standartlarını Rus ürünlerinde de aramasının, petrol vb. enerji alanlarında işbirliğini engellediği belirtildi.

Türkiye’nin kullandığı tüm rüzgar enerjisi ekipmanlarının, pervanelerin Rusya da üretildiğini hatırlatan Rosatom yetkilileri, “Güneş ve rüzgar alanındaki ekipmanlarda Rus şirketlerimizle işbirliği yapabilirsiniz. Ayrıca, Türkiye’de kömür üretimi ve iş makinelerinin temini konusunda Rus şirketleri de işbirliğine açıktır” dedi.

“Nükleer tesiste çalışanların koşullarını düzeltin”

Rus tarafının talep ettiği bir diğer konu ise nükleer tesiste çalışanların hakları ve çalışma koşulları için yasal düzenleme.

“İşveren olarak Rosatom, ana yüklenici ile alt yüklenici arasındaki sorunlara müdahale edemez. Ana yüklenici Türk firmaya zamanında ödeme yapmamıza rağmen, bu Türk firma, alt yüklenici firmalara ödemeleri geciktirmiştir” diyen Rus heyetin paylaştığı veriler ise şöyle:

-Santralde 34 bin işçi çalışıyor, Rusya’dan 3 bin uzman geldi. Ana yüklenici Türk şirketidir. Yüzde 80 çalışan Türk’tür, kalan çalışanlar eski Sovyet ülkelerinin vatandaşlarıdır

-Bu projede yüksek nitelikli uzman personel şarttır, yurt dışından getirilme nedeni budur. Rosatom’un önceki projelerinde çalışmış, geneli Müslüman ülkelerden seçilmişlerdir. 350 Türk mühendis de bu süreçte Rusya’da eğitim görerek tesiste çalışmaya başladı.

Rus heyet: Akkuyu’da tarım zarar görmeyecek, radyoaktif düzey neredeyse sıfır

Rosatom’un sunumu sırasında Komisyon’da yer alan isimlerden biri de CHP Adana Milletvekili, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin’di.

Şevkin, Rus tarafına 2 Mayıs’ta Genel Kurul’dan geçen “Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”da yer alan bir maddeyi sordu.

Söz konusu maddede nükleer atıkların taşınması sorumluluğu, Akkuyu Nükleer Santral AŞ ve Rosatom’dan alınıp üçüncü kişilere devrediliyordu.

Bu maddeyi ve buna dönük 80 milyon euroluk sigorta yükümlülüğünü soran Şevkin’e yanıt ise şu şekilde oldu:

“Fukuşima felaketinden ders alınarak güçlendirilmiş güvenlik önlemleri alınmıştır. Akkuyuda kullanılan ekipman, dünyada ilk kez kullanılacak.

Nükleer reaktör altında 22 metre derinliğinde bir bölme var. Olası kaza halinde nükleer reaktörün dibe inerek maddenin dışarı salınımı engelleyecek

Gelecek sene ilk reaktör devreye girecek ve Akkuyu’yu gezmek üzere bu süreçten önce gerekli izinleri alarak sizi davet etmek isteriz.

Sizi Rusya’da da benzer bir nükleer tesiste ağırlamak isteriz. Böylece nükleer üretim sürecini ve çevresindeki insanların nasıl yaşadığını, uzmanların nasıl eğitim aldığını size Rusya’da göstermek isteriz.”

Akkuyu’da tarımının zarar görmeyeceğini savunan Rus heyet, radyoaktif düzeyinin neredeyse sıfır olduğunu iddia etti. Bunun yanı sıra, inşaat süren bölgede, sondaj çalışması sonucu, deprem riski görmediklerini aktardılar.

“Burası bizim limanımız, bu santral Rusya’ya aittir” sözlerine yanıt yok

Şevkin’in diğer bir sorusu ise Akkuyu Nükleer A.Ş. CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Anastasia Zoteeva’nın Ekim 2023’te Rus basınına yaptığı açıklamada kullandığı ifadelerdi.

Akkuyu limanına ilişkin “Burası bizim limanımız. Burası tamamen organize bir gümrük bölgesi. Kargoların gümrük işlemleri burada yapılıyor. Burada sadece Rusya Federasyonu’ndan değil, dünyanın farklı ülkelerinden gelen gemileri de kabul ediyoruz” diyen Zoteeva, “Biz, kendi topraklarımızda değil, kendimiz için inşa ediyoruz. Bu nükleer santral, Rusya’ya aittir. Bu, başka bir ülkenin topraklarında bulunan kendi santralimizdir” ifadelerini kullanmıştı. 

Ancak bu soruya Rus heyetten bir açıklama gelmedi.

Haber: Gökçen Tuncer- Ekotürk Ankara Temsilcisi