EKONOMİK KRİZ UMMAN’I KÖŞEYE SIKIŞTIRIYOR

Koronavirüs salgını ve düşük petrol fiyatları nedeniyle borç miktarı son dönemde hızla artan Umman, uluslararası piyasalarda 2 milyar dolarlık tahvil satışı yaptı ancak bu adımın krizden kurtulmak için yeterli olmadığı belirtiliyor.

Körfez ülkesi ekonomisi için alarm zilleri çalarken, Umman Maliye Bakanlığı kamu borcunun 2025’te GSYİH’nin yüzde 130’una yükselebileceği uyarısında bulundu.

Bakanlık, borçları kapatabilmek amacıyla son olarak 2 milyar dolarlık tahvil satışı yapılmasının ardından, “ülkenin bütçe açığını kontrol altında tutmak için daha fazla önlem alması gerekeceğini” söyledi.

Yayınlanan raporlarda ekonomideki açığın önümüzdeki beş yıllık zaman zarfı içinde yıllık 13 milyar dolar civarında olması öngörülüyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P, daha önce ülkedeki bütçe açığının bu yıl yüzde 18’e ulaşabileceği tahminini paylaşmıştı.

IMF, Umman’da toplam kamu borcunun bu yıl GSYİH’ye oranının yüzde 78,3 olmasını, 2021’de ise bu oranın yüzde 85,8’e çıkmasını bekliyor. Ülke ekonomisinde 2020 için beklenen yüzde 10’luk daralma bölge ortalamasının bir hayli üzerinde.

Koronavirüs salgını ve düşük petrol fiyatlarından sert etkilenen Umman’ın, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi komşularından yardım isteme olasılığı giderek daha fazla dillendiriliyor.

Körfez ülkesi, harcamaları azaltmanın yanı sıra bir süre önce gelecek yıldan itibaren geçerli olmak üzere yüzde 5’lik KDV getirme kararı açıkladı. 

Ortadoğu’nun İsviçre’si” tarafsızlığını kaybedebilir

Bölgede agresif olmayan tarafsız dış politikası ile dikkat çeken Umman, bu yönüyle özellikle Batı basınında “Ortadoğu’nun İsviçre’si” olarak anılırken, yaşanan ekonomik çöküşün ülkeyi siyasi olarak da tehdit ettiği değerlendirmesi yapılıyor.

Uzun yıllardır Umman’ı istikrarlı bir şekilde yöneten Sultan Kabus’un bu yılın başında vefat etmesi sonrası yönetime geçen Sultan Heysem bin Tarık el Said’in ciddi bir borç ve bütçe açığı krizi ile karşı karşıya olduğu ifade edilirken, uluslararası analistler ve bölge uzmanları yeni liderin “ülkesini iflastan kurtarmak için zengin komşu ülkelere gitmek veya radikal adımlar atmak zorunda olduğu” yorumunu yapıyor.

Kötüye giden ekonominin Sultan Heysem’i ilk seçeneğe yöneltmesi halinde Umman’ın İran, Katar, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler arasında yaşanan sorunların ortasında tarafsız ve ılımlı politikasını sürdüremeyebileceğine yönelik endişeler var.

Cambridge Üniversitesi’nden John Sfakianakis, “Mali sıkıntılar göz önüne alındığında Umman, doğrudan veya dolaylı destek için Körfez’deki komşularının kapısını çalmak zorunda kalacak” görüşünü savunuyor.

Ekonomik desteğin siyasi bazı yansımaları da olacağına değinen Sfakianakis, BAE’den mali yardım almanın Umman’ı Abu Dabi-Riyad ittifakına yakınlaştırarak tarafsızlığını tehlikeye atabileceği görüşünde.

Çin devreye girebilir

Öte yandan uzmanlar bölgeye daha fazla açılım yapmak için Çin’in de bu tür krizleri fırsata çevirebileceğine dikkat çekiyor.

Umman limanlarındaki ağını genişleten ve geçen yıl elektrik dağıtım şirketinden 1 milyar dolarlık hisse alan Çin, 2017’de önde gelen bankaları aracılığıyla Umman’a 3.5 milyar dolar borç vermişti.

Abu Dabi’deki Zayed Üniversitesi’nden Jonathan Fulton konuyla ilgili olarak, “Bu ekonomik ilişkiler göz önüne alındığında Çin iyi bir fırsat olabilir, ancak ABD’nin bu duruma mutlaka itirazları olacaktır” değerlendirmesini yapıyor.

Haber: Feyza Gümüşlüoğlu