DÜNYA BANKASI ÇİN’İN EKONOMİK BÜYÜMESİ YOKSULLUĞU AZALTMA ÇABALARINI DESTEKLİYOR

dünya bankası

Dünya Bankası, Çin’in güçlü ekonomik büyümesinin son kırk yılda  ülkedeki yoksulluğun azaltılmasında en büyük rolü oynadığını söyledi.


Dünya Bankası yetkilisi, Çin’de yoksulluk çeken köylerin yer  aldığı veri tabanının, hedeflenen yardım politikalarının  oluşturulmasına kolaylık sağladığına işaret ediyor. Dünya Bankası,
1980’den beri Çin’in kalkınma ve reform çabalarını destekliyor.

Dünya Bankası’nın Çin sorumlusu Martin Raiser, dünyanın Çin’in başarılı  yoksullukla mücadele çabalarından öğrenebileceği pek çok ders olduğuna  inanıyor. Dünya Bankası yetkilisi, Çin’de yoksulluk çeken köylerin yer  aldığı veri tabanının, hedeflenen yardım politikalarının  oluşturulmasına kolaylık sağladığına işaret ediyor.


Dünya Bankası Çin Sorumlusu Martin Raiser, “Yoksulluğu azaltmada  yoksulların kimler olduğunun tespiti bence önemli bir ders  niteliğindedir. Yani 2000’lerin başında gerçekleşen en büyük şeylerden  biri şudur: Çin, ilçelerinde belirledikleri 150 bine yakın  yoksulluktan muzdarip köyden oluşan bir veri tabanı oluşturmaya  başladı ve ardından bu belirlenen yerlere yardım politikaları  yönlendirildi” ifadelerini kullandı. Martin Raiser, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Zamanla, yoksulluğun mevkiyle ilgili olmadığı, hane bireylerinin  mesleki yeterliliğiyle ilgili olduğu daha açık hale geldi.


Dolayısıyla, coğrafik konumu izlemekten ziyade hane halkının durumunu  izlemek zorundasınız. Yani bu son derece önemli” Raiser, Çin’in ekonomik büyüme hızının, 1980’den 2010’ların başına  kadar birçok insanın yoksulluktan kurtulmasına neden olduğunu  söylüyor. Son on yılda hedeflenen sosyal politikalar, 2020’nin sonuna  kadar mutlak yoksulluğu ortadan kaldırma hedefinde Çin’e yardımcı  oldu. Raiser, “Bence Çin, ekonomik büyümenin ve özellikle Çin’in  yaratabildiği türdeki bir ekonomik büyümenin yoksulluğun azaltılmasına  en önemli katkıyı sağladığını açıkça gösterdi. İlk otuz yılda,  yoksulluğun azaltılmasına açık farkla en büyük katkı, özel olarak  hedeflenen herhangi bir sosyal politikadan değil, ekonomik büyümeden  geldi. Sadece son on yılda ve özellikle 2013’ten sonra politikanın   gerçekten son düzlüğe girdiğini görüyoruz. Bence son tahlilde, Çin  bunun çok boyutlu bir fenomen olduğunu kanıtladı” açıklamasını yaptı.