TEDBİR ALMAMAK İSVEÇ EKONOMİSİNİ KURTARDI MI?

İsveç, pek çok Avrupa ülkesinin aksine koronavirüs salgınıyla mücadelede esnek bir politika izleyip ülkeyi kapatmayarak dikkatleri üzerine çekti.

Ancak ülkede hayat büyük ölçüde normal seyrinde devam etmesine rağmen gelen veriler, ekonominin çok sıkı önlemler alan Avrupa ülkeleri kadar sert bir darbe alacağını gösteriyor.

İsveç Merkez Bankası Riksbank, 2020’de ekonomik görünüm için ‘salgının yayılmasının ve yavaşlatmak için uygulanan kısıtlamaların ne kadar süreceğine bağlı’ olarak iki olası senaryo ortaya koyarken, her iki senaryonun da karamsar bir tablo çizdiği dikkat çekti.

İlk senaryoda 2020 yılı ekonomik büyümesi için yüzde eksi 6,9 öngörülürken, 2021’de yüzde 4,6’lık büyüme kaydediliyor.

Daha negatif olan ikinci senaryoda ise ekonomik büyüme 2020’de eksi yüzde 9.7 olarak tahmin edilirken, daha yavaş bir toparlanma ile 2021 yılında 1.7 seviyesine geliyor.

Riksbank, raporunda ‘her iki senaryoda da üretimin geçmişteki finansal krizden çok daha keskin bir düşüş yaşayacağını’ belirterek, “Düşen petrol ve elektrik fiyatları bu yıl düşük enflasyona katkıda bulunacaktır” ifadesine yer verdi.

Her iki senaryoda da enflasyon oranının 2020’de yüzde 0,6’da kalması öngörülüyor.

 

Ülkeyi kapatmamak işe yaramadı mı?

İsveç’te salgın sürecinde okullar ve iş yerleri açık kalmasına rağmen tedarik zincirleri ve işletmeler salgından büyük zarar görürken, Riksbank “Birçok şirket kötü etkilenecek ve çok sayıda insan işini kaybedecek” uyarısı yaptı.

Ulusal Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü (NIER) de çarşamba günü yaptığı açıklamada İsveç ekonomisinin bu yıl yüzde 7 küçüleceğine ve işsizliğin yüzde 10.2’ye yükseleceğine işaret etti.

Yapılan açıklamada, “Nisan ayında yaşanan gelişmeler Covid-19 salgınının İsveç ekonomisini beklenenden çok daha sert bir şekilde vuracağını gösteriyor” denilirken, küresel ekonomide yaşanan krizin uluslararası tedarik zincirlerini etkilediğine, bunun da ihracat yapan İsveçli şirketleri vurduğuna işaret edildi.